TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 30

Foreign body impaction in a duodenal windsock deformity

Başak Dağdemir Ezber 1, Savaş Coşkun 1, Serap Samut Bülbül 2
1 Department of Pediatric Surgery, Samsun City Hospital, Samsun, Türkiye
2 Samsun University Faculty of Medicine, Department of Thoracic Surgery, Samsun, Turkey

Introduction

The duodenum is the most common site of congenital intestinal obstruction. Duodenal atresia and stenosis occur in approximately 1 in 4,000–15,000 live births, whereas duodenal windsock deformity, caused by an incomplete fenestrated duodenal diaphragm, is a rare anomaly with an estimated incidence of 1 in 20,000–40,000 live births. Most patients with duodenal atresia present during the neonatal period; however, delayed presentation may occur in patients with a fenestrated diaphragm. Foreign body ingestion is a common pediatric emergency and usually resolves spontaneously, although surgical intervention may occasionally be required. We report a child who underwent neonatal repair of duodenal atresia and later required reoperation because a swallowed safety pin became impacted within a windsock deformity.

Case Presentation

A 20-month-old boy (12.5 kg) presented with persistent vomiting and abdominal pain. He had undergone neonatal surgery for duodenal atresia. Physical examination revealed growth retardation, epigastric tenderness, and guarding. Abdominal radiography demonstrated multiple air-fluid levels and a radiopaque foreign body in the epigastric region, which remained stationary on serial imaging. Contrast-enhanced computed tomography confirmed a 3-cm metallic foreign body within the duodenum.

Exploratory laparotomy revealed a blind duodenal pouch created during the previous reconstruction, in which the first portion of the duodenum had been anastomosed to the fourth portion. Duodenotomy identified a safety pin impacted within a windsock deformity in the second portion of the duodenum. Complete excision of the foreign body and windsock membrane was performed, followed by duodenoplasty. Enteral feeding was initiated on postoperative day 2, recovery was uneventful.

Conclusion

This case highlights the importance of individualized surgical management based on the underlying anatomy of congenital duodenal obstruction. Recognition of duodenal windsock deformity, particularly in patients with previous duodenal surgery, may facilitate earlier diagnosis, prevent delayed treatment, and reduce complications such as growth retardation and prolonged hospitalization.

Wind Sock’ ta yabancı cisim

Başak Dağdemir Ezber 1, Savaş Coşkun 1, Serap Samut Bülbül 2
1 Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği

Giriş

Duodenum, bağırsak tıkanıklığının en sık görüldüğü bölgedir. Duodenal atrezi ve stenozun görülme sıklığı 1/ 4.000-15.000’dir. Öte yandan, duodenal wind sock nadir görülen bir hastalıktır ve görülme sıklığı 1/20.000-40.000’dir.

Duodenal atrezi olan hastaların çoğunda belirti ve semptomlar yenidoğan döneminin başlarında gelişir. Öte yandan geç ortaya çıkan vakalarda, rüzgar çorabı deformitesi (wind sock) olarak adlandırılan, delikli diyaframlı bir duodenum bulunur.

Yabancı cisim yutulması çocuklarda çok sık görülmektedir. Çoğu gastrointestinal sistemi peristaltizm sonucu terk ederken bir kısmına da cerrahi gerekebilir.

Bu olguda, yenidoğan döneminde duodenal atrezi nedeni ile opere edilen duedenumda cerrahi olarak oluşturulan kör poştaki wind sock’a takılmış yabancı cisim (toplu iğne) nedeni opere edilen hasta sunulmuştur.

Olgu:

20 aylık, 12,5 kg ağırlığında karın ağrısı ve kusma şikayetleri ile acile başvuran hasta ileus ve yabancı cisim yutulması nedeni ile servise yatırıldı. Hastanın öyküsünde yenidoğan döneminde duedenal atrezi nedeni ile opere edildiği öğrenildi. Yapılan fizik muayenede gelişme geriliği, epigastrik bölgede hassasiyeti ve defansı mevcuttu. Radyolojik görüntülemesinde direkt grafisinde hava sıvı seviyeleri ve epigastrik bölgede yabancı cisim görüldü. Klinik takip sürecinde yabancı cisimin aynı yerde sebat etmesi üzerine çekilen tomografisinde ise duodenum lümeni içerisinde yaklaşık 3 cm boyutunda hiperdens metalik cisme ait görünüm izlendiği rapor edildi. Yapılan laparatomide duodenumda daha önce yapılan operasyona sekonder kör poş alan gözlendi. Duodenum 1. kısmına 4. kısmının anastamoz yapıldığı ve kör poş bir alan olduğu görüldü. Duodenumun 2. kısımda iğne izlendi ve duodenotomi yapıldı. Yabancı cismin wind sock’a takıldığı görülmesi üzerine yabancı cisim ile beraber wind sock eksize edilip duodenoplasti ile kapatıldı. Hastanın post-op 2.de beslendi. Postop takibi sıkıntısızdı.

Sonuç

Bu olgu, konjenital duodenal obstrüksiyona neden olan patolojiye göre doğru tedavi planlamanın önemini göstermektedir. Wind sock klinik davranışının daha iyi anlaşılması, tanıdaki bu gecikmelerin ve buna bağlı gelişebilecek büyüme gelişme geriliği ile uzamış hastanede yatış süresi gibi sekellerin önlenmesine katkı sağlayabilir.

Close