Poster - 42
Early Clinical Experience with Postoperative Hyperbaric Oxygen Therapy After Pediatric Testicular Torsion
Bade Toker Kurtmen 1, Eylem Koca 2, Yusuf Alper Kara 3, Emine Burcu Çığşar Kuzu 1
1 Izmir Katip Celebi University Department of Pediatric Surgery
2 İzmir City Hospital Department of Undersea And Hyperbaric Medicine
3 Izmir City Hospital Pediatric Surgery Clinic
Purpose: To report institutional implementation and early clinical outcomes of postoperative hyperbaric oxygen therapy (HBOT) after pediatric testicular torsion and to evaluate predictors of severe testicular atrophy.
Materials and Methods: We conducted a retrospective cohort study of patients undergoing surgery for testicular torsion between January 2016 and June 2025. HBOT was incorporated into our institutional protocol in January 2023 as an adjunctive postoperative therapy following detorsion–orchiopexy. Testicular atrophy was quantified using the testicular atrophy index (TAI) on follow-up ultrasonography ≥6 months postoperatively. Logistic regression and receiver operating characteristic analyses were performed to identify independent predictors of severe atrophy.
Results: Forty-nine patients met inclusion criteria: 12 underwent orchiectomy, 22 detorsion–orchiopexy without HBOT, and 15 detorsion–orchiopexy with adjunctive HBOT. Patients receiving HBOT presented with significantly longer symptom duration (median 48 vs 8 hours, p=0.001) and higher torsion degree (median 720° vs 360°, p=0.006). Among 37 testis-sparing cases, severe atrophy occurred in 24.3% overall and did not differ significantly between HBOT and non-HBOT groups (33.3% vs 18.2%, p=0.292). On multivariable analysis, symptom duration was the only independent predictor of severe atrophy (OR 1.06 per hour increase, 95% CI 1.01–1.12, p=0.025). HBOT was not independently associated with reduced atrophy. No serious HBOT-related adverse events occurred.
Conclusions: In this exploratory cohort documenting early institutional experience, postoperative HBOT was feasible after pediatric testicular torsion. The study was not designed to establish treatment efficacy but to report early institutional experience following protocol adoption. Ischemic duration remained the dominant determinant of severe atrophy. While HBOT did not independently modify outcomes in this limited sample, the findings support prospective evaluation of HBOT as an adjunctive strategy in selected patients.
Pediatrik Testis Torsiyonu Sonrasında Uygulanan Postoperatif Hiperbarik Oksijen Tedavisine İlişkin Erken Klinik Deneyim
Bade Toker Kurtmen 1, Eylem Koca 2, Yusuf Alper Kara 3, Emine Burcu Çığşar Kuzu 1
1 İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 İzmir Şehir Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp AD
3 İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği
Amaç: Pediatrik testis torsiyonu sonrası uygulanan postoperatif hiperbarik oksijen tedavisinin (HBOT) kurumumuzdaki uygulanma sürecine ilişkin erken klinik deneyimi ve sonuçları sunmak, ayrıca ciddi testiküler atrofi gelişimini öngören faktörleri değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem: Ocak 2016–Haziran 2025 tarihleri arasında testis torsiyonu nedeniyle opere edilen hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. HBOT, Ocak 2023 itibarıyla detorsiyon–orşiopeksi uygulanan olgularda ameliyat sonrası adjuvan tedavi olarak kurum protokolüne dahil edildi. Testiküler atrofi, ameliyattan en az 6 ay sonra yapılan skrotal ultrasonografide hesaplanan Testiküler Atrofi İndeksi (TAİ) ile değerlendirildi. Ciddi testiküler atrofi için bağımsız öngörücüleri belirlemek amacıyla lojistik regresyon ve alıcı işletim karakteristiği (ROC) analizleri yapıldı.
Bulgular: Dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 49 hasta değerlendirildi. Hastaların 12’sine orşiektomi, 22’sine HBOT uygulanmaksızın detorsiyon–orşiopeksi, 15’ine ise detorsiyon–orşiopeksiye ek olarak postoperatif HBOT uygulandı. HBOT grubundaki hastalar anlamlı olarak daha uzun semptom süresiyle (medyan 48 saate karşı 8 saat; p=0,001) ve daha yüksek torsiyon derecesiyle (medyan 720°'ye karşı 360°; p=0,006) başvurdu. Testisi korunan 37 olgunun değerlendirilmesinde ciddi atrofi oranı %24,3 olup, HBOT ve HBOT uygulanmayan gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (%33,3'e karşı %18,2; p=0,292). Çok değişkenli analizde yalnızca semptom süresi ciddi atrofinin bağımsız belirleyicisi olarak bulundu (her 1 saatlik artış için OR=1,06; %95 GA: 1,01–1,12; p=0,025). HBOT, ciddi atrofi riskinde bağımsız bir azalma ile ilişkili değildi. HBOT'ne bağlı bir yan etki gözlenmedi.
Sonuç: Kurumumuzun erken deneyimini yansıtan bu kohort çalışması, pediatrik testis torsiyonu sonrası postoperatif HBOT uygulamasının uygulanabilir olduğunu göstermektedir. Çalışma, tedavi etkinliğini kanıtlamaktan ziyade, kurum protokolüne eklenen HBOT uygulamasına ilişkin erken klinik deneyimi sunmayı amaçlamaktadır. Ciddi testiküler atrofinin en önemli belirleyicisi iskemi süresi olmaya devam etmiştir. Bu sınırlı örneklemde HBOT'un bağımsız bir yarar gösterilememiş olmakla birlikte, elde edilen bulgular seçilmiş hastalarda adjuvan HBOT'un etkinliğinin prospektif çalışmalarla değerlendirilmesini desteklemektedir.

