Poster - 121
Laparoscopic excision of a pelvic ganglioneuroma presenting with hypermenorrhea: a rare pediatric case
Zekeriya Tayyib Akbaş, İdil Tunçer, Ahmed Omar Ali, Secil Yuksel, Başak Erginel
Istanbul University Istanbul Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
Aim: Our aim is to present, in light of the literature, a case of a pelvic ganglioneuroma, a rare and usually asymptomatic tumor in childhood that manifested with an unexpected clinical presentation of hypermenorrhea.
Case report: An 11-year-old girl followed in the Pediatric Hematology Clinic due to von Willebrand disease was referred for gynecological evaluation because of new-onset, treatment-resistant hypermenorrhea. Ultrasonography revealed an intra-abdominal pelvic mass. Subsequent abdominal CT demonstrated a well-circumscribed, solid, hypoechoic, and hypovascular mass measuring 32 × 25 × 30 mm, located adjacent to the right pelvic wall with extension toward the presacral region and no direct relation to the uterus or ovaries. Tumor markers and urinary VMA levels were within normal limits, while NSE was slightly elevated (23.7 ng/mL). Following a multidisciplinary tumor board decision, laparoscopic excision of the pelvic mass was performed. The mass was carefully dissected from surrounding tissues with attention to the ureteral course and adjacent vascular structures and was completely removed en bloc. Histopathological examination confirmed the diagnosis of ganglioneuroma. Postoperative whole-body MRI performed on day 45 showed no residual or recurrent lesion. The patient’s hypermenorrhea did not recur during the postoperative follow-up period.
Conclusion: Symptomatic pelvic ganglioneuromas are most commonly reported in the literature as presenting with amenorrhea. However, this case demonstrates that, depending on tumor location, such lesions may also lead to pelvic congestion and, in the presence of an underlying mild coagulopathy, present with hypermenorrhea. In pediatric patients, laparoscopic excision of deep pelvic masses represents a safe and effective approach, offering excellent visualization and low morbidity.
Hipermenore ile prezente olan pelvik ganglionöromanın laparoskopik eksizyonu: nadir bir pediatrik olgu
Zekeriya Tayyib Akbaş, İdil Tunçer, Ahmed Omar Ali, Secil Yuksel, Başak Erginel
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
Amaç: Çocukluk çağında nadir görülen ve genellikle asemptomatik seyreden pelvik yerleşimli ganglionöromanın, hipermenore gibi beklenmedik klinik tablo ile prezente olduğu bir olguyu literatür verileri eşliğinde sunmak hedeflenmiştir.
Olgu Sunumu: Von Willebrand hastalığı nedeniyle Çocuk Hematolojisi Kliniği tarafından izlenen ve yeni başlayan dirençli hipermenore şikâyeti ile jinekolojik değerlendirmeye alınan 11 yaşındaki kız hastada, yapılan ultrasonografide batın içi pelvik alan yerleşimli kitle saptandı. Ardından yapılan batın BT’de uterus ve overlerle doğrudan ilişkisi bulunmayan, sağ pelvik duvara bitişik, presakral alana uzanım gösteren, hipoekoik ve hipovasküler özellikte, 32×25×30 mm boyutlarında düzgün sınırlı solid bir kitle izlendi. Tümör belirteçleri ve idrar VMA düzeyleri normal sınırlardaydı; NSE düzeyi ise üst sınıra yakın (23,7 ng/mL) ölçüldü. Multidisipliner tümör konseyi kararı ile hastaya laparoskopik pelvik kitle eksizyonu uygulandı. Kitle, üreter seyrine ve lokal vasküler yapılara dikkat edilerek çevre dokulardan diseke edildi ve tek parça halinde eksize edildi. Histopatolojik inceleme ganglionöroma tanısını doğruladı. Postoperatif 45. günde yapılan tüm vücut MRG’de rezidü veya nüks saptanmadı. Hastanın hipermenore şikayetinin postoperatif dönemde tekrarlamadığı gözlendi.
Sonuç: Semptomatik olan pelvik yerleşimli ganglionöromalar literatürde sıklıkla "amenore" tablosu oluşturması şeklinde vaka bildirimleri yer almaktadır. Ancak bu olgu, kitlenin yerleşimi itibari ile pelvik konjesyona sebep olma ve altta yatan hafif bir koagülopatinin tetiklenmesi ile "hipermenore" şeklinde de semptom verebileceğini göstermektedir. Çocuk hastalarda bu tür derin pelvik kitlelerde laparoskopik eksizyonun tercih edilmesi; iyi görüş açısı ve minimal morbidite yönünden güvenli bir seçenektir.

