Oral Presentation - 97
Do image-defined risk factors predict the operative field? A three-timepoint concordance analysis in neuroblastoma surgery
Semiha Çakar, Ülfet Nihal İrdem Köse, Recep Kar, Yasemin Dere Günal
Ankara Etlik City Hospital, Department of Pediatric Surgery
Aim: Image-defined risk factors (IDRFs) are established preoperative markers guiding surgical planning in neuroblastoma. We aimed to evaluate how IDRFs identified at diagnosis change following neoadjuvant chemotherapy and at the time of surgery, and to determine which IDRF categories undergo the greatest transformation.
Methods: A retrospective single-centre analysis of 9 neuroblastoma patients (6 male, 3 female) who underwent surgical resection was performed. Median age at diagnosis was 48 months (range 10–96). Primary tumour locations were adrenal gland in 7 patients (4 left, 3 right) and paravertebral in 1. IDRFs were assessed at three time points: at diagnosis (computed tomography/magnetic resonance imaging), prior to surgery (post-chemotherapy imaging), and intraoperatively (operative notes). Five patients received neoadjuvant chemotherapy prior to surgery.
Results: Seven of nine patients (78%) had at least one IDRF at diagnosis (median 2, range 0–8). Concordance between pre-surgical imaging and intraoperative findings was 89% (8/9 patients). Vascular encasement (aorta/inferior vena cava, superior mesenteric artery), present in 4/9 patients at diagnosis, was confirmed intraoperatively in 3/9; one patient showed complete resolution following chemotherapy. Pelvic (sciatic notch involvement) and renal pedicle IDRFs demonstrated high stability across all three timepoints (4/4 and 3/3 concordant, respectively). In the single discordant case, intraoperative intraspinal extension was identified that had not been present at diagnosis. Intentional residual tumour was left in one patient due to aortic encasement.
Conclusions: The predictive value of preoperative IDRF assessment varies by IDRF type. While vascular encasement is the most chemotherapy-sensitive category, intraoperative surprises cannot be entirely excluded. Pelvic and renal IDRFs reliably reflect the surgical field. These findings have implications for surgical risk stratification and operative planning in neuroblastoma.
Görüntüleme tanımlı risk faktörleri cerrahi alanı öngörebiliyor mu? Nöroblastom cerrahisinde üç zaman noktalı uyum analizi
Semiha Çakar, Ülfet Nihal İrdem Köse, Recep Kar, Yasemin Dere Günal
Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
Amaç: Görüntüleme tanımlı risk faktörleri (IDRF), nöroblastomda cerrahi planlamayı yönlendiren önemli preoperatif belirteçlerdir. Bu çalışmada tanı anında saptanan IDRF'lerin neoadjuvan kemoterapi sonrasında ve intraoperatif dönemde nasıl değiştiğini ve hangi IDRF kategorilerinin en fazla dönüşüme uğradığını belirlemeyi amaçladık.
Yöntem: Cerrahi rezeksiyon uygulanan 9 nöroblastom hastasının (6 erkek, 3 kız) retrospektif tek merkez analizi yapıldı. Tanı anındaki medyan yaş 48 ay idi (aralık: 10–96). Primer tümör lokalizasyonu 7 hastada sürrenal bez (4 sol, 3 sağ), 1 hastada paravertebral loj idi. IDRF'ler üç zaman noktasında değerlendirildi: tanı anında (bilgisayarlı tomografi/manyetik rezonans görüntüleme), cerrahi öncesinde (kemoterapi sonrası görüntüleme) ve intraoperatif olarak (ameliyat notları). Beş hasta cerrahiden önce neoadjuvan kemoterapi aldı.
Bulgular: Dokuz hastanın yedisinde (%78) tanı anında en az bir IDRF mevcuttu (medyan 2, aralık 0–8). Cerrahi öncesi görüntüleme ile intraoperatif bulgular arasındaki uyum oranı %89 (9 hastanın 8'i) olarak saptandı. Tanı anında 4/9 hastada mevcut olan vasküler encasement (aorta/inferior vena kava, süperior mezenterik arter) intraoperatif olarak 3/9 hastada doğrulandı; kemoterapi alan 1 hastada bu IDRF tamamen geriledi. Pelvik (siyatik çentik tutulumu) ve renal pedikül IDRF'leri üç zaman noktasında da yüksek stabilite gösterdi (sırasıyla 4/4 ve 3/3 uyumlu). Tek uyumsuz vaka olan 1 hastada tanı anında mevcut olmayan intraspinal uzanım intraoperatif olarak saptandı. Bir hastada aortik encasement nedeniyle kasıtlı rezidü tümör bırakıldı.
Sonuç: Preoperatif IDRF değerlendirmesinin öngörü değeri IDRF tipine göre farklılık göstermektedir. Vasküler encasement kemoterapiye en duyarlı IDRF kategorisi olmakla birlikte intraoperatif sürprizler tamamen ekarte edilememektedir. Pelvik ve renal IDRF'ler cerrahi alanı güvenilir biçimde yansıtmaktadır. Bu bulgular nöroblastomda cerrahi risk tabakalandırması ve operasyon planlaması açısından önem taşımaktadır.

