Poster - 79
Simultaneous splenic and renal arterial intimal injury in an adolescent with blunt abdominal trauma: non-operative management and treatment of complications secondary to ischemia
Cansu Erdener Çeliktürk 1, İrem İnanç 1, Eray Çeliktürk 2, Merve Yayla Ertaş 3, Gökhan Karataş 3
1 Trakya University, Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery
2 Trakya University, Faculty of Medicine, Department of Emergency Medicine
3 Trakya University Faculty of Medicine, Department of Radiology
Introduction
Simultaneous, isolated vascular injuries affecting multiple abdominal organs after blunt trauma are exceptionally rare. We present the case of a hemodynamically stable adolescent with concurrent splenic and renal artery injuries successfully managed without surgical intervention.
Case Presentation
An adolescent male passenger was brought to the emergency department after being ejected from a motorcycle. A computed tomography (CT) scan of the hemodynamically stable patient revealed a loss of contrast enhancement in the splenic artery near the hilum, infarction involving two-thirds of the spleen, and intimal injury in the left renal artery. In the context of multiple trauma, non-operative management was chosen, as angiographic intervention was expected to increase bleeding risks due to the necessary antiplatelet therapy. During follow-up, the patient developed severe hypertension and hyponatremia secondary to renal ischemia, which were successfully stabilized with medical treatment. A control CT scan demonstrated complete ischemic infarction of the left kidney, whereas the spleen was largely preserved, showing only partial infarction limited to its inferior pole. Following an 11-day observation period, the patient was discharged in good health.
Conclusion
Non-operative management remains an effective, organ-preserving option for hemodynamically stable adolescents, even with major vascular injuries. However, complete renal infarction from vascular occlusion can trigger pathologic renin hypersecretion, leading to severe hypertension and hyponatremia. Therefore, implementing a non-operative approach in these patients demands not only rigorous bleeding management but also a multidisciplinary strategy to monitor and address systemic endocrine consequences.
Motosiklet kazası sonrası splenik ve renal arter hasarı birlikteliğinde non-operatif izlemde gelişen hiponatremik hipertansif sendrom: Nadir bir pediatrik olgu
Cansu Erdener Çeliktürk 1, İrem İnanç 1, Eray Çeliktürk 2, Merve Yayla Ertaş 3, Gökhan Karataş 3
1 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Anabilim Dalı
3 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı
Giriş
Yüksek enerjili künt batın travmalarında deselerasyon mekanizmasına bağlı çoklu vasküler pedikül yaralanmaları oldukça nadir görülür. Splenik arter hasarı çoğunlukla acil cerrahi gerektiren masif kanamaya yol açarken, renal arter intimal hasarları organ devaskülarizasyonuna ve iskemik sekellere neden olabilir. Renal iskemiye sekonder aşırı renin salınımının tetiklediği Hiponatremik Hipertansif Sendrom (HHS), travma literatüründe son derece nadir bildirilen bir komplikasyondur. Bu bildiride, motosiklet kazası sonrası eş zamanlı splenik arter hasarı ve sol renal arterde intimal hasar gelişen, non-operatif yönetim (NOM) ile izlenirken nadir görülen bu HHS tablosunun eşlik ettiği özgün bir olgu sunulmaktadır.
Olgu sunumu
On altı yaşında erkek hasta, motosikletten yolcu olarak savrulma sonrası acil servise getirildi. Hemodinamik olarak stabil olan hastanın bilgisayarlı tomografisinde (BT) splenik arterin hilusa yakın kısmında kontrastlanma kaybı, dalak 2/3’ünde enfarkt ve sol renal arterde intimal hasar saptandı. Çoklu travma zemininde anjiyografik girişimin gerektirdiği antiagregan kullanımının kanama riskini artıracağı öngörülerek girişimsel tedavi uygulanmadı. NOM kararı alınan ve izlem boyunca majör kanaması olmayan hastada, takibin ilerleyen günlerinde renal iskemiye sekonder şiddetli hipertansiyon ve eş zamanlı hiponatremi gelişti. Medikal tedaviyle kontrol altına alınan hasta, on günlük izlem sonunda şifa ile taburcu edildi. Taburculuktan bir ay sonra çekilen kontrol batın BT'sinde sol böbreğin komplet iskemik infarkta gittiği, dalağın ise yalnızca inferior polde sınırlı parsiyel infarkt ile korunduğu izlendi.
Sonuç
Splenik arter yaralanması ile eş zamanlı renal arter intimal hasarı gibi alarm verici vasküler tablolarda dahi, hemodinamisi stabil adölesanlarda NOM organ koruyucu ve hayat kurtarıcı bir yaklaşımdır. Ancak vasküler oklüzyona bağlı gelişen komplet renal infarkt, patolojik renin hipersekresyonuna sekonder HHS gibi nadir bir tabloya yol açabilir. Bu olgu, NOM sürecinde yalnızca kanama kontrolünün değil, iskemik organların yol açtığı sistemik endokrin komplikasyonların da multidisipliner yaklaşımla yönetilmesi gerektiğini göstermektedir.

