TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Oral Presentation - 69

Association of Lichen Sclerosus et Atrophicus with Recurrent Labial Adhesions in Children

Aybegüm Kalyoncu Ayçenk 1, Hilayda Karakök Kışla 2, Havva Erdem 3, Hatice Erdi Şanlı 4
1 Ordu University Research and Training Hospital, Pediatric Surgery Department
2 Private Clinic
3 Ordu University Research and Training Hospital, Pathology Department
4 Ankara University, Dermatology Department

Aim: Although recurrent labial adhesions (LA) in children are generally considered a benign condition, treatment-resistant cases may suggest an underlying inflammatory disease. The aim of this study was to investigate the association between lichen sclerosus (LS) and recurrent LA in children.
Methods: This retrospective cohort study included twenty-five female patients aged 2–18 years who presented with recurrent LA between January 2021 and June 2026. In addition to sedation-assisted blunt separation, labial mucosal punch biopsy was performed on all patients following parental consent to obtain pathological specimens. Demographic data, presenting symptoms, history of previous treatments, biopsy results, vaginal swab cultures, LS-directed therapies, and clinical responses at the 1st, 3rd, and 6th-month follow-up visits were analyzed (Figure 1). Statistical analyses were performed using SPSS Version 25.0.
Results: Twenty-five patients with a mean age at presentation of 6.3 years were included. Mucosal biopsy was performed in all patients, revealing histopathologically confirmed LS in 100% of the cases. Patients with confirmed LS commonly presented with a history of recurrent LA and a limited response to topical estrogen or corticosteroid therapy. Frequently associated symptoms included perineal pruritus, urinary complaints, constipation, and anal fissures. While nine patients achieved remission, twelve patients had ongoing topical treatment, and four patients required escalation to phototherapy or systemic immunomodulatory therapy.
Conclusion: Recurrent LA in children may represent an early manifestation of LS. Performing a biopsy under sedation during surgical blunt separation—the preferred treatment for LA—enables timely diagnosis of LS and ensures appropriate disease-specific treatment and follow-up management. Increased awareness of this association may improve clinical outcomes and prevent long-term morbidity.

Çocuklarda Liken Sklerozis et Atrofikus ile Tekrarlayan Labial Adhezyonların İlişkisi

Aybegüm Kalyoncu Ayçenk 1, Hilayda Karakök Kışla 2, Havva Erdem 3, Hatice Erdi Şanlı 4
1 Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Dermatoloji Özel Klinik, Ordu
3 Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi, Patoloji Anabilim Dalı
4 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar A.B.D.

Amaç: Çocuklarda tekrarlayan labial adhezyonlar (LA) genellikle benign bir durum olarak kabul edilse de, tedaviye dirençli vakalar altta yatan bir inflamatuar hastalığı düşündürebilir. Bu çalışmanın amacı, çocuklarda liken sklerozus (LS) ile tekrarlayan LA arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.

Yöntem: Retrospektif kohort tasarımlı bu çalışmaya, Ocak 2021 - Haziran 2026 döneminde tekrarlayan LA nedeniyle başvuran 2-18 yaşlarında yirmi beş kız hasta dahil edildi. Sedasyon altında künt seperasyon uygulanan tüm hastalardan, bu işleme ek olarak ebeveyn onamları dahilinde, labium mukozal punch biyopsisi yapılıp patolojik materyal alındı. Demografik veriler, başvuru semptomları, geçirilmiş tedavi öyküsü, biyopsi sonuçları, vajinal sürüntü kültürleri, LS'ye yönelik tedaviler ve 1, 3 ve 6. ay kontrol vizitlerindeki klinik yanıtlar analiz edildi (Şekil 1.). İstatistiksel analizler SPSS Versiyon 25.0 kullanılarak gerçekleştirildi.

Bulgular: Başvuru anındaki yaş ortalaması 6.3 yıl olan yirmi beş hasta dahil edildi. Hastaların tümüne mukozal biyopsi uygulandı ve tüm hastalarda histopatolojik olarak doğrulanmış LS saptandı. LS tanısı doğrulanan hastaların başvuru semptomları sıklıkla tekrarlayan LA öyküsü ve topikal östrojen veya kortikosteroid tedavisine sınırlı yanıt şeklinde idi. Sıklıkla eşlik eden semptomlar arasında perineal kaşıntı, üriner şikayetler, kabızlık ve anal fissürler yer almaktaydı. Dokuz hastada remisyon sağlanırken, on iki hastanın topikal tedavisi devam etmekte, dört hastada ise fototerapi veya sistemik immünomodülatör tedaviye geçildi.

Sonuç: Çocuklarda tekrarlayan LA’lar, LS'in erken belirtisi olabilmektedir. Tekrarlayan LA tedavisinde tercih edilen cerrahi künt seperasyon işlemi esnasında sedasyon altında biyopsi yapılması, LS’in zamanında tanısının konulması ve hastalığa özgü uygun tedavi, takip yönetimini sağlar. Bu ilişkiye dair farkındalığın artması klinik sonuçları iyileştirebilir ve uzun vadeli morbiditeyi önleyebilir.

Close