TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 6

Predictors of Chest Tube Duration in Neonatal Pneumothorax Requiring Tube Thoracostomy

Özkan Okur 1, Tolga Yüksel 1, Özlem Yılman 2, İncinur Genişol 1, Mehmet Can 1, Arzu Şencan 1
1 Health Sciences University Dr. Behçet Uz Children's Hospital, Department of Pediatric Surgery
2 Health Sciences University Dr. Behçet Uz Children's Hospital, Department of Neonatology

Aim: Neonatal pneumothorax requiring tube thoracostomy is an important clinical problem, yet factors associated with chest tube duration remain poorly characterized. This study aimed to identify them.

Methods: In this retrospective single-center study, neonates who underwent tube thoracostomy for pneumothorax between 2020 and 2026 were evaluated. Clinical variables (prematurity, birth weight, mode of delivery, prior cardiopulmonary resuscitation, underlying disease [transient tachypnea of the newborn, respiratory distress syndrome, sepsis], concomitant cardiac disease, surfactant administration, mechanical ventilation, need for a second tube, tube revision) and radiological variables (pneumothorax size, laterality [unilateral/bilateral], mediastinal shift, time of onset, persistent air leak, early re-expansion) were examined. Pneumothorax size was classified as small/moderate/large; early re-expansion was defined as complete resolution within 24 hours, and prolonged air leak as a leak lasting ≥72 hours. Factors associated with tube duration were analyzed using univariate and multivariate linear regression.

Results: Fifty-eight neonates were included. Among the 55 survivors, the median chest tube duration was 6 days (IQR 4–12). Longer duration was associated with larger pneumothorax size (p=0.020), persistent air leak ≥72 hours (16.5 vs. 5.0 days; p<0.001), and absence of early re-expansion (9.0 vs. 5.5 days; p=0.033), but not with time of onset, mediastinal shift, or unilateral versus bilateral pneumothorax. Likewise, low birth weight, prematurity, concomitant cardiac disease, surfactant administration, and mode of delivery had no effect. In multivariate analysis, only persistent air leak remained independently associated.

Conclusion: Chest tube duration relates to early resolution after tube placement rather than to clinical characteristics at presentation. Baseline factors such as prematurity, low birth weight, sepsis, or concomitant cardiac disease do not predict prolonged duration. Instead, failure to achieve re-expansion within 24 hours, pneumothorax size, and an air leak ≥72 hours may serve as practical warning signs for early identification of neonates likely to require prolonged drainage.

Tüp torakostomi gerektiren neonatal pnömotoraksta göğüs tüpü kalış süresiyle ilişkili faktörler

Özkan Okur 1, Tolga Yüksel 1, Özlem Yılman 2, İncinur Genişol 1, Mehmet Can 1, Arzu Şencan 1
1 SBÜ Dr.Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 SBÜ Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

Amaç: Tüp torakostomi gerektiren neonatal pnömotoraks önemli bir klinik sorundur; ancak göğüs tüpü kalış süresiyle ilişkili faktörler yeterince tanımlanmamıştır. Bu çalışmada bu faktörlerin belirlenmesi amaçlandı.

Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmada, 2020–2026 arasında pnömotoraks nedeniyle tüp torakostomi uygulanan yenidoğanlar değerlendirildi. Klinik değişkenler (prematürite, doğum ağırlığı, doğum şekli, kardiyopulmoner resüsitasyon öyküsü, altta yatan hastalık [yenidoğanın geçici takipnesi, respiratuar distres sendromu, sepsis], eşlik eden kardiyak hastalık, surfaktan uygulaması, mekanik ventilasyon, ikinci tüp gereksinimi, tüp revizyonu) ve radyolojik değişkenler (pnömotoraks boyutu, lateralite [tek taraflı/bilateral], mediastinal şift, başlangıç zamanı, persistan hava kaçağı, erken re-ekspansiyon) incelendi. Pnömotoraks boyutu küçük/orta/büyük olarak sınıflandırıldı; erken re-ekspansiyon ilk 24 saatte tam kaybolma, uzamış hava kaçağı ≥72 saat süren kaçak olarak tanımlandı. Tüp kalış süresiyle ilişkili faktörler tek değişkenli ve çok değişkenli doğrusal regresyonla analiz edildi.

Bulgular: Çalışmaya 58 yenidoğan dahil edildi. Sağ kalan 55 hastada medyan göğüs tüpü süresi 6 gündü (IQR 4–12). Daha uzun süre; daha büyük pnömotoraks boyutu (p=0,020), ≥72 saat süren persistan hava kaçağı (16,5'e karşılık 5,0 gün; p<0,001) ve erken re-ekspansiyonun yokluğu (9,0'a karşılık 5,5 gün; p=0,033) ile ilişkiliyken; başlangıç zamanı, mediastinal şift ve pnömotoraksın tek taraflı ya da bilateral olması ile ilişkili değildi. Benzer şekilde, düşük doğum ağırlığı, prematürite, eşlik eden kardiyak hastalık, surfaktan uygulaması ve doğum şeklinin de tüp kalış süresi üzerinde etkisi yoktu. Çok değişkenli analizde yalnızca persistan hava kaçağı bağımsız olarak ilişkili kaldı.

Sonuç: Göğüs tüpü kalış süresi, başvurudaki klinik özelliklerden çok tüp takılması sonrası erken rezolusyonla ilişkilidir. Prematürite, düşük doğum ağırlığı, sepsis veya eşlik eden kardiyak hastalık gibi başlangıç etkenleri uzamış tüp kalış süresini öngörmez. Bunun yerine, ilk 24 saatte re-ekspansiyonun sağlanamaması, pnömotoraks boyutu ve ≥72 saat süren hava kaçağı, uzamış drenaj gerektirecek yenidoğanların erken belirlenmesinde pratik uyarı işaretleri olarak kullanılabilir.

Close