TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Oral Presentation - 104

Effects of Beta-Catenin, PHOX2B, and ALK Expression on Prognosis and Surgical Outcomes in Intermediate- and High-Risk Neuroblastoma

Savalan Khammadlı 1, Ali Ekber Hakalmaz 1, Mine Önenerk Men 2, Nil Çomunoğlu 2, Süheyla Ocak 3, Gonca Topuzlu Tekant 1, Rahşan Özcan 1
1 Istanbul University-Cerrahpasa, Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Pediatric Surgery
2 Istanbul University Cerrahpaşa Faculty of Medicine Department of Pathology
3 Istanbul University Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Pediatrics, Divison of Pediatric Hematology and Oncology

Objective:
This study evaluated the prognostic value of β-catenin, PHOX2B, and ALK expression and their association with image-defined risk factors and surgical outcomes in intra-abdominal neuroblastoma cases classified as intermediate- or high-risk according to the INRG system.

Materials and Methods:
Patients operated for intermediate- or high-risk neuroblastoma between 2017 and 2025 were retrospectively reviewed. Demographic data, INRG stage/risk group, MYCN and 11q23 status, bone marrow involvement, resection status, neoadjuvant chemotherapy-related IDRF change, overall survival (OS), and event-free survival (EFS) were evaluated. β-catenin, PHOX2B, and ALK expression levels were assessed immunohistochemically.

Results:
Twenty-seven evaluable patients were included (14 female, 13 male). Of these, 74.1% were high-risk and 63.0% had stage M disease. Bone marrow involvement was detected in 16 cases (59.3%), and MYCN amplification was positive in 18.5%. PHOX2B expression was positive in all patients. Complete resection was achieved in 92.6%, and 9 patients (33.3%) died during follow-up. ALK expression was not associated with INRG stage, risk group, resection status, bone marrow involvement, MYCN amplification, or 11q23 status. β-catenin expression was also unrelated to INRG stage, risk group, resection status, bone marrow involvement, and MYCN amplification; however, a borderline trend was observed with 11q23 status. ALK expression showed a weak positive correlation with pre-chemotherapy IDRF count. ALK had no effect on OS, whereas β-catenin showed a non-significant protective trend for OS. High β-catenin expression was associated with a tendency toward lower EFS.

Conclusion:
PHOX2B positivity in all cases supports its diagnostic value. ALK and β-catenin were not demonstrated as prognostic markers for OS. However, the association between ALK expression and pre-chemotherapy IDRF burden, together with the EFS trend observed for β-catenin, suggests that these markers warrant further investigation regarding surgical risk, disease course, and survival prediction.

Orta ve Yüksek Riskli Nöroblastomlarda Beta-Katenin, PHOX2B ve ALK Ekspresyonlarının Prognoza Etkileri ve Cerrahi Sonuçlar

Savalan Khammadlı 1, Ali Ekber Hakalmaz 1, Mine Önenerk Men 2, Nil Çomunoğlu 2, Süheyla Ocak 3, Gonca Topuzlu Tekant 1, Rahşan Özcan 1
1 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı
3 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı

Amaç: INRG orta (ORG) ve yüksek (YRG) risk grubu, karın içi yerleşimli nöroblastom olgularında β-katenin, PHOX2B ve ALK ekspresyonlarının prognostik değeri, IDRF ve cerrahi sonuçlarla ilişkisinin değerlendirilmesidir.

Gereç ve Yöntem: 2017–2025 yıllarında ORG ve YRG nedeniyle opere edilen olgular geriye dönük incelendi. Demografik veriler, INRG evresi/risk grubu, MYCN ve 11q23 durumu, kemik iliği tutulumu, rezeksiyon tanımı, neoadjuvan kemoterapiyle IDRF değişimi, genel(OS) ve olaysız(EFS) sağkalım değerlendirildi. β-katenin, PHOX2B ve ALK ekspresyonları immünohistokimyasal olarak incelendi .

Bulgular: Değerlendirilebilen 27 olgunun (K:14, E:13) %74,1'i YRG'ndaydı; %63'ü evre M idi. Kemik iliği tutulumu 16 (%59,3) olguda saptandı. NMYC amplifikasyonu %18,5 pozitifti; PHOX2B tüm hastalarda (%100) pozitifti. Olguların %92,6'sında tam rezeksiyon sağlandı; izlemde 9 (%33,3) olgu kaybedildi. ALK ekspresyonu INRG evresi (p=0,887), risk grubu (p=0,731), rezeksiyon (p=0,273), kemik iliği (p=0,656), NMYC (p=0,194) ve 11q23 (p=0,450) ile ilişkisizdi. β-katenin de INRG evresi (p=0,649), risk grubu (p=0,563), rezeksiyon (p=0,542), kemik iliği (p=1,000) ve NMYC (p=0,286) ile ilişkisizken, 11q23 ile sınırda eğilim (p=0,071) izlendi. ALK ile kemoterapi öncesi IDRF sayısı arasında zayıf pozitif korelasyon saptandı (ρ=0,385; p=0,047). Tek değişkenli Cox analizinde ALK'nın OS üzerinde etkisi yoktu (p=0,866); β-katenin için koruyucu eğilim olmakla birlikte anlamlı değildi (p=0,066). Kaplan–Meier'de gruplar arası fark saptanmadı. β-katenin düzeyleri eksitus grubunda daha düşüktü(p=0,322) .

Sonuç: PHOX2B'nin tüm olgularda pozitif olması tanısal değerini desteklemektedir. ALK ve β-katenin ekspresyonları genel sağkalım açısından prognostik belirteç olarak gösterilememiştir. Bununla birlikte ALK'nın kemoterapi öncesi IDRF yüküyle ilişkili olması ve yüksek β-katenin ekspresyonunda olaysız sağkalımın daha düşük seyretmesi, bu belirteçlerin cerrahi risk, hastalık seyri ve sağkalım öngörüsü açısından daha geniş serilerde araştırılmaya değer olduğunu düşündürmektedir.

Close