Oral Presentation - 73
Investigation of the Relationship Between KRAS Mutations in the Cyst Epithelium and Anomalous Pancreaticobiliary Junction in Children Operated on for Choledochal Cysts
Berk Çeliksu 1, Gizem Ürel Demir 2, Hatice Nursun Özcan 3, Serkan Kabaçam 2, Diclehan Orhan 4, Pelin Özlem Şimşek Kiper 2, Özlem Boybeyi 5, Berna Oğuz 3, Tutku Soyer 5
1 Hacettepe University Faculty of Medicine Department of Pediatric Surgery
2 Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Pediatrics
3 Hacettepe University Medical Faculty Department of Radiology, Pediatric Radiology Unit
4 Hacettepe University, Faculty of Medicine, Department of Pathology
5 Department of Pediatric Surgery, Faculty of Medicine, Hacettepe University, Ankara, Turkiye
Aim: Choledochal cysts (CCs) are congenital biliary tract anomalies associated with an increased risk of malignant transformation. This study aimed to investigate the presence of somatic KRAS mutations in pediatric patients who underwent surgical excision for CC and to evaluate the potential association between KRAS mutations and anomalous pancreaticobiliary junction (APBJ).
Materials and Methods: A total of 21 patients who underwent surgical resection for CC were included in the study. DNA was isolated from formalin-fixed paraffin-embedded gall bladder and choledochal tissue samples. Exons 2–5, which comprise the protein-coding region of the KRAS gene, were analyzed using Sanger sequencing. Preoperative magnetic resonance cholangiopancreatography (MRCP) images were reviewed for the presence of associated pancreaticobiliary junction anomalies.
Results: Twenty-one patients with a mean age of 6.8 years (range, 2–18 years) were included. The male-to-female ratio was 1:2. Seventeen patients (80%) had type I CC, while four (20%) had type IV CC. MRCP revealed a long common channel in 10 patients (48%) and a pancreatic duct opening into the choledochal cyst in two patients. Sanger sequencing identified a heterozygous pathogenic KRAS (NM_004985.5).35G>T, p.(Gly12Val) variant in all samples. In addition, one patient harbored a heterozygous KRAS (NM_004985.5).411T>G, p.(Tyr137Ter) variant, which was classified as a variant of uncertain significance (VUS). The low peak amplitudes observed on Sanger sequencing suggested possible somatic mosaicism for both variants. No significant difference in KRAS mutation status was observed between patients with and without anomalous pancreatic duct anatomy.
Conclusion: No difference in KRAS mutation status was identified between patients with and without anomalous pancreaticobiliary junction. However, molecular alterations associated with malignant transformation may not yet have developed in these pediatric patients who underwent surgery early in life, and KRAS mutations may emerge later with advancing age.
Koledok Kisti Nedeniyle Opere Edilen Çocuklarda Kist Epitelinde KRAS Mutasyonu ve Anormal Pankreatikobiliyer Bileşke İlişkisinin Araştırılması
Berk Çeliksu 1, Gizem Ürel Demir 2, Hatice Nursun Özcan 3, Serkan Kabaçam 2, Diclehan Orhan 4, Pelin Özlem Şimşek Kiper 2, Özlem Boybeyi 5, Berna Oğuz 3, Tutku Soyer 5
1 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Genetik Bilim Dalı
3 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı
4 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı
5 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Ankara Turkiye
Amaç: Koledok kistleri (KK) malign dönüşüm riski taşıyan doğumsal safra yolu anomalileridir. Bu çalışmada, çocukluk çağında KK nedeniyle cerrahi eksizyon uygulanan hastalarda somatik KRAS mutasyonlarının varlığını araştırmayı ve KRAS mutasyonu ile anormal pankreatikobiliyer bileşke varlığı arasındaki olası ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Çalışmaya KK nedeniyle cerrahi rezeksiyon uygulanan toplam 21 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen bireylerden elde edilen parafin blok safra kesesi ve koledok doku örneklerinden DNA izolasyonu gerçekleştirildi. DNA örneklerinde KRAS geninin protein kodlayan bölgesini oluşturan 2–5. ekzonlar Sanger dizileme yöntemi kullanılarak analiz edildi. Olgulara ait preoperatif manyetik rezonans kolanjiyopankreatografiler (MRKP) eşlik eden pankreatikobiliyer bileşke anomalileri açısından incelendi.
Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 6,8 yıl olan (2-18 yıl) 21 olgu dahil edilmiştir. Erkek kız oranı 1:2’dir. Olguların 17’si (%80) tip-1 KK, 4’ü ise tip-4 KK’dir. MRKP’de olguların %48’inde (n=10) uzun ortak kanal, ikisinde ise KK’e açılan pankreatik kanal saptandı. Sanger dizileme analizinde tüm örneklerde KRAS (NM_004985.5):c.35G>T, p.(Gly12Val) heterozigot patojenik varyantı saptandı. Ayrıca bir hastada KRAS (NM_004985.5):c.411T>G, p.(Tyr137Ter) heterozigot varyantı tespit edilmiş olup, bu varyant klinik önemi belirsiz varyant (VUS) olarak sınıflandırıldı. Sanger dizileme analizinde gözlenen düşük pik amplitüdü, her iki varyant için de olası somatik mozaikliği düşündürmüştür. Anormal pankreatik kanal ilişkisi olan ve olmayan olgular arasında KRAS mutasyonu açısından fark saptanmamıştır.
Sonuçlar: Anormal pankreatikobiliyer kanal birleşimi olan ve olmayan hastalar arasında KRAS mutasyonu açısından farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte, çocukluk çağında opere edilen bu olgularda malign transformasyona eşlik eden moleküler değişikliklerin henüz gelişmemiş olabileceği ve KRAS mutasyonlarının ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurulmalıdır

