TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Case Report - 10

Ventriculocholecystic Shunting as a Salvage Procedure in Complex Pediatric Hydrocephalus: A Case Report Highlighting Multidisciplinary Collaboration Between Neurosurgery and Pediatric Surgery

Naile Mustafayeva 1, Mirkamran Mansurzade 2, Aynur Khanmammadova 2, Başak Asıliskender 2, Ruslan Yunusov 2
1 Hb Guven Clinic
2 Ege Hospital, Baku, Azerbaijan

Introduction:

Ventriculoperitoneal shunting (VPS) remains the standard treatment for hydrocephalus. However, recurrent shunt failure, infections, peritoneal adhesions, and impaired absorptive capacity of the peritoneal cavity may render conventional distal drainage sites unusable. In such challenging cases, alternative cerebrospinal fluid (CSF) diversion pathways should be considered. Ventriculocholecystic shunting (VCS) is a rarely utilized but potentially effective salvage option in selected patients.

Case Presentation:

A four-year-old boy with congenital hydrocephalus was referred to our institution with a history of multiple VPS revisions due to recurrent shunt dysfunction. His surgical history included several abdominal procedures, resulting in an unsuitable peritoneal cavity for further CSF diversion. Clinical and radiological evaluations confirmed the exhaustion of conventional shunt sites.

Following multidisciplinary discussion, VCS was selected as an alternative drainage strategy. The procedure was performed collaboratively by the neurosurgery and pediatric surgery teams. The distal catheter was inserted into the gallbladder, and intraoperative patency and functionality of the system were verified.

The postoperative course was uneventful, with clinical stabilization and improvement in neurological findings. No early shunt-related complications or dysfunction were observed. Postoperatively, ursodeoxycholic acid (Ursofalk) therapy was initiated to facilitate bile flow and reduce the risk of biliary complications. At the six-month follow-up, both clinical and radiological assessments confirmed sustained shunt function without evidence of additional complications.

Conclusion:

Ventriculocholecystic shunting may serve as a safe and feasible salvage procedure in complex pediatric hydrocephalus when conventional shunt sites have been exhausted. The absence of complications and maintained shunt function during mid-term follow-up in our case support the efficacy and safety of this technique. This rare procedure underscores the importance of multidisciplinary collaboration between neurosurgery and pediatric surgery in the management of refractory hydrocephalus and broadens the spectrum of alternative CSF diversion strategies.

Kompleks Pediatrik Hidrosefalide Son Basamak Alternatif Drenaj: Nöroşirürji ve Çocuk Cerrahisi Ortaklığında Ventrikulo-Kolesistoşant Olgu Sunumu

Naile Mustafayeva 1, Mirkamran Mansurzade 2, Aynur Khanmammadova 2, Başak Asıliskender 2, Ruslan Yunusov 2
1 Hb Güven Hastanesi
2 Ege Hospital, Bakü, Azerbaycan

Giriş:

Hidrosefali tedavisinde ventriküloperitoneal şant (VPS) en sık tercih edilen yöntemdir. Ancak tekrarlayan şant disfonksiyonu, enfeksiyonlar, peritoneal yapışıklıklar ve karın içi absorpsiyon problemleri standart drenaj yollarını kullanılamaz hale getirebilir. Bu gibi kompleks olgularda alternatif drenaj yolları gündeme gelmektedir. Ventrikulo-kolesistoşant (VKŞ), nadiren uygulanan ancak seçilmiş hastalarda etkili olabilen bir yöntemdir.

Olgu Sunumu:

Dört yaşında erkek hasta, doğumdan itibaren hidrosefali nedeniyle çok sayıda ventriküloperitoneal şant revizyonu öyküsü ile kliniğimize başvurdu. Hastanın özgeçmişinde tekrarlayan şant disfonksiyonu ve abdominal kavitenin şant için uygunsuz hale gelmesine neden olan çoklu cerrahi girişimler mevcuttu. Klinik ve radyolojik değerlendirmeler sonucunda standart drenaj yollarının tükenmiş olduğu görüldü.

Multidisipliner değerlendirme sonrası alternatif drenaj yöntemi olarak ventrikulo-kolesistoşant uygulanmasına karar verildi. Operasyon, nöroşirürji ve çocuk cerrahisi ekiplerinin ortak çalışması ile gerçekleştirildi. Distal kateter safra kesesine yerleştirildi ve sistemin işlevselliği intraoperatif olarak doğrulandı.

Postoperatif dönemde hastanın klinik durumu stabil seyretti, nörolojik bulgularında düzelme gözlendi ve erken dönemde şant fonksiyon bozukluğu izlenmedi. Safra akımını desteklemek amacıyla hastaya postoperatif dönemde ursodeoksikolik asit (Ursofalk) tedavisi başlandı. Altıncı ay kontrolünde hastanın klinik ve radyolojik takibinde şant fonksiyonlarının sorunsuz devam ettiği ve ek komplikasyon gelişmediği görüldü.

Sonuç:

Ventrikulo-kolesistoşant, standart şant alanlarının tükendiği kompleks pediatrik hidrosefali olgularında güvenli ve uygulanabilir bir alternatif drenaj yöntemi olabilir. Olgumuzda altı aylık takipte şant fonksiyonlarının sorunsuz devam etmesi ve komplikasyon gözlenmemesi, yöntemin orta dönem etkinliği ve güvenilirliğini desteklemektedir. Bu nadir prosedür, özellikle nöroşirürji ve çocuk cerrahisinin multidisipliner iş birliği ile başarılı şekilde uygulanabilir ve dirençli hidrosefali yönetiminde önemli bir seçenek olarak değerlendirilmelidir.

Close