TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 124

Safety and Efficacy of Nephron‐Sparing Surgery inBilateral Wilms Tumors: A Systematic Review andMeta‐Analysis

khaled Alsayed Abualkhair
zagazig university

ABSTRACT

Background and Aims: Bilateral Wilms tumor (BWT) presents a significant challenge in pediatric oncology, necessitating adelicate balance between achieving oncological control and preserving renal function. While nephron‐sparing surgery (NSS)has emerged as a promising alternative to radical nephrectomy, its overall safety and efficacy profile for BWT remains to beconsolidated. This systematic review and meta‐analysis aimed to synthesize the available evidence to evaluate the pooled safetyand efficacy outcomes of NSS in children with BWT.

Methods: Following PRISMA guidelines, a systematic search was conducted across five databases (PubMed, Medline, Web ofScience, SCOPUS, Cochrane Library). We included studies reporting on pediatric patients with BWT treated with NSS. A single‐arm meta‐analysis was performed using a random‐effects model to pool estimates for survival, recurrence, and renal functionoutcomes.

Results: Thirteen studies comprising 749 patients were included. The pooled overall survival rate was 55.9% (95% CI:38.2%–73.7%), relapse‐free survival was 51.4% (95% CI: 32.6%–70.3%), and event‐free survival was 38.0% (95% CI:23.3%–52.7%). The recurrence rate was 14.9% (95% CI: 9.4%–20.5%). Critically, renal function was well‐preserved, with amean glomerular filtration rate (GFR) of 92.0 mL/min/1.73 m². The need for dialysis (1.7%) and renal transplantation(4.3%) was low.Conclusion: NSS provides a viable surgical strategy for BWT, effectively preserving renal function without unduly compro-mising survival outcomes. The acceptable recurrence and low renal replacement therapy rates underscore its role in mitigatinglong‐term morbidity. Significant heterogeneity across studies highlights the need for standardized treatment protocols andprospective research to optimize patient selection and outcomes

Bilateral Wilms Tümörlerinde Nefron Koruyucu Cerrahinin Güvenliliği ve Etkinliği: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

khaled Alsayed Abualkhair
Zagazig university

ÖZET

Giriş ve Amaç:

Bilateral Wilms tümörü (BWT), onkolojik kontrolün sağlanması ile böbrek fonksiyonlarının korunması arasında hassas bir denge gerektirdiğinden pediatrik onkolojide önemli bir zorluk teşkil etmektedir. Nefron koruyucu cerrahi (NSS), radikal nefrektomiye ümit verici bir alternatif olarak ortaya çıkmış olsa da, BWT için genel güvenlilik ve etkinlik profili henüz netleşmemiştir. Bu sistematik derleme ve meta-analiz, BWT'li çocuklarda NSS'nin birleştirilmiş güvenlilik ve etkinlik sonuçlarını değerlendirmek amacıyla mevcut kanıtları sentezlemeyi amaçlamıştır.

Yöntemler:

PRISMA kılavuzları izlenerek beş veri tabanında (PubMed, Medline, Web of Science, SCOPUS, Cochrane Library) sistematik bir tarama yapılmıştır. NSS ile tedavi edilen BWT'li pediatrik hastaları bildiren çalışmalar dahil edilmiştir. Sağkalım, nüks ve böbrek fonksiyonu sonuçlarına ilişkin tahminleri birleştirmek amacıyla rastgele etkiler modeli kullanılarak tek kollu bir meta-analiz gerçekleştirilmiştir.

Bulgular:

Toplam 749 hastayı içeren on üç çalışma analize dahil edilmiştir. Birleştirilmiş genel sağkalım oranı %55,9 (%95 GA: %38,2–%73,7), nükssüz sağkalım oranı %51,4 (%95 GA: %32,6–%70,3) ve olaysız sağkalım oranı %38,0 (%95 GA: %23,3–%52,7) olarak bulunmuştur. Nüks oranı %14,9 (%95 GA: %9,4–%20,5) olarak tespit edilmiştir. En önemlisi, ortalama glomerüler filtrasyon hızı (GFR) 92,0 mL/dk/1,73 m² ölçülerek böbrek fonksiyonunun iyi korunduğu görülmüştür. Diyaliz (%1,7) ve böbrek nakli (%4,3) ihtiyacı düşük seviyede kalmıştır.

Sonuç:

NSS, BWT için sağkalım sonuçlarından aşırı ödün vermeden böbrek fonksiyonunu etkili bir şekilde koruyan uygulanabilir bir cerrahi strateji sunmaktadır. Kabul edilebilir nüks oranları ve düşük renal replasman tedavisi oranları, bu yöntemin uzun vadeli morbiditeyi azaltmadaki rolünü vurgulamaktadır. Çalışmalar arasındaki belirgin heterojenlik (çeşitlilik), hasta seçimini ve sonuçları optimize etmek için standardize edilmiş tedavi protokollerine ve prospektif araştırmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Close