Oral Presentation - 68
Long-Term Results of Open Extravesical Detrusorraphy
Muhammed Hamidullah Çakmak 1, Tuğçe Merve Orbay Erecan 2, Serdar Moralıoğlu 3
1 Diyarbakır Children Hospital, Department of Pediatric Surgery
2 Bursa Uludag University, Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology
3 University of Health Sciences, Zeynep Kamil Maternity and Children’s Diseases Health Training and Research Center, Department of Pediatric Surgery, Istanbul
Aim: To evaluate the long-term results of open extravesical detrusorraphy (OED) procedure for vesicoureteral reflux (VUR), obstructive megaureter (OMU), and isolated bladder diverticula (IBD)
Methods: Patients who underwent OED procedure between 2011-2025 were retrospectively reviewed. Demographics, lower urinary tract (LUT) functions, anatomical anomalies, prior treatments and outcomes, complications, and long-term results were analyzed.
Results: Thirty tree patients (20 males, 13 females) with mean age 5.73±3.30 years underwent surgery, including 7 bilateral cases (40-renal units).
OED was performed in 35-units (28 patients) for VUR. Anatomical anomalies were present in 12-units: 5-complete double-collecting systems, 3-diverticula, 2-incised intravesical ureterocele, 1-renal cross-ectopy, 1-posterior urethral valve. All patients were evaluated and treated for LUTD, but despite treatment, 4 patient with neuropathic detrusor overactivity and 2 with idiopathic overactive bladder still had dysfunction prior to surgery. Subureteric injection was administered prior to OED in 26-renal units. In two renal units (with diverticula), dismembered OED were performed, with ureteral tapering applied in one case. Two patients had renal agenesis, and one patient had contralateral low renal function.
Dismembered OED was performed in 4-units for OMU (two with diverticula); tapering was performed in all except one unit without diverticulum. Dismembered OED was also performed in one patient with IBD.
Median length of hospital stay was 7 days (range, 2–26 days). According to the Clavien-Dindo classification, one grade-1, six grade-2, and one grade-3b (bleeding) complication were recorded.
Postoperative VCUG was performed in eighteen patients. Fifteen patients had normal findings, two patients had ipsilateral VUR(5%), and one patient had contralateral VUR(2,5%). Median follow-up was 8.5 years (range, 2.5 months–15 years). No de novo LUT dysfunction developed during follow-up.
Conclusions: OED procedure has good long-term results and may therefore be considered preferable in more extensive anomalies within the spectrum as well as persistent LUT dysfunction and bilateral disease.
Açık Ekstravezikal Detrusoraffinin Uzun Dönem Sonuçları
Muhammed Hamidullah Çakmak 1, Tuğçe Merve Orbay Erecan 2, Serdar Moralıoğlu 3
1 Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı
3 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, İstanbul
Amaç: Vezikoüreteral reflü (VUR), obstrüktif megaüreter (OMÜ) ve izole mesane divertikülü (İMD) için uygulanan açık ekstravezikal detrusorafi (AED) prosedürünün uzun dönem sonuçlarını değerlendirmek.
Yöntem: 2011–2025 yılları arasında AED prosedürü uygulanan hastalar retrospektif incelendi. Demografik veriler, alt üriner sistem (AÜS) işlevleri, anatomik anomaliler, önceki tedaviler ve sonuçları, komplikasyonlar ve uzun dönem sonuçlar analiz edildi.
Bulgular: Ortalama yaşı 5,73±3,30 olan 33 hastaya (20 erkek, 13 kız) ameliyat uygulandı; 7 bilateral olgu dahil toplam 40 renal ünite değerlendirildi.
AED, VUR nedeniyle 28 hastada 35 üniteye uygulandı. 12 ünitede anatomik anomali mevcuttu: 5 komplet çift toplayıcı sistem, 3 divertikül, 2 insize intravezikal üreterosel, 1 renal kors ektopi, 1 posterior üretral valv. Tüm hastalar AÜS disfonksiyonu açısından değerlendirilip tedavi edildi; ancak tedaviye rağmen 4 hastada nörojenik detrüsör aşırı aktivitesi, 2 hastada idiyopatik aşırı aktif mesane ameliyat öncesinde devam etmekteydi. 26 renal ünitede AED öncesinde subüreterik enjeksiyon uygulanmıştı. İki renal ünitede (divertikül nedeniyle) dismembered AED uygulandı; birinde üreteral tapering de yapıldı. İki hastada renal agenezi, bir hastada kontralateral böbrekte düşük renal fonksiyon mevcuttu.
OMÜ nedeniyle 4 üniteye dismembered AED uygulandı (ikisi divertikül içeriyordu); divertikülsüz bir ünite dışındaki tümüne tapering yapıldı. İzole mesane divertikülü olan bir hastaya da dismembered AED uygulandı.
Medyan hastanede yatış süresi 7 gün (2–26 gün). Clavien-Dindo sınıflamasına göre bir evre-1, altı evre-2 ve bir evre-3b (kanama) komplikasyon gelişti.
On sekiz hastada ameliyat sonrası işeme sistoüretrografisi (VCUG) yapıldı. On beş hastada bulgular normaldi; iki(%5) hastada ipsilateral VUR, bir(%2,5) hastada kontralateral VUR saptandı. Medyan takip süresi 8,5 (2,5 ay–15 yıl) yıldı. Takip süresince de novo AÜS disfonksiyonu gelişmedi.
Sonuç: AED prosedürü uzun dönemde iyi sonuçlar vermektedir; bu nedenle daha kompleks anomalilerin eşlik ettiği olgularda da, kalıcı AÜS disfonksiyonu olan ve bilateral hastalığı bulunan vakalarda tercih edilebilir bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

