TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Video Presentation - 8

Thoracoscopy-Assisted Chest Wall Tumor Resection with Partial Rib Excision and Intrapleural Mesh Reconstruction in a Wilms Tumor Survivor

Hatice Hatun Tanrıöver Gülağacı 1, Zekeriya Tayyib Akbaş 1, Secil Yuksel 1, Salih Duman 2, Berker Özkan 2, Murat Kara 2, Adalet Demir 2, Başak Erginel 1
1 Istanbul University Istanbul Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
2 Istanbul University Istanbul Medical Faculty Department of Thoracic Surgery

Aim

Chest wall tumors are rare in children, and rib-derived lesions with pleural involvement pose both diagnostic and therapeutic challenges. The differential diagnosis spans a wide spectrum, ranging from benign bone tumors (particularly osteochondroma) to primary and metastatic malignant processes, and a definitive diagnosis often requires histopathological examination. Because childhood cancer survivors carry an increased risk of secondary neoplasms, a new chest wall mass showing growth and cortical erosion in these patients should be evaluated for malignancy. In this video, we aim to present a hybrid minimally invasive approach consisting of thoracoscopy-assisted partial rib resection and simultaneous intrapleural mesh reconstruction in such a case.

Video Method and Results

A 14-year-old boy with a history of left nephrectomy for Wilms tumor was found, on routine follow-up imaging, to have a lesion arising from the left fifth rib, extending to the parietal pleura and progressively enlarging on serial follow-up. Computed tomography revealed a hypodense soft tissue mass causing cortical erosion of the rib, a finding that raised suspicion for a secondary malignancy. Given the intrathoracic location of the lesion, a thoracoscopy-assisted approach was preferred to provide real-time intraoperative visualization. Thoracoscopy confirmed the absence of lung invasion, demonstrated the pleural involvement, and resection was planned accordingly. An anterior mini-thoracotomy was then performed, and the involved rib was removed en bloc together with an approximately 4 cm segment. The resulting full-thickness chest wall defect was reconstructed with a polypropylene mesh placed in the intrapleural subcostal position under thoracoscopic guidance. The postoperative course was uneventful, with no respiratory compromise or chest wall instability. Histopathological examination revealed a benign osteochondromatous lesion with a proliferative cartilaginous component. Complete resection with negative surgical margins was achieved. No additional oncological treatment was required.

Conclusion

Thoracoscopy-assisted partial rib resection combined with intrapleural mesh reconstruction is a safe and effective method for indeterminate chest wall lesions detected in pediatric oncology survivors. This hybrid minimally invasive approach combines accurate localization, margin-negative en bloc resection, and simultaneous anatomical reconstruction in a single procedure, providing both a definitive diagnosis and curative treatment.

Wilms Tümörü Sağkalımı Olan Bir Hastada Parsiyel Kosta Eksizyonu ve İntraplevral Mesh Rekonstrüksiyonu ile Torakoskopik Yardımlı Göğüs Duvarı Tümörü Rezeksiyonu

Hatice Hatun Tanrıöver Gülağacı 1, Zekeriya Tayyib Akbaş 1, Secil Yuksel 1, Salih Duman 2, Berker Özkan 2, Murat Kara 2, Adalet Demir 2, Başak Erginel 1
1 İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD

Amaç

Çocuklarda göğüs duvarı tümörleri nadir görülür ve plevral tutulum gösteren kosta kaynaklı lezyonlar, hem tanı hem de tedavi açısından zorluk oluşturur. Ayırıcı tanı, benign kemik tümörlerinden (özellikle osteokondrom) primer ve metastatik malign süreçlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar; kesin tanı sıklıkla histopatolojik incelemeyi gerektirir. Çocukluk çağı kanseri sağ kalanlarında ikincil neoplazm riski arttığından, bu hastalarda büyüme ve kortikal erozyon gösteren yeni bir göğüs duvarı kitlesi malignite açısından değerlendirilmelidir. Bu videoda, böyle bir olguda torakoskopik yardımlı parsiyel kosta rezeksiyonu ve eş zamanlı intraplevral mesh rekonstrüksiyonundan oluşan hibrit minimal invaziv bir yaklaşımı sunmayı amaçlıyoruz.

Video Yöntem ve Bulgu

Wilms tümörü nedeniyle sol nefrektomi öyküsü olan 14 yaşındaki erkek hastada, rutin takip görüntülemesinde sol beşinci kostadan kaynaklanan, parietal plevraya uzanım gösteren ve takiplerinde giderek büyüyen bir lezyon saptandı. Bilgisayarlı tomografide kostada kortikal erozyona yol açan hipodens bir yumuşak doku kitlesi izlendi ve bu bulgu ikincil malignite açısından şüphe oluşturdu. Lezyonun intratorasik lokalizasyonu göz önüne alındığında, operasyon esnasında eş zamanlı görüntüleme sağlanması amacıyla torakoskopik yardımlı bir yaklaşım tercih edildi. Torakoskopi ile akciğer invazyonu bulunmadığı doğrulanarak plevral tutulum gösterildi ve buna göre rezeksiyon planlandı. Ardından anterior mini torakotomi yapılarak, lezyonun bulunduğu kosta yaklaşık 4 cm'lik segmentiyle birlikte en blok olarak çıkarıldı. Oluşan tam kat göğüs duvarı defekti, torakoskopi yardımıyla intraplevral subkostal pozisyona yerleştirilen polipropilen mesh ile rekonstrükte edildi. Postoperatif dönem sorunsuz seyretti; solunumsal bozulma ya da göğüs duvarı instabilitesi gözlenmedi. Histopatolojik incelemede proliferatif kıkırdak komponenti içeren benign osteokondromatöz lezyon saptandı. Negatif cerrahi sınırlarla tam rezeksiyon sağlanmış oldu. Ek onkolojik tedaviye gerek kalmadı.

Sonuç

İntraplevral mesh rekonstrüksiyonu ile birlikte uygulanan torakoskopik yardımlı parsiyel kosta rezeksiyonu, pediatrik onkoloji sağ kalanlarında saptanan belirsiz göğüs duvarı lezyonları için güvenli ve etkili bir yöntemdir. Bu hibrit minimal invaziv yaklaşım; doğru lokalizasyon, sınır-negatif en blok rezeksiyon ve eş zamanlı anatomik rekonstrüksiyonu tek bir işlemde bir araya getirerek hem kesin tanı hem de küratif tedavi olanağı sağlar.

Close