Oral Presentation - 103
Pediatric cervical lymph node biopsy: Can anatomical localization predict malignancy?
Merve Duman Küçükkuray 1, Ayşe Karaman 1, Nihan Sağsöz 1, Fatma Tuba Yıldırım 2, İbrahim Karaman 1
1 University of Health Sciences, Ankara Etlik City Hospital, Children Hospital, Department of Pediatric Surgery, Ankara
2 University of Health Sciences Turkey, Ankara Etlik City Hospital, Department of Pediatric Hematology and Oncology
Aim: Determining the need for lymph node biopsy in children with cervical lymphadenopathy remains challenging. This study aimed to identify clinical and anatomical factors associated with malignancy in children undergoing cervical lymph node biopsy.
Methods: Children who underwent cervical lymph node biopsy between 2023 and 2026 were retrospectively analyzed. Patients were categorized as having benign or malignant pathology according to histopathological findings. Demographic, clinical, and anatomical characteristics were compared between groups. Variables associated with malignancy were further assessed using univariate and multivariable logistic regression analyses. Statistical significance was defined as p<0.05.
Results: Fifty children were included, including 25 with benign and 25 with malignant histopathological diagnoses. Age, sex, lymph node size, lymph node duration, antibiotic use, animal exposure, B symptoms, and physical examination findings did not differ significantly between groups.
Malignant lymphadenopathy was more frequently located on the left side of the neck compared with benign lesions (56% vs. 24%, p=0.021). Lower cervical localization was also significantly more common in malignant cases (36% vs. 8%, p=0.017). Notably, 9 of 11 lymph nodes (81.8%) located in the lower cervical quadrants were malignant.
In univariate logistic regression analysis, left-sided localization (OR=4.03; 95% CI: 1.20–13.53; p=0.024) and lower cervical localization (OR=6.49; 95% CI: 1.23–34.01; p=0.027) were associated with malignancy.
Multivariable logistic regression analysis demonstrated that both left-sided localization (adjusted OR=3.75; 95% CI: 1.05–13.33; p=0.042) and lower cervical localization (adjusted OR=5.95; 95% CI: 1.07–33.13; p=0.042) remained independent predictors of malignancy.
Conclusions: Anatomical localization was the strongest predictor of malignancy in this cohort. Left-sided and lower cervical lymphadenopathy were independently associated with malignant pathology, whereas traditionally recognized clinical features were not. Lower cervical lymph nodes showed a particularly high malignancy rate, suggesting that anatomical location should be considered when evaluating biopsy indications in children with cervical lymphadenopathy.
Çocuklarda servikal lenf düğümü biyopsisi: Anatomik lokalizasyon kötü huyluluğu öngörebilir mi?
Merve Duman Küçükkuray 1, Ayşe Karaman 1, Nihan Sağsöz 1, Fatma Tuba Yıldırım 2, İbrahim Karaman 1
1 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği
Amaç: Servikal lenfadenopatisi olan çocuklarda lenf düğümü biyopsisine duyulan ihtiyacın belirlenmesi zorlu bir süreçtir. Bu çalışma, servikal lenf düğümü biyopsisi yapılan çocuklarda maligniteyle ilişkili klinik ve anatomik faktörleri belirlemeyi amaçlamıştır.
Yöntem: 2023-2026 yılları arasında servikal lenf nodu biyopsisi yapılan çocuklar retrospektif olarak analiz edildi. Hastalar histopatolojik bulgulara göre benign veya malign patolojiye sahip olarak sınıflandırıldı. Gruplar arasında demografik, klinik ve anatomik özellikler karşılaştırıldı. Malignite ile ilişkili değişkenler, tek ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri kullanılarak değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlendi.
Bulgular: 25'i benign ve 25'i malign histopatolojik tanılı 50 çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Yaş, cinsiyet, lenf nodu boyutu, lenf nodu süresi, antibiyotik kullanımı, B semptomları ve fizik muayene bulguları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir.
Malign lenfadenopati, benign lezyonlara kıyasla boynun sol tarafında daha sık görülmüştür (%56'ya karşı %24, p=0,021). Alt servikal lokalizasyonda malign vakalar anlamlı derecede daha yaygındı (%36'ya karşı %8, p=0,017). Dikkat çekici olarak, alt servikal kadranlarda bulunan 11 lenf düğümünden 9'u (%81,8) maligndi.
Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde, sol taraflı lokalizasyon (OR=4,03; %95 CI: 1,20–13,53; p=0,024) ve alt servikal lokalizasyon (OR=6,49; %95 CI: 1,23–34,01; p=0,027) maligniteyle ilişkili bulunmuştur. Çok değişkenli lojistik regresyon analizi, hem sol taraflı lokalizasyonun (ayarlanmış OR=3,75; %95 CI: 1,05–13,33; p=0,042) hem de alt servikal lokalizasyonun (ayarlanmış OR=5,95; %95 CI: 1,07–33,13; p=0,042) malignitenin bağımsız belirleyicileri olarak kaldığını göstermiştir.
Sonuç: Anatomik lokalizasyon, bu kohortta malignitenin en güçlü belirleyicisiydi. Sol taraflı ve alt servikal lenfadenopati, malign patoloji ile bağımsız olarak ilişkiliydi, ancak geleneksel olarak kabul edilen klinik özelliklerle ilişkili değildi. Alt servikal lenf düğümlerinde özellikle yüksek bir malignite oranı görüldü; bu da servikal lenfadenopatisi olan çocuklarda biyopsi endikasyonlarını değerlendirirken anatomik konumun dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir.

