TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Video Presentation - 5

Laparoscopy-Guided Inguinal Sclerotherapy for a Giant Retroperitoneal Cystic Lymphangioma

Mahammad Jafarov, Ayten Ceren Bakır, Kıvılcım Karadeniz Cerit
Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery,

Introduction: Lymphangiomas are rare benign developmental malformations of the lymphatic system, most commonly located in the head and neck region. Intra-abdominal/retroperitoneal involvement is rare and, when extending into the inguinal canal, can mimic an inguinal hernia. We present a case of retroperitoneal cystic lymphangioma extending into the inguinal canal in a patient presenting with inguinal swelling.

Case Report: A 2.5-year-old girl presented with right inguinal swelling. Ultrasonography showed a cystic structure in the right inguinal region with septated free pelvic fluid. Contrast-enhanced abdominal MRI demonstrated a multiseptated cystic lesion extending from the retroperitoneal space into the right inguinal canal, displacing the bladder and bowel loops, consistent with a lymphatic malformation; tumor markers were normal. Diagnostic laparoscopy showed minimal chylous ascites and confirmed the inguinal extension of the giant retroperitoneal cystic lymphangioma. Through an inguinal incision, the cyst component within the processus vaginalis was isolated and opened; approximately 2.5 liters of chylous fluid were aspirated via a catheter under laparoscopic guidance, and bleomycin was injected into the cyst cavity as a sclerosing agent. The associated right inguinal hernia (patent processus vaginalis) was repaired with a purse-string suture at the internal ring. Postoperative chylous drainage required temporary parenteral nutrition, followed by MCT-based enteral feeding and transition to a normal diet; lymphoscintigraphy showed no leakage. Serial imaging showed progressive regression, with complete resolution by postoperative month 9.

Conclusion: Retroperitoneal cystic lymphangioma extending into the inguinal canal can mimic inguinal hernia or hydrocele, making appropriate imaging essential in patients with inguinal swelling. Reported treatments include open/laparoscopic excision, percutaneous drainage, and sclerotherapy, chosen based on lesion size, loculation pattern, and relationship to adjacent structures. As here, complete drainage of multiseptated, inguinally extending lesions is critical for treatment success and lower recurrence risk. Single-port laparoscopy-guided inguinal aspiration-sclerotherapy offers a safe, effective minimally invasive option without laparotomy.

Laparoskopi Eşliğinde İnguinal Skleroterapi: Dev Retroperitoneal Kistik Lenfanjiyom Olgusu

Mahammad Jafarov, Ayten Ceren Bakır, Kıvılcım Karadeniz Cerit
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD

Giriş: Lenfanjiyomlar, lenfatik sistemin nadir görülen benign gelişimsel malformasyonlarıdır ve çoğunlukla baş-boyun bölgesinde yerleşim gösterirler. İntraabdominal/retroperitoneal yerleşim oldukça nadir olup, inguinal kanala uzanım göstererek inguinal herniyi taklit edebilir. Bu olguda, inguinal şişlik ile başvuran ve retroperitoneal yerleşimli, inguinal kanala uzanan kistik lenfanjiyom tanısı alan bir hasta sunulmaktadır.

Olgu Sunumu: İki buçuk yaşında kız hasta, sağ inguinal bölgede şişlik şikayetiyle başvurdu. Ultrasonografide sağ inguinal bölgede kistik yapı ve pelviste septalı serbest sıvı izlendi. Kontrastlı batın MRG'de, retroperitoneal alandan başlayıp sağ inguinal kanala uzanan, mesane ve barsak anslarını iten, multiseptalı kistik lezyon saptandı; bulgular lenfatik malformasyon ile uyumluydu. Tümör belirteçleri normaldi. Tanısal laparoskopide minimal şilöz asit izlendi ve dev retroperitoneal kistik lenfanjiyomun inguinal kanala uzanan komponenti doğrulandı. İnguinal insizyondan girilerek processus vaginalis içine uzanan kist komponenti izole edilip açıldı; kateter yardımıyla laparoskopik gözlem eşliğinde yaklaşık 2,5 litre şilöz sıvı aspire edildi ve kist boşluğuna sklerozan ajan olarak bleomisin enjekte edildi. Eşlik eden sağ inguinal herni (açık processus vaginalis), internal ring seviyesinde purse-string sütür ile onarıldı. Postoperatif dönemde abdominal drenden gelen şilöz akıntı nedeniyle hasta geçici olarak parenteral beslenmeye alındı; ardından MCT içerikli enteral beslenmeye, sonrasında normal beslenmeye geçildi; lenfosintigrafide kaçak saptanmadı. Seri görüntülemelerde lezyonun giderek küçüldüğü ve postoperatif 9. ayda tamamen kaybolduğu izlendi.

Sonuç: Retroperitoneal kistik lenfanjiyom, inguinal kanala uzanım gösterdiğinde inguinal herni veya hidroseli taklit edebilir; bu nedenle inguinal şişlikle başvuran olgularda uygun görüntüleme tanısal süreçte kritik önem taşır. Literatürde tedavide açık/laparoskopik eksizyon, perkütan drenaj ve skleroterapi gibi yaklaşımlar tanımlanmış olup seçim lezyon boyutuna, lokülasyon paternine ve komşu yapılarla ilişkisine göre şekillenir. Bu olguda olduğu gibi inguinal uzanımlı, multiseptalı lezyonlarda kist boşluğunun tam drene edildiğinden emin olunması, tedavi başarısı ve nüks riskinin azaltılması açısından kritiktir. Tek port laparoskopik gözlem eşliğinde uygulanan inguinal aspirasyon-skleroterapi, laparotomi gerektirmeden güvenli ve etkili minimal invaziv bir tedavi seçeneği sunmaktadır.

Close