Poster - 168
Circumcision-Related Complications in Pediatric Patients: A Tertiary Center Experience
Ayten Ceren Bakır 1, Alperay Gülen 1, Sadık Abidoğlu 2, Özge Kılıç Bayar 1, Ahsen Karagözlü Akgül 2
1 Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery,
2 Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology
Aim: This study aimed to evaluate the types, severity, and clinical outcomes of circumcision-related complications referred to a tertiary pediatric urology center, and to determine which procedural factors were associated with worse outcomes.
Material and Method: We retrospectively reviewed 232 pediatric patients who presented with circumcision-related complications between September 2018 and December 2025. For each patient, we recorded age at presentation, circumcision setting (hospital, circumcision center, or home), provider background (physician vs. non-medical practitioner), complication type, management strategy, and clinical outcome. Complications were categorized as early or late and graded by the level of intervention required. Chi-square tests, independent samples t-tests, and multivariate logistic regression were used for statistical analysis.
Results: Mean age at presentation was 46.8 ± 34.1 months. Bleeding accounted for the majority of complications (74.3%), followed by penile swelling or hematoma (17.8%) and infection (4.3%). Most patients were managed conservatively (91.8%); surgical intervention was required in 8.2% and hospitalization in 14.7%. Both the need for surgery and hospitalization were significantly higher when circumcision had been performed outside a hospital or by a non-physician (p<0.001). Long-term complications developed in 12.9% and were strongly linked to the nature of the initial complication.
Conclusion: The vast majority of circumcision complications resolve with conservative care, yet our data make clear that where and by whom the procedure is performed has a direct bearing on how serious those complications become. Restricting circumcision to properly supervised medical settings remains the single most actionable step toward preventing the subset of cases that end in the operating room.
Pediatrik Hastalarda Sünnet İlişkili Komplikasyonlar: Üçüncü Basamak Merkez Deneyimi
Ayten Ceren Bakır 1, Alperay Gülen 1, Sadık Abidoğlu 2, Özge Kılıç Bayar 1, Ahsen Karagözlü Akgül 2
1 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD, Çocuk Ürolojisi BD
Amaç: Bu çalışmada, üçüncü basamak bir pediatrik üroloji merkezine yönlendirilen sünnet komplikasyonlarının türlerini, düzeylerini ve klinik sonuçlarını değerlendirmek; hangi prosedürel faktörlerin daha ağır sonuçlarla ilişkili olduğunu saptamak amaçlandı.
Gereç ve Yöntem: Eylül 2018 – Aralık 2025 tarihleri arasında sünnet komplikasyonu nedeniyle başvuran 232 pediatrik hasta retrospektif olarak incelendi. Her hasta için başvuru yaşı, sünnetin yapıldığı ortam (hastane, sünnet merkezi veya ev), işlemi gerçekleştiren kişinin niteliği (hekim veya tıp dışı uygulayıcı), komplikasyon tipi, uygulanan tedavi yaklaşımı ve klinik sonuç kaydedildi. Komplikasyonlar erken ve geç dönem olarak sınıflandırıldı; gerekli müdahale düzeyine göre derecelendirildi. İstatistiksel analizde ki-kare testi, bağımsız örneklem t-testi ve çok değişkenli lojistik regresyon kullanıldı.
Bulgular: Başvuru sırasındaki ortalama yaş 46,8 ± 34,1 ay idi. Komplikasyonların büyük çoğunluğunu kanama oluşturdu (%74,3); bunu penil ödem veya hematom (%17,8) ve enfeksiyon (%4,3) izledi. Hastaların büyük kısmı konservatif yöntemlerle tedavi edildi (%91,8); olguların %8,2'sinde cerrahi müdahale, %14,7'sinde ise hastaneye yatış gerekti. Cerrahi müdahale ve hastaneye yatış ihtiyacı, sünnetin hastane dışında veya hekim olmayan kişiler tarafından yapıldığı olgularda anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p<0,001). Uzun dönem komplikasyonlar olguların %12,9'unda gelişti ve başlangıçtaki komplikasyonun niteliğiyle güçlü bir ilişki taşıdığı görüldü.
Sonuç: Sünnet komplikasyonlarının büyük çoğunluğu konservatif tedaviyle düzelse de elde ettiğimiz veriler, işlemin nerede ve kim tarafından yapıldığının komplikasyonların ağırlığını doğrudan belirlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Sünneti yalnızca tıbbi denetim altındaki ortamlarla sınırlandırmak, ameliyathaneyle sonuçlanan vakaları önlemede atılabilecek en somut ve etkili adım olmaya devam etmektedir.

