TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 58

Refractory Neonatal CIPO with Life-Threatening Arrhythmias Associated with CACNA1C and RYR2 Variants: A Case Report

Yalım Benibol 1, Mutlu Karkucak 2
1 VM Medikal Park Maltepe Hospital, Department of Pediatric Surgery
2 Genetic Diseases Diagnosis and Assessment Center, Istinye University, Istanbul, Turkey

Introduction

Neonatal chronic intestinal pseudo-obstruction (CIPO) is a rare and severe gastrointestinal motility disorder. In some patients, extraintestinal manifestations may accompany the disease, and elucidating shared molecular mechanisms may improve our understanding of its underlying pathophysiology.

Case Presentation

A female infant born at 28+4 weeks’ gestation (birth weight 1300 g) presented with progressive abdominal distension and feeding intolerance. Multiple surgical procedures, including ileostomy, adhesiolysis, entero-enterostomy, and ileal resection, failed to identify a mechanical obstruction. Hirschsprung disease was excluded by histopathological examination. Although conservative management provided transient improvement, advancement of enteral feeding and prokinetic therapy was followed by severe bradycardia, QTc prolongation, sinus pauses, ventricular tachycardia, and recurrent cardiac arrests. The patient subsequently developed hypoxic–ischemic injury and multi-organ failure and died at approximately six months of age. Whole-exome sequencing identified heterozygous variants of uncertain significance in CACNA1C (c.433A>G, p.Ile145Val), which encodes an L-type voltage-gated calcium channel, and RYR2 (c.2152G>A, p.Val718Ile), which encodes the ryanodine receptor involved in intracellular calcium release.

Conclusions

This case highlights the coexistence of refractory neonatal CIPO and life-threatening arrhythmias and raises the possibility of shared calcium-dependent mechanisms affecting both intestinal motility and cardiac conduction. Although a causal relationship cannot be established, comprehensive cardiac evaluation and genetic testing should be considered in neonatal CIPO patients with otherwise unexplained rhythm disturbances.

CACNA1C ve RYR2 Varyantları Eşliğinde Refrakter Neonatal CIPO ve Yaşamı Tehdit Eden Aritmiler: Olgu Sunumu

Yalım Benibol 1, Mutlu Karkucak 2
1 VM Medical Park Maltepe Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Birimi
2 Genetik Hastalıklar Tanı ve Değerlendirme Merkezi, İstinye Üniversitesi

Giriş

Neonatal kronik intestinal psödo-obstrüksiyon (CIPO), bağırsak motilitesinin ciddi bozulduğu nadir bir hastalıktır. Bazı olgularda gastrointestinal sistem dışı bulgular eşlik edebilmekte olup, altta yatan ortak moleküler mekanizmaların aydınlatılması hastalığın patofizyolojisinin anlaşılmasına katkı sağlayabilir.

Olgu Sunumu

28+4 gebelik haftasında, 1300 g doğan kız bebek ilerleyici abdominal distansiyon ve beslenme intoleransı nedeniyle değerlendirildi. Yapılan ileostomi, adezyolizis, entero-enterostomi ve ileal rezeksiyon operasyonlarında mekanik obstrüksiyon saptanmadı. Hirschsprung hastalığı biyopsi ile dışlandı. Konservatif tedavi ile geçici düzelme sağlanmasına rağmen enteral beslenmenin artırılması ve prokinetik tedavi sırasında ciddi bradikardi, QTc uzaması, sinüs duraklamaları, ventriküler taşikardi ve tekrarlayan kardiyak arrestler gelişti. İzlemde hipoksik-iskemik hasar ve çoklu organ yetmezliği gelişen hasta yaklaşık 6 aylıkken kaybedildi. Tüm ekzom dizilemesinde, L-tipi voltaj bağımlı kalsiyum kanalını kodlayan CACNA1C (c.433A>G, p.Ile145Val) ve hücre içi kalsiyum salınımında görevli ryanodin reseptörünü kodlayan RYR2 (c.2152G>A, p.Val718Ile) genlerinde heterozigot klinik önemi belirsiz varyantlar saptandı.

Sonuç

Bu olgu, refrakter neonatal CIPO ile yaşamı tehdit eden aritmilerin birlikte görülebileceğini ve bağırsak motilitesi ile kardiyak iletiyi etkileyen ortak kalsiyum bağımlı mekanizmaların olası rolünü düşündürmektedir. Nedensel ilişki kanıtlanamasa da, açıklanamayan ritim bozukluklarının eşlik ettiği neonatal CIPO olgularında kapsamlı kardiyak değerlendirme ve genetik inceleme göz önünde bulundurulmalıdır.

Close