TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 170

Endoscopic subureteric injection in the treatment of primary vesicoureteral reflux: A single-center experience

Tolga Gaş 1, Sadettin Yıldız 1, Cansu Erdener Çeliktürk 1, İrem İnanç 1, Dinçer Avlan 2
1 Trakya University Department of Pediatric Surgery
2 Trakya University Department of Pediatric Surgery Division of Pediatric Urology

Aim

Vesicoureteral reflux (VUR) is a significant pediatric problem that predisposes to recurrent urinary tract infections and renal scar development. Endoscopic subureteric injection, a minimally invasive option for VUR treatment, is increasingly preferred due to its low complication rates. However, patient- and technique-related factors affecting treatment success may vary among different series. This study aimed to evaluate the clinical outcomes of endoscopic injection performed with a single technique (STING) by a single surgeon for primary VUR and to investigate potential factors that may predict treatment failure.

Methods

Patients diagnosed with primary VUR who underwent endoscopic injection using the STING technique between 2015 and 2025 were evaluated retrospectively. Treatment success was defined as the complete resolution of reflux on the final voiding cystourethrography (VCUG), and variables that might predict failure were analyzed using a logistic regression model.

Results

The study included 89 patients (69 female, 20 male) and 125 renal units. The mean age at injection was 5.9 years. Complete resolution was achieved in 78.4% of the units. The number of injections was significantly higher in the unsuccessful group (p=0.001). Multivariate analysis indicated that the presence of an ipsilateral renal scar could be an independent risk factor for failure (OR 3.47; p=0.021), while BBD treated prior to the procedure appeared to decrease the risk of failure (OR 0.16; p=0.006).

Conclusions

Our data support that endoscopic injection is an effective option in the management of primary VUR. It appears that treatment failure may be closely associated with the presence of an ipsilateral renal scar. This suggests that greater care may be needed when establishing surgical indications and counseling families of patients with observed scars. Furthermore, meticulous screening and treatment of BBD prior to the procedure are thought to positively contribute to the success of the injection.

Primer vezikoüreteral reflü tedavisinde endoskopik subüreterik enjeksiyon: Tek merkez deneyimi

Tolga Gaş 1, Sadettin Yıldız 1, Cansu Erdener Çeliktürk 1, İrem İnanç 1, Dinçer Avlan 2
1 Trakya Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 Trakya Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Amaç

Vezikoüreteral reflü (VUR), tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve renal skar gelişimine zemin hazırlayan önemli bir çocukluk çağı problemidir. VUR tedavisinde minimal invaziv bir seçenek olan endoskopik subüreterik enjeksiyon, düşük komplikasyon oranları nedeniyle giderek daha sık tercih edilmektedir. Bununla birlikte, tedavi başarısını etkileyen hasta ve teknik kaynaklı faktörler serilere göre farklılık gösterebilmektedir. Bu çalışmada, primer VUR nedeniyle tek cerrah tarafından tek teknikle (STING) uygulanan endoskopik enjeksiyon tedavisinin klinik sonuçlarının değerlendirilmesi ve tedavi başarısızlığını öngörebilecek potansiyel faktörlerin incelenmesi amaçlandı.

Yöntem

2015-2025 yılları arasında STING tekniği ile endoskopik enjeksiyon uygulanan primer VUR tanılı hastalar retrospektif olarak incelendi. Tedavi başarısı, son kontrol işeme sistoüretrografisinde (VCUG) reflünün tam rezolüsyonu olarak tanımlanarak başarısızlığı öngörebilecek değişkenler lojistik regresyon modeliyle analiz edildi.

Bulgular

Çalışmaya 89 hasta (69 kız, 20 erkek) ve 125 renal ünite dahil edildi. Ortalama enjeksiyon yaşı 5,9 yıldı. Ünitelerin %78,4'ünde tam rezolüsyon sağlandı. Başarısız grupta enjeksiyon sayısı anlamlı ölçüde daha yüksekti (p=0,001). Çok değişkenli analiz sonucunda, ipsilateral renal skar varlığının başarısızlık için bağımsız bir risk faktörü olabileceği (OR 3,47; p=0,021) ve işlem öncesi tedavi edilmiş MBD'nin ise başarısızlık riskini azaltabileceği (OR 0,16; p=0,006) gözlendi.

Sonuç

Elde ettiğimiz veriler, endoskopik enjeksiyon tedavisinin primer VUR yönetiminde etkili bir seçenek olduğunu desteklemektedir. Tedavi başarısızlığının özellikle ipsilateral renal skar varlığı ile yakından ilişkili olabileceği görülmektedir. Bu durum, skar izlenen hastalarda cerrahi endikasyon konulurken ve ailelere bilgi verilirken daha dikkatli olunması gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca, MBD varlığının işlem öncesinde titizlikle taranarak tedavi edilmesinin, enjeksiyonun başarısına olumlu yönde katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Close