Oral Presentation - 30
CLINICAL APPROACH TO GASTROINTESTINAL BEZOARS IN CHILDHOOD: A RETROSPECTIVE EVALUATION OF 10 CASES
Fatma Saraç, Burcu Sena Kılınç, Ahmet Berekat, Birgül Karaaslan
Istanbul Basaksehir Cam and Sakura City Hospital, Pediatric Surgery Clinic
Objective: Bezoars are rare gastrointestinal lesions formed by indigestible foreign materials, causing gastric outlet obstruction. In childhood, trichobezoars secondary to trichotillomania and trichophagia predominate in girls. This study shares clinical presentations, surgical approaches, and intraoperative findings of pediatric bezoar cases operated in our clinic.
Methods: Ten patients operated for gastrointestinal bezoars between 2020 and 2025 were retrospectively reviewed. Demographics, symptoms, localizations, surgical techniques, and postoperative outcomes were evaluated.
Results: Mean age was 10.6 years (4–17 years); 90% were female (9 girls, 1 boy). Eight cases (80%) had trichobezoars, while two (20%) had other types (foreign body/fruit seeds). Six bezoars were isolated to the stomach. Two patients presented with Rapunzel Syndrome extending into the small bowel, the largest measuring 40–50 cm. One female patient had a concurrent petrified colon bezoar. The male patient underwent gastrojejunostomy for gastroduodenal obstruction caused by fruit seeds due to motility disorder. A 5-year-old girl presenting with acute abdomen underwent laparoscopy, revealing jejuno-jejunal intussusception. After manual reduction, the intraluminal trichobezoar could not be advanced, requiring mini-laparotomy, enterotomy, and gastrotomy for removal. The remaining nine cases underwent primary open surgery, with additional appendectomy in two. No intraoperative or early postoperative complications occurred.
Conclusion: Pediatric bezoars frequently present as trichobezoars in female patients due to underlying psychological factors. Though usually causing chronic obstruction, they can trigger acute abdominal emergencies like intestinal intussusception. Gastrotomy/enterotomy remains the gold standard for complete removal. Comprehensive psychiatric evaluation, behavioral interventions, and close follow-up are essential to prevent long-term recurrence.
ÇOCUKLUK ÇAĞI GASTROİNTESTİNAL BEZOARLARINA KLİNİK YAKLAŞIM: 10 OLGUNUN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ
Fatma Saraç, Burcu Sena Kılınç, Ahmet Berekat, Birgül Karaaslan
İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahi Kliniği
Amaç: Bezoarlar, gastrointestinal sistemde sindirilemeyen yabancı maddelerin birikmesiyle oluşan, mideyi doldurarak mide çıkışında obstrüksiyon yapan nadir lezyonlardır. Çocukluk çağında sıklıkla trikotillomani ve trikofajiye sekonder gelişen trikobezoarlar kız çocuklarında daha çok görülür. Bu çalışmada, kliniğimizde opere edilen bezoar olgularının klinik sunumları, cerrahi yaklaşımları ve intraoperatif bulgularının literatür eşliğinde paylaşılması amaçlanmıştır.
Yöntem: Kliniğimizde 2020–2025 yılları arasında bezoar tanısı ile opere edilen 10 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların yaş ve cinsiyetleri, semptomları, bezoar lokalizasyonları, uygulanan cerrahi teknikler ve cerrahi sonuçları değerlendirildi.
Bulgular: Olguların yaş ortalaması 10.6 yıl (dağılım: 4–17 yıl) olup, literatürle uyumlu şekilde hastaların çoğunluğunu (%90) kız çocuklar oluşturmaktaydı (9 kız, 1 erkek). Sekiz (%80) olguda saç-kıl-iplikten oluşan trikobezoar saptanırken, 2 (%20) olguda diğer bezoar tipleri (yabancı cisim/meyve çekirdeği) mevcuttu. Bezoarların 6'sı izole gastrik lokalizasyonluydu. İki olguda mide, duodenum ve ince bağırsaklara uzanan "Rapunzel Sendromu" (en büyüğü 40–50 cm) saptandı. Bir kız olguda eş zamanlı transvers kolonda taşlaşmış bezoar mevcuttu. Erkek olan tek olguda ise motilite problemine bağlı çok sayıda meyve çekirdeğinin duodenum ve pilorda yarattığı obstrüksiyon nedeniyle gastrojejunostomi uygulandı. Akut batın tablosuyla başvuran 5 yaşındaki kız hastaya laparoskopi yapıldı; jejuno-jejunal invajinasyon saptanarak manuel redükte edildi. İntralüminal trikobezoarın ilerletilememesi üzerine mini-laparotomi, enterotomi ve gastrotomi yapılarak trikobezoar çıkartıldı. Diğer 9 olguya primer açık cerrahi uygulanırken, iki hastaya ek apendektomi yapıldı. Hiçbir olguda intraoperatif veya erken postoperatif komplikasyon izlenmedi.
Tartışma ve Sonuç: Çocukluk çağı bezoarları, psikolojik nedenli olarak sıklıkla kız çocuklarında trikobezoar formunda karşımıza çıkmaktadır. Genellikle kronik obstrüksiyon bulgularıyla fark edilen bu kitleler, kız çocuklarında nadiren intestinal invajinasyon gibi akut batın tablosuna da yol açabilir. Trikobezoarların altın standart tedavisi gastrotomi/enterotomi ile kitlenin total çıkarılmasıdır. Bu hastalarin psikiyatrik açidan iyi degerlendirilmesi, medikal ve davranış tedavilerinin düzenlenmesi ve yakın takip edilmesi ilerleyen zamanlarda tekrarlamaması için önem taşımaktadır.

