TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 32

Renalase: A potential biomarker for prioritizing DMSA in the top-down approach to vesicoureteral reflux

Nazlı Sütçüoğlu, Mustafa Olguner, Oktay Ulusoy, Oğuz Ateş, Faika Gülce Hakgüder, Feza Miraç Akgür
Department of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology, Dokuz Eylül University, Medical school, İzmir

Aim:

This study aimed to investigate the relationship between serum renalase levels and the presence of renal scarring in children who underwent Dimercaptosuccinic Acid (DMSA) renal scintigraphy due to suspected vesicoureteral reflux (VUR) or a history of febrile urinary tract infection, and to determine whether renalase could serve as a potential biomarker for predicting renal scarring.

Methods:

This study included a total of 35 patients who underwent DMSA renal scintigraphy and had serum renalase levels measured. The patients were divided into two groups according to the presence of renal scarring on scintigraphy. Demographic data, laboratory parameters, presence of vesicoureteral reflux, scarring status, and serum renalase levels were recorded. Appropriate statistical tests were used for intergroup comparisons. The predictive performance of renalase for renal scarring was evaluated using Receiver Operating Characteristic (ROC) analysis.

Results:

Median serum renalase levels differed significantly between the renal scar-positive and renal scar-negative groups on DMSA scintigraphy (p <0.05). In ROC analysis, serum renalase demonstrated a moderate predictive ability for renal scarring, with an area under the curve (AUC) of approximately 0.75. The optimal serum renalase cutoff value for predicting scarring was calculated as 44.63 ng/mL. Renalase levels showed no significant correlation with age, sex, blood urea nitrogen (BUN) or serum creatinine.

Conclusion:

Serum renalase levels may have the potential to predict the presence of renal scarring in children. In patients with elevated renalase levels, particularly in high-risk groups with abnormal renal ultrasonography findings or a history of recurrent urinary tract infections, prioritizing DMSA renal scintigraphy may be appropriate for the detection of renal damage. Further multicenter studies with larger sample sizes are needed to provide more reliable and generalizable results.

Renalaz: Vezikoüreteral Reflüde Top Down Yaklaşımda DMSA’yı önceliklendirmede yardımcı biyobelirteç potansiyeli

Nazlı Sütçüoğlu, Mustafa Olguner, Oktay Ulusoy, Oğuz Ateş, Faika Gülce Hakgüder, Feza Miraç Akgür
Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı, İzmir

Amaç:

Bu çalışmada, vezikoüreteral reflü (VÜR) şüphesi veya geçirilmiş febril idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle değerlendirilen Dimerkapto Süksinik Asit (DMSA) sintigrafisi çekilmiş çocuklarda serum renalaz düzeylerinin renal skar varlığı ile ilişkisini araştırmak ve renalazın renal skarı öngörmede kullanılabilir bir biyobelirteç olup olmadığını belirlemeyi amaçladık.

Yöntem:

Bu çalışma, DMSA sintigrafisi yapılan ve serum renalaz düzeyi ölçülen toplamda 35 olgu tarafından oluşturuldu. Olgular sintigrafi sonuçlarındaki renal skar varlığına göre iki gruba ayrıldı. Demografik veriler,laboratuvar verileri, reflü varlığı, skar durumu değerlendirme sonuçları ve serum renalaz düzeyleri kaydedildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun istatistiksel testler kullanıldı. Renalazın renal skarı öngörme kapasitesi alıcı işletim karakteristiği (Receiver Operating Characteristic, ROC) analizi ile değerlendirildi.

Bulgular:

Serum renalaz düzeylerinin medyan değerleri DMSA sintigrafisinde renal skar saptanan (skar pozitif, skar +) ve renal skar saptanmayan (skar negatif, skar-) grupları arasında anlamlı farklılık gösterdi (p<0.05). ROC analizinde serum renalazın renal skarı öngörme gücü orta düzey üzerinde bulundu (Eğri altındaki alan (Area Under the Curve, AUC) değeri ≈ 0.75). Skarı belirleyen uygun serum renalaz eşik değeri 44.63 ng/mL olarak hesaplandı. Renalaz düzeyleri yaş, cinsiyet, kan üre azotu (Blood Urea Nitrogen, BUN) ve serum kreatinin ile anlamlı korelasyon göstermedi.

Sonuç:

Serum renalaz düzeyleri çocuklarda renal skarın varlığını öngörebilecek bir potansiyele sahiptir. Renalaz düzeyi yüksek saptanan hastalarda; özellikle anormal renal USG bulguları olan veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü bulunan riskli grupta, renal hasarı saptamak için DMSA sintigrafisinin önceliklendirilmesi uygun olabilir. Daha geniş örneklemli, çok merkezli çalışmalar daha güvenilir ve genellenebilir sonuçlar verebilir.

Close