Oral Presentation - 116
Outcomes of Intraoperative Nerve Monitoring in Total Thyroidectomy in Children and Evaluation of Its Efficacy in Preventing Nerve Injury
Kübra Öztürk Yüzdemir 1, Tutku Soyer 1, Oğuz Kuşçu 2, Filiz Üzümcügil 3, Özlem Boybeyi 1
1 Hacettepe University Faculty of Medicine Department of Pediatric Surgery
2 Hacettepe University, Faculty of Medicine, Department of Otorhinolaryngology
3 Hacettepe University, Faculty of Medicine, Department of Anesthesiology and Reanimation
Aim: Recurrent laryngeal nerve (RLN) injury and postoperative hypocalcemia are the most important complications of pediatric thyroid surgery. Intraoperative neuromonitoring (IONM) allows electrophysiological assessment of RLN functional integrity during thyroidectomy, enabling early recognition of functional impairment from traction, thermal effect, or compression in a visually intact nerve. However, evidence for its efficacy in children is limited. This study aimed to evaluate IONM in terms of perioperative outcomes and its preventive and predictive effect on nerve injury.
Methods: Twenty-five patients who underwent thyroid surgery were retrospectively reviewed. Demographic characteristics, preoperative findings, surgical procedures, IONM findings, and postoperative outcomes were recorded; patients with IONM (n=10) were compared with those without IONM (n=15). Fisher's exact test, the Mann-Whitney U test, and Spearman correlation analysis were used for analysis.
Results: In all cases with nerve injury (n=3), pathological-appearing lymph nodes on ultrasonography and histopathologically confirmed metastatic lymph nodes were significantly associated with injury (p=0.015). Nerve injury was approximately five times more frequent under 10 years of age (p=0.180). Among IONM cases, a strong, negative, and significant correlation was found between the final right RLN amplitude at the end of surgery and nerve injury (rho=−0.828; p=0.042). No significant difference was found between the IONM and non-IONM groups in terms of nerve injury or hypocalcemia rates (p=0.543). Hypocalcemia was significantly associated with bilateral surgery (p=0.022) and additional lymph node dissection (p=0.033).
Conclusion: IONM is a feasible in pediatric thyroid surgery and provides a twofold contribution: it aids accurate intraoperative RLN identification and helps prevent iatrogenic injury, while also enabling objective prediction of postoperative nerve function through low amplitude values. IONM should therefore be positioned as a valuable tool for protecting the contralateral nerve, particularly in high-risk, bilateral, and revision surgeries.
Çocuklarda Total Tiroidektomide Sinir Monitorizasyonunun Sonuçları ve Sinir Hasarını Önlemede Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Kübra Öztürk Yüzdemir 1, Tutku Soyer 1, Oğuz Kuşçu 2, Filiz Üzümcügil 3, Özlem Boybeyi 1
1 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz AD
3 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anestezi ve Reanimasyon AD
Amaç: Rekürren laringeal sinir (RLN) hasarı ve postoperatif hipokalsemi, çocukluk çağı tiroid cerrahisinin en önemli komplikasyonlarıdır. İntraoperatif sinir monitörizasyonu (IONM), tiroidektomi sırasında RLN'nin fonksiyonel bütünlüğünün elektrofizyolojik olarak değerlendirilmesine; görsel olarak korunmuş görünen bir sinirdeki traksiyon, termal etki veya basıya bağlı fonksiyonel bozulmanın erken fark edilmesine olanak tanır. Ancak çocukluk çağındaki etkinliğine dair kanıtlar sınırlıdır. Bu çalışmada, IONM kullanımının perioperatif sonuçlar ile sinir hasarı üzerinde önleyici ve öngörücü etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Yöntem: Tiroid cerrahisi uygulanan 25 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik özellikleri, preoperatif değerlendirme bulguları, cerrahi prosedürler, IONM bulguları ve postoperatif sonuçları kaydedildi; IONM kullanılan (n=10) ve kullanılmayan (n=15) gruplar karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde Fisher kesin testi, Mann-Whitney U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı.
Bulgular: Sinir hasarı gelişen olguların tamamında (n=3) ultrasonografide patolojik karakterde lenf nodu görülmesi ve histopatolojik olarak metastatik lenf nodu saptanması anlamlı bulundu (p=0,015). Sinir hasarı 10 yaş altında yaklaşık beş kat daha sıktı (p=0,180). IONM uygulanan olgularda cerrahi sonundaki sağ RLN son amplitüdü ile sinir hasarı arasında güçlü, negatif ve anlamlı bir korelasyon saptandı (rho=−0,828; p=0,042). IONM kullanılan ve kullanılmayan gruplar arasında sinir hasarı ve hipokalsemi oranları açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,543). Hipokalseminin bilateral cerrahi (p=0,022) ve lenf nodu diseksiyonu eklenmesi (p=0,033) ile anlamlı olarak ilişkili olduğu görüldü.
Sonuç: IONM, çocukluk çağı tiroid cerrahisinde uygulanabilir bir yöntemdir ve iki yönlü katkı sağlar: bir yandan RLN’nin intraoperatif olarak doğru tanımlanmasına ve iyatrojenik yaralanmanın önlenmesine yardımcı olur; diğer yandan düşük amplitüd değerleri aracılığıyla postoperatif sinir fonksiyonunu objektif olarak öngörmeye olanak tanır. Bu nedenle IONM, özellikle yüksek riskli, bilateral ve tekrarlayan cerrahilerde karşı taraf siniri korumada değerli bir araç olarak konumlandırılmalıdır.

