TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 123

Mixed Malignant Germ Cell Tumor Presenting with Ovarian Torsion in a Premenarcheal Girl: The Role of Preoperative Tumor Markers in Surgical Decision-Making

İlyas Halil Aydın, Mustafa Emre, Yasemin Dere Günal
University of Health Sciences, Ankara Etlik City Hospital, Children Hospital, Department of Pediatric Surgery, Ankara

Introduction

Although ovarian masses are uncommon in children and adolescents, they require careful evaluation because of their malignant potential. Malignant germ cell tumors are the most common histopathological subtype of pediatric ovarian malignancies. They usually present with nonspecific symptoms such as abdominal pain or abdominal distension but may rarely manifest as an acute abdomen. Preoperative serum tumor markers are valuable for predicting malignancy and guiding the appropriate surgical approach.

Case Presentation

A 12-year-old premenarcheal girl presented with sudden-onset abdominal pain. Ultrasonography demonstrated a 65 × 55 mm heterogeneous, edematous left ovary. Doppler ultrasonography failed to demonstrate ovarian blood flow, and ovarian torsion could not be excluded. Laboratory investigations revealed a white blood cell count of 13,430/μL, CRP of 2 mg/L, LDH of 288 U/L, AFP of 1,770 μg/L, and β-hCG of 1,800 IU/L. Based on the clinical and radiological findings, emergency laparoscopic exploration was performed for suspected ovarian torsion. Laparoscopy revealed a 360° torsion of the left ovary. Following detorsion, an irregular ovarian mass was identified. Considering the markedly elevated AFP and β-hCG levels together with the intraoperative findings, malignancy was suspected, and a left salpingo-oophorectomy was performed. Histopathological examination demonstrated a mixed malignant germ cell tumor composed of yolk sac tumor, immature teratoma, and choriocarcinoma. The patient received six cycles of chemotherapy. No local recurrence or distant metastasis has been detected during follow-up.

Conclusion

Malignancy should always be considered in children presenting with ovarian torsion. Elevated AFP and β-hCG levels facilitate early recognition of malignant germ cell tumors and assist in selecting the appropriate surgical strategy. This case highlights the importance of preoperative tumor marker assessment in guiding surgical decision-making.

Over Torsiyonu ile Başvuran Premenarşal Hastada Mikst Malign Germ Hücreli Tümör: Preoperatif Tümör Belirteçlerinin Cerrahi Yönetimdeki Rolü

İlyas Halil Aydın, Mustafa Emre, Yasemin Dere Günal
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği

Giriş

Çocukluk ve adolesan dönemde over kitleleri nadir görülmekle birlikte, dikkatli değerlendirilmesi gereken lezyonlardır. Germ hücreli tümörler, çocukluk çağında görülen malign over tümörlerinin en sık histopatolojik grubunu oluşturmaktadır. Bu tümörler karın ağrısı, karın şişliği gibi nonspesifik bulgularla seyretmekle birlikte, nadiren akut karın tablosuna yol açabilmektedir. Preoperatif dönemde değerlendirilen serum tümör belirteçleri, malignite riskinin öngörülmesinde, uygun cerrahi yaklaşımın planlanmasında katkı sağlamaktadır.

Olgu Sunumu

On iki yaşında premenarş kız hasta ani başlayan karın ağrısı şikayetiyle hastanemize başvurdu. Ultrasonografik (US) incelemede; sol over 65×55 mm boyutlarında, heterojen ve ödemli parankim yapısında izlendi. Doppler ultrasonografide over kanlanmasının gösterilememesi nedeniyle over torsiyonu ekarte edilemedi. Başvuru sırasında serum tümör belirteçleri dâhil olmak üzere rutin kan tetkikleri alındı. BK:13.430 mL, CRP: 2 mg/L, LDH: 288 U/L, beta-human koryonik gonadotropin (β-hCG):1800 IU/L ve alfa-fetoprotein (AFP): 1770 mg/L olarak saptandı. Fizik muayene ve görüntüleme bulgularının akut karın ile uyumlu olması nedeniyle hasta over torsiyonu ön tanısıyla acil laparoskopik eksplorasyona alındı.

Laparoskopik eksplorasyonda sol overin vasküler pedikülü etrafında yaklaşık 360° torsiyone olduğu görüldü. Detorsiyon işlemi sonrasında over kaynaklı, düzensiz konturlu kitle lezyonu dikkat çekti. Preoperatif dönemde saptanan AFP ve β-hCG yüksekliği ile intraoperatif bulgular birlikte değerlendirilerek malignite olasılığı ön planda düşünüldü ve sol salpingo-ooferektomi uygulandı. Postoperatif dönemi sorunsuz seyreden hasta ikinci gün taburcu edildi. Histopatolojik incelemede tümör; yolk sac tümör, immatür teratom ve koryokarsinom komponentlerinden oluşan mikst malign germ hücreli tümör saptandı. Hasta çocuk onkolojisi bölümüne devredildi ve altı kür kemoterapi tedavisi aldı. Takibinde bugüne kadar lokal nüks veya uzak metastaz bulgusu saptanmadı.

Sonuç

Over torsiyonu ile başvuran hastalarda malignite olasılığı göz ardı edilmemelidir. Tümör belirteçlerindeki yükseklik, malign tümörlerin tanınmasında, uygun cerrahi yaklaşımın planlanmasında önemli katkı sağlamaktadır. Bu olgu, akut karın tablosuyla başvuran hastalarda preoperatif tümör belirteçlerinin değerlendirilmesinin, fertilite koruyucu cerrahi ile onkolojik cerrahi arasındaki karar sürecine rehberlik edebileceğini göstermektedir.

Close