TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 38

Congenital Obstructive Vaginal Anomalies: A Single-Center Experience with Surgical Management of 13 Patients

İsa Kıllı, Modar Babımasrı, Hakan Taşkınlar, Ali Naycı
Department of Pediatric Surgery Medical School of Mersin University

Objective: Congenital obstructive vaginal anomalies are rare malformations that may cause hematocolpos, hydrocolpos, or hematometra, presenting with dysmenorrhea, primary amenorrhea, pelvic mass, or abdominal pain. This group includes imperforate hymen, transverse vaginal septum, vaginal atresia/agenesis, and obstructed hemivagina with ipsilateral renal anomaly (OHVIRA) syndrome. Delayed diagnosis remains common despite these anomalies being an important cause of acute abdomen in adolescent girls. We aimed to evaluate our diagnostic approach, surgical management, and clinical outcomes.

Methods: A retrospective review was performed of 13 patients treated for congenital obstructive vaginal anomalies between 2015 and 2026. Demographic data, presenting symptoms, physical examination findings, imaging studies, surgical procedures, and postoperative outcomes were analyzed.

Results: Five patients had imperforate hymen, seven had vaginal atresia, and one had OHVIRA syndrome. One patient with imperforate hymen underwent surgery during the neonatal period, whereas the remaining patients were operated on at a mean age of 13 years. The patient with OHVIRA syndrome was 15 years old, and patients with vaginal atresia underwent surgery between 1 and 15 years of age. Diagnosis was based primarily on medical history and physical examination, with ultrasonography and magnetic resonance imaging used when indicated. Surgical treatment consisted of hymenotomy or elliptical hymenal excision for imperforate hymen, vaginal septum resection for OHVIRA syndrome, and perineal vaginoplasty (n = 3) or laparotomy-assisted perineal vaginoplasty (n = 4) for vaginal atresia. Postoperative vaginal dilatation was required in one patient with imperforate hymen and in all patients with vaginal atresia or OHVIRA syndrome. No patient required reoperation for postoperative stenosis.

Conclusion: Congenital obstructive vaginal anomalies should be considered in girls presenting with pelvic pain, abdominal mass, or menstrual obstruction. Careful physical examination supported by appropriate imaging facilitates accurate diagnosis and surgical planning. Successful surgical treatment combined with a structured postoperative vaginal dilatation program appears effective in preventing restenosis.

Konjenital Obstrüktif Vajinal Anomaliler: 13 Olguluk Cerrahi Tedavi Deneyimi

İsa Kıllı, Modar Babımasrı, Hakan Taşkınlar, Ali Naycı
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Amaç: Konjenital vajinal anomaliler; obstrüksiyona bağlı gelişen hematokolpos, hidrokolpos ve hematometranın neden olduğu dismenore, primer amenore, pelvik kitle ve karın ağrısı ile seyreden nadir malformasyonlardır. İmperfore himen, transvers vajinal septum, vajinal agenezi/atrezi ve OHVIRA sendromu bu grupta yer alır. Adölesan kız çocuklarında akut batının nadir nedenleri arasında bulunmalarına rağmen tanıda gecikmeler yaşanabilmektedir. Bu çalışmada, konjenital vajinal anomalilerde tanı, cerrahi tedavi ve klinik sonuçlarımızın değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem: 2015–2026 yılları arasında kliniğimizde imperfore himen, transvers vajinal septum, vajinal agenezi/atrezi ve OHVIRA sendromu tanılarıyla tedavi edilen 13 hastanın tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, başvuru yakınmaları, fizik muayene ve görüntüleme bulguları, uygulanan cerrahi yöntemler ile postoperatif takip sonuçları değerlendirildi.

Bulgular: On üç hastanın 5'ine imperfore himen, 7'sine vajinal atrezi, 1'ine OHVIRA sendromu tanısı konuldu. İmperfore himenli olguların biri yenidoğan döneminde, diğerleri ortalama 13 yaşında opere edildi. OHVIRA olgusu 15 yaşındaydı. Vajinal atrezi olguları 1–15 yaş arasında opere edildi. Tanıda anamnez ve fizik muayene temel olmakla birlikte, gerekli olgularda ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntülemeden yararlanıldı. İmperfore himen olgularına himenotomi veya eliptik himen eksizyonu, OHVIRA olgusuna vajinal septum rezeksiyonu, vajinal atrezi olgularına ise perineal vajinoplasti (n:3), gereken olgularda laparotomi destekli perineal vajinoplasti uygulandı (n:4). İmperfore himen nedeni ile opere edilen yalnızca bir hastada postoperatif dilatasyon gerekti, vajinal atrezi ve OHVİRA nedeni ile opere edilen tüm hastalara postoperatif dilatasyon programı uygulandı. Stenoz nedeniyle yeniden cerrahi gereksinimi olmadı.

Sonuç: Obstrüktif vajinal anomaliler, yenidoğan döneminden adölesan çağa kadar farklı klinik bulgularla başvurabilen nadir konjenital anomalilerdir. Tanıda anamnez ve dikkatli fizik muayene temel basamak olup, ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme anomalinin anatomik özelliklerinin değerlendirilmesi ve cerrahi planlamada önemli katkı sağlar. Başarılı cerrahi tedavi sonrasında düzenli dilatasyon programı stenozun önlenmesinde önemli rol oynar.

Close