Oral Presentation - 49
IS ENDOSCOPIC TREATMENT EFFECTIVE IN RECURRENT TRACHEOESOPHAGEAL FISTULA?
Özge Kılıç Bayar, Ayten Ceren Bakır, Kıvılcım Karadeniz Cerit, Gürsu Kıyan
Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery,
Aim: Recurrent tracheoesophageal fistula (rTEF) is a challenging complication may occur after repair of esophageal atresia with fistula or H-type TEF. Although endoscopic interventions are promising with reduced morbidity associated to open surgery, the success remains controversial. This study aimed to evaluate the outcomes of patients operated on for rTEF in our institution.
Methods: A retrospective analysis was conducted between 2010 and 2025. Demographics, symptoms, Gross type of anomaly, number and type of surgical and endoscopic interventions, materials used, and follow-up data were reviewed.
Results: There were twenty patients (F/M:11/9), with 14.5 months (2–187) of median age, presented with recurrent pneumonia and cough during feeding.RTEF was observed in 18 Gross type C-D atresia patients, while 2 patients had after Gross type-E repair. Due to fistula localization to bronchi, wide and thick fistula tract, or multiple failed endoscopic attempts at other centers, 7 patients underwent direct open surgery. Endoscopic treatment was attempted in 6 patients with trichloroacetic acid (TCA) and 6 patients with laser cauterization combined with tissue sealant, mean twice in common.One patient with H-type fistula required repeated open surgery followed by both TCA and laser cauterization.Two patients were lost to follow-up. Definitive repair was achieved by thoracotomy in 10 patients, thoracoscopy in 1 patient.In median 87.5 months (1–160) of follow-up, one patient died due to comorbidities, while 10 patients continue regular outpatient follow-up.
Conclusions: Endoscopic treatment of rTEF demonstrated no effectiveness with all of the patients ultimately requiring definitive repair. Open surgery remains the most reliable treatment.
REKÜRREN TRAKEOÖZOFAGEAL FİSTÜLDE ENDOSKOPİK TEDAVİ ETKİLİ Mİ?
Özge Kılıç Bayar, Ayten Ceren Bakır, Kıvılcım Karadeniz Cerit, Gürsu Kıyan
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
Amaç
Rekürren trakeoözofageal fistül (rTÖF), fistüllü özofagus atrezisi veya H-tip trakeoözofageal fistül onarımı sonrasında gelişebilen, tedavisi güç bir komplikasyondur. Endoskopik girişimler, açık cerrahiye kıyasla daha düşük morbidite potansiyeli nedeniyle umut verici görünmekle birlikte, başarı oranları halen tartışmalıdır. Bu çalışmada kliniğimizde rTÖF nedeniyle tedavi edilen hastaların sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı.
Yöntem
2010–2025 yılları arasında rTÖF nedeniyle tedavi edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, başvuru semptomları, Gross tip anomali, uygulanan cerrahi ve endoskopik girişimlerin sayısı ve türü, kullanılan materyaller ile takip verileri değerlendirildi.
Bulgular
Çalışmaya 20 hasta (K/E: 11/9) dahil edildi. Hastaların ortanca yaşı 14.5 ay (2–187 ay) olup en sık başvuru yakınmaları beslenme sırasında öksürük ve tekrarlayan pnömoniydi. Rekürren fistül, 18 hastada Gross tip C-D özofagus atrezisi onarımı sonrasında, 2 hastada ise Gross tip E (H-tip) fistül onarımı sonrasında gelişti. Bronşa yakın yerleşimli fistül, geniş ve kalın fistül traktı veya başka merkezlerde başarısız endoskopik girişim öyküsü nedeniyle 7 hastaya doğrudan açık cerrahi uygulandı. Endoskopik tedavi olarak 6 hastaya %50 triklorasetik asit (TCA), 6 hastaya ise diyot lazer koterizasyonu ve doku yapıştırıcısı kombinasyonu uygulandı. Endoskopik girişimler ortalama iki kez tekrarlandı. H-tip fistül nüksü gelişen bir hastada tekrarlayan açık onarımı takiben hem TCA hem de lazer ile koterizasyon farklı seanslarda uygulandı. İzlemde iki hastanın detaylı verilerine ulaşılamadığı için bu hastalar çalışmadan çıkarıldı. Endoskopik girişim uygulanmış hastalarda rTÖF onarımı 10 hastada torakotomi, 1 hastada torakoskopi ile sağlandı. Ortanca 87.5 aylık (1–160 ay) takip süresinde bir hasta eşlik eden hastalıkları nedeniyle kaybedilirken, 10 hasta düzenli poliklinik takibine devam etmektedir.
Sonuç
Serimizde endoskopik tedavi sonrası hastalarımızın tamamında nüks görülmüş ve tüm hastalar sonunda definitif cerrahi onarıma ihtiyaç duymuştur. Rekürren trakeoözofageal fistül tedavisinde primer onarım en güvenilir tedavi seçeneği olmaya devam etmektedir.

