Oral Presentation - 98
Beyond surgery: Long-term urinary and bowel functions after sacrococcygeal teratoma resection
Dilara Kısıklı 1, Can İhsan Öztorun 2, Elif Emel Erten 1, Süleyman Arif Bostancı 2, Ahmet Ertürk 2, Vildan Selin Çayhan 1, Merve Meryem Kıran 3, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Aslı Nur Abay 1, Müjdem Nur Azılı 2, Emrah Şenel 2
1 Ankara Bilkent City Hospital Department of Pediatric Surgery, Ankara
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Unıversıty Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
3 Ankara Bilkent City Hospital Department of Pathology, Ankara
Aim: To evaluate long-term urinary and bowel functions after sacrococcygeal teratoma resection and to identify clinical factors potentially associated with adverse functional outcomes.
Methods: The records of 32 patients with histopathologically confirmed sacrococcygeal teratoma (SCT) who underwent surgical resection between January 2005 and January 2026 were retrospectively reviewed. Demographic characteristics, Altman classification, histopathological diagnosis, surgical approach, postoperative complications, reoperation, recurrence, and long-term functional outcomes were recorded. The median postoperative follow-up duration was 3.5 years (range, 1–5 years). To account for physiological continence development, urinary function was assessed in patients aged ≥3 years and bowel function in those aged ≥4 years. Categorical variables were compared using Fisher’s exact test.
Results: Twenty patients (62.5%) were female. The median age at diagnosis was 11 days (range, 1–5200 days). Tumors were classified as Altman type I in 12 patients, type II in six, type III in four, and type IV in 10. Histopathological examination revealed mature teratoma in 30 patients (93.8%) and immature teratoma in two. Postoperative complications occurred in nine patients (28.1%), including wound dehiscence in five, surgical-site infection in two, postoperative bleeding in one, and rectal perforation in one. One patient underwent repeat resection for residual tumor.
Among 23 patients eligible for urinary assessment, urinary incontinence was observed in two (8.7%), neurogenic bladder in one (4.3%), and recurrent urinary tract infections in four (17.4%). Among 18 patients assessed for bowel function, constipation was present in four (22.2%) and soiling in two (11.1%). No statistically significant association was found between functional outcomes and histopathology, surgical approach, or postoperative complications (p>0.05).
Conclusions: Long-term urinary and bowel functions were preserved in the majority of patients after sacrococcygeal teratoma resection, and functional morbidity remained limited. These findings indicate that structured long-term assessment of urinary and bowel functions should be continued alongside surgical and oncological surveillance in patients treated for sacrococcygeal teratoma.
Cerrahinin ötesinde: Sakrokoksigeal teratom rezeksiyonu sonrası uzun dönem üriner ve bağırsak işlevleri
Dilara Kısıklı 1, Can İhsan Öztorun 2, Elif Emel Erten 1, Süleyman Arif Bostancı 2, Ahmet Ertürk 2, Vildan Selin Çayhan 1, Merve Meryem Kıran 3, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Aslı Nur Abay 1, Müjdem Nur Azılı 2, Emrah Şenel 2
1 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği, Ankara
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
3 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Patoloji Kliniği
Amaç: Sakrokoksigeal teratom rezeksiyonu sonrası hastaların uzun dönem üriner ve bağırsak işlevlerini değerlendirmek ve olumsuz fonksiyonel sonuçlarla ilişkili olabilecek klinik faktörleri belirlemektir.
Yöntem: Ocak 2005–Ocak 2026 tarihleri arasında histopatolojik olarak SKT tanısı doğrulanan ve cerrahi rezeksiyon uygulanan 32 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, Altman sınıflaması, histopatolojik tanı, cerrahi yaklaşım, postoperatif komplikasyonlar, yeniden ameliyat, nüks ve uzun dönem fonksiyonel sonuçlar kaydedildi. Medyan postoperatif takip süresi [3,5 yıl; aralık, 1–5] idi. Fizyolojik kontinans gelişimine bağlı olarak üriner fonksiyonlar ≥3 yaş, bağırsak fonksiyonları ise ≥4 yaşındaki hastalarda değerlendirildi. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Fisher kesin testi kullanıldı.
Bulgular: Hastaların 20’si (%62,5) kızdı. Tanı anındaki medyan yaş 11 gün (aralık, 1–5200) idi. Altman Tip I 12, Tip II 6, Tip III 4 ve Tip IV 10 hastada saptandı. Histopatolojik incelemede 30 hastada (%93,8) matür teratom, iki hastada immatür teratom görüldü. Dokuz hastada (%28,1) postoperatif komplikasyon gelişti: yara ayrışması beş, cerrahi alan enfeksiyonu iki, kanama bir ve rektal perforasyon bir hastada görüldü. Bir hastaya rezidüel tümör nedeniyle yeniden rezeksiyon uygulandı.
Üriner değerlendirmeye uygun 23 hastanın ikisinde (%8,7) üriner inkontinans, birinde (%4,3) nörojen mesane ve dördünde (%17,4) tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu saptandı. Bağırsak fonksiyonları değerlendirilen 18 hastanın dördünde (%22,2) konstipasyon ve ikisinde (%11,1) soiling vardı. Fonksiyonel sonuçlarla histopatoloji, cerrahi yaklaşım veya postoperatif komplikasyonlar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05).
Sonuç: Sakrokoksigeal teratom rezeksiyonu sonrasında hastaların büyük bölümünde uzun dönem üriner ve bağırsak işlevlerinin korunduğu ve fonksiyonel morbiditenin sınırlı düzeyde kaldığı görülmüştür. Bu bulgular, sakrokoksigeal teratomlu hastalarda cerrahi ve onkolojik izlemin yanı sıra yapılandırılmış uzun dönem üriner ve bağırsak fonksiyon değerlendirmesinin de sürdürülmesi gerektiğini göstermektedir.

