Poster - 143
Vulvar lipoma in the neonatal period: A rare case, differential diagnosis, and management
Zekeriya Tayyib Akbaş, Hatice Hatun Tanrıöver Gülağacı, Aysel Sinem Güleç, Secil Yuksel, Başak Erginel
Istanbul University Istanbul Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
Objective: Vulvar lipomas are rare in the pediatric population, particularly during the neonatal period. The differential diagnosis includes several benign and malignant conditions. In previously reported cases across different pediatric age groups, careful preoperative planning is essential to achieve complete excision while optimizing postoperative cosmetic outcomes. We present a neonatal case of vulvar lipoma to emphasize that early follow-up, rather than immediate surgery, may be an appropriate management strategy.
Case Presentation: A female neonate presented with a swelling in the superior aspect of the right labium majus. Ultrasonography demonstrated a lesion consistent with a lipoma. Owing to its anatomical location, surgery was deferred until approximately 3 years of age to optimize cosmetic results and facilitate complete excision. The patient underwent ultrasonographic follow-up every six months. At the age of 3 years, preoperative genital examination revealed a soft, well-circumscribed, mobile mass in the right labium majus extending toward the mons pubis. The vaginal and urethral orifices were normal. Ultrasonography demonstrated a hypoechoic subcutaneous lesion measuring 31.9 × 21.5 × 40.9 mm at a depth of approximately 2 mm, containing internal hyperechoic septations. Pelvic magnetic resonance imaging (MRI), performed to better define the anatomical planes, showed signal characteristics consistent with a mature adipose tissue tumor (lipoma). Endocrinological evaluation revealed no associated abnormalities. The mass was completely excised under general anesthesia. Histopathological examination of the 4.5 × 4 × 2.5 cm specimen confirmed the diagnosis of a benign vulvar lipoma. At the 6-month postoperative follow-up, ultrasonography showed no evidence of residual disease or recurrence.
Conclusion: Vulvar lipomas, although uncommon, may occur at different ages in the pediatric population, including the neonatal period. Ultrasonography and MRI are valuable diagnostic tools and play a critical role in differentiating vulvar lipoma from inguinal hernia, Bartholin cyst, lipoblastoma, and particularly Childhood Asymmetric Labium Majus Enlargement (CALME). Once the diagnosis is established by imaging, neonatal patients may be followed until an age at which surgical excision can be performed more effectively with improved cosmetic outcomes. Complete surgical excision is curative, with an excellent prognosis and a low risk of recurrence.
Yenidoğan dönemde rastlanan vulvar lipom: nadir bir olgu, ayırıcı tanı ve yaklaşımı
Zekeriya Tayyib Akbaş, Hatice Hatun Tanrıöver Gülağacı, Aysel Sinem Güleç, Secil Yuksel, Başak Erginel
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
Amaç: Çocukluk çağında vulvar lipomlar nadir olarak görülmektedir. Bu lezyonun ayırıcı tanısına pek çok hastalık girmektedir. Literatürde pek çok yaş grubunda saptanan vulvar yerleşimli lipomların cerrahisi öncesi post-operatif dönemdeki kozmetik görünümün de planlanarak işlemin yapılması oldukça önemlidir. Vakamızda yenidoğan döneminde tanı almış olan vulvar lipom hastasının takip edilip erken dönemde operasyon gerekliliğinin olmadığının vurgulanması hedeflenmektedir.
Olgu Sunumu: Hasta yenidoğan döneminde sağ labium majus süperiorundaki şişlik nedeniyle başvurdu. Ultrasonografide lipom ile uyumlu lezyon görüldü. Mevcut yerleşim alanı nedeni ile daha iyi kozmetik sonuç ve tam rezeksiyonun optimum yapılabilmesi amacı ile hastanın üç yaş civarı opere edilmesine karar verildi. 6 ay aralıklar ile ultrosonografi takipleri yapıldı. Üç yaşında cerrahi işlem öncesi yapılan genital muayenede; sağ labium majusta mons pubise doğru uzanım gösteren, yumuşak kıvamlı, düzgün sınırlı, mobil kitle mevcuttu. Vajinal ve üretral orifisler doğaldı. Yapılan ultrasonografide cilt altı dokuda yaklaşık 2 mm derinlikte, 31,9 × 21,5 × 40,9 mm boyutlarında, içerisinde hiperekojen septasyonlar bulunan, çevre parankime göre hipoekoik lezyon izlendi. Anatomik planları daha ayrıntılı değerlendirmek amacıyla yapılan pelvik manyetik rezonans görüntülemede (MRG) lezyonun sinyal karakteristiğinin matür yağ dokusu (lipom) ile uyumlu olduğu görüldü. Hastanın endokrin değerlendirmeleri tamamlanmıştı ve hastada ek patoloji saptanmamıştı. Genel anestezi altında sağ labium majustaki kitleye total eksizyon uygulandı. Makroskopik olarak 4,5 × 4 × 2,5 cm boyutlarındaki materyalin histopatolojik incelemesi "Benign Vulvar Lipom" olarak raporlandı. Postoperatif dönemde şikayeti olmayan hastanın 6. ay ultrasonografik kontrolünde rezidü veya nüks saptanmadı.
Sonuç: Pediatrik grupta farklı yaşlarda vulvar lipom görülebilmektedir. Tanı sürecinde USG ve MRG yol gösterici olup; inguinal herni, Bartholin kisti, lipoblastoma ve özellikle CALME (Childhood Asymmetric Labium Majus Enlargement) ayırıcı tanısında kritik rol oynamaktadır. Yenidoğan döneminde rastlanan vulvar lezyonun görüntüleme ile ayırıcı tanısı yapıldıktan sonra lipomun daha iyi cerrahi işlem ile çıkarılabilmesi için takibi yapılarak ileri yaşta ameliyatı yapılabilir. Tedavide cerrahi eksizyon küratiftir.

