TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 98

Double-lumen cystic duct: a rare surgical pitfall during laparoscopic cholecystectomy

Duygu Gürel 1, Eren Yaşa 1, Songül Arabul 1, Serkan Odabaşı 1, İrem Atik 2, Oktav Bosnalı 1
1 Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu City Hospital, Department of Pediatric Surgery and Pediatric Urology, İstanbul
2 Prof. Dr. Cemil Tascioglu City Hospital, Department of Pathology, Istanbul

Introduction: A double-lumen cystic duct is an extremely rare biliary anatomical variation. It is often undetectable on preoperative imaging and requires meticulous intraoperative evaluation. We present a case of a double-lumen cystic duct identified during laparoscopic cholecystectomy.

Case presentation: A 12-year-old boy who had undergone bilateral nephrectomy and kidney transplantation nine years earlier for Finnish-type congenital nephrotic syndrome presented to the pediatric emergency department with abdominal pain and vomiting. Ultrasonography revealed a distended gallbladder, pericholecystic fluid, and a 12-mm gallstone. He was admitted with a diagnosis of acute cholecystitis. MR cholangiopancreatography showed no intrahepatic or extrahepatic biliary dilatation. After his clinical findings improved with antibiotic therapy, he was discharged and scheduled for elective cholecystectomy.During the operatinon, after extensive adhesiolysis around the gallbladder the critical view of safety was achieved. The cystic artery and cystic duct were separately clipped and divided. Two lumens were observed at both the proximal and gallbladder sides of the cystic duct. The course of the cystic duct toward the common hepatic duct was carefully assessed for possible biliary injury, and intraoperative cholangiography was not performed. No bile leakage was observed during dissection of the gallbladder from the liver bed, and the cholecystectomy was completed laparoscopically. Macroscopic examination of the specimen showed that both lumens opened into the gallbladder, and histopathological examination confirmed a double-lumen cystic duct. The postoperative course and graft function were uneventful, and the patient was discharged on postoperative day 5.

Conclusions: Identification of two lumens in the cystic duct may raise immediate concern for an intraoperative biliary injury. Therefore, although rare, a double-lumen cystic duct represents an important surgical pitfall. Meticulous dissection and awareness of biliary anatomical variations are essential to avoid unnecessary advanced interventions.

Laparoskopik kolesistektomide nadir bir cerrahi tuzak: çift lümenli sistik kanal

Duygu Gürel 1, Eren Yaşa 1, Songül Arabul 1, Serkan Odabaşı 1, İrem Atik 2, Oktav Bosnalı 1
1 Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Kliniği, İstanbul
2 Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi, Tıbbi Patoloji Kliniği, İstanbul

Giriş: Çift lümenli sistik kanal son derece nadir bir biliyer anatomik varyasyondur. Preoperatif görüntüleme ile çoğu zaman saptanamaz ve intraoperatif dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Bu olgu sunumunda, laparoskopik kolesistektomi sırasında saptanan çift lümenli sistik kanal olgusu sunulmaktadır.

Olgu sunumu: Fin tipi konjenital nefrotik sendrom nedeniyle dokuz yıl önce bilateral nefrektomi ve böbrek nakli uygulanmış 12 yaşında erkek hasta, karın ağrısı ve kusma yakınmalarıyla çocuk acil servise başvurdu. Ultrasonografide distandü safra kesesi, perikolesistik sıvı ve kese içerisinde 12 mm taş saptandı. Akut kolesistit tanısıyla interne edildi. MR kolanjiyopankreatografide intrahepatik ve ekstrahepatik dilatasyon izlenmedi. Antibiyoterapi sonrası klinik bulguların gerilemesi üzerine taburcu edilen hastaya, elektif kolesistektomi planlandı. Operasyon sırasında safra kesesi etrafındaki yoğun adezyonlar giderilip deperitonizasyon sağlandıktan sonra “Critical view of safety” sağlanarak sistik arter ve sistik kanal ayrı ayrı kliplenip kesildi. Sistik kanalın hem proksimal hem safra kesesi tarafında çift lümenli olduğu görüldü. Olası biliyer yaralanma açısından sistik kanalın ana hepatik kanala uzanımı değerlendirildi, kolanjiografi uygulanmadı. Safra kesesinin karaciğer yatağından diseke edilmesi esnasında herhangi bir safra kaçağı görülmedi. Kolesistektomi, laparoskopik olarak tamamlandı. Spesmenin makroskopik incelemesinde çift lümenli yapının safra kesesi içerisine açıldığı görüldü; histopatolojik inceleme çift lümenli sistik kanalı doğruladı. Postoperatif izlem ve greft fonksiyonları sorunsuz seyreden hasta beşinci günde taburcu edildi.

Sonuç: Sistik kanalın çift lümen görülmesi, intraoperatif biliyer yaralanma endişesi oluşturabilir. Bu nedenle çift lümenli sistik kanal, nadir görülmekle birlikte önemli bir cerrahi tuzak olarak cerrahın karşısına çıkabilmektedir. Dikkatli diseksiyon ve biliyer anatomik varyasyonların bilinmesi gereksiz ileri girişimlerin önlenmesinde öneme sahiptir.

Close