TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 136

Which children require more than conservative management? factors predicting the need for minimally ınvasive treatment in pediatric pilonidal sinus disease

İncinur Genişol, Hakan Sarıkaya, Arzu Şencan
Dr. Behçet Uz Child Diseases and Surgery Training and Research Hospital, Pediatric Surgery Clinic

Aim

Predictors of minimally invasive treatment after initial conservative management of pediatric pilonidal sinus disease (PSD) remain unclear. We aimed to identify demographic and lesion-related factors associated with treatment requirements.

Methods

This retrospective single-center study included 116 children treated for PSD between 2024 and 2025 with at least 6 months of follow-up. Initial management included local care, drainage when required, antiseptic wound care, antibiotics, hygiene and hair-control advice, and reassessment after 10 days. Minimally invasive treatment was defined as phenol application alone or endoscopic pilonidal sinus treatment (EPSiT) combined with phenol. Group comparisons and logistic regression analyses were performed.

Results

Conservative management was successful in 58 patients (50.0%), whereas 58 (50.0%) required minimally invasive treatment; 9 received phenol alone and 49 underwent EPSiT combined with phenol. Patient-related factors, including age, sex, body mass index, obesity, family history, hygiene status, and Karakas classification, were not significantly associated with treatment requirements.

Patients requiring minimally invasive treatment had higher pit (p=0.006) and granuloma counts (p=0.023). Multiple pits (84.5% vs. 63.8%; p=0.019) and granuloma presence (41.4% vs. 22.4%; p=0.046) were more frequent in this group. In multivariable analysis, multiple pits independently predicted minimally invasive treatment (adjusted OR=2.81; 95% CI: 1.14–6.93; p=0.025), whereas granuloma presence did not reach statistical significance (p=0.063).

Conclusion

Half of pediatric PSD patients were successfully managed conservatively. Multiple pits independently predicted the need for minimally invasive treatment, suggesting that local disease burden may guide treatment planning.

Hangi çocuklar konservatif tedaviden fazlasına ihtiyaç duyar? Pediatrik pilonidal sinüs hastalığında minimal invaziv cerrahi gereksinimini ön gören faktörler

İncinur Genişol, Hakan Sarıkaya, Arzu Şencan
Dr Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği

Amaç

Pediatrik pilonidal sinüs hastalığında (PSH) konservatif tedavi sonrası minimal invaziv tedavi gereksinimini öngören faktörler yeterince tanımlanmamıştır. Bu çalışmada, minimal invaziv tedavi gereksinimiyle ilişkili demografik ve lezyona ait özelliklerin belirlenmesi amaçlandı.

Yöntem

Bu retrospektif, tek merkezli kohort çalışmasına 2024–2025 yılları arasında PSH nedeniyle tedavi edilen ve en az altı aylık takibi bulunan 116 çocuk dahil edildi. Başlangıç tedavisi; lokal bakım, gerekli olgularda drenaj, antiseptik yara bakımı, antibiyotik tedavisi, hijyen ve kıllanma kontrolü önerileri ile 10 gün sonra yeniden değerlendirmeyi içeriyordu. Minimal invaziv tedavi, fenol uygulaması veya endoskopik pilonidal sinüs tedavisi (EPSiT) ile birlikte fenol uygulanması olarak tanımlandı. İlişkili faktörler tek ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleriyle değerlendirildi.

Bulgular

Hastaların 58’inde (%50,0) konservatif tedavi yeterli olurken, 58’inde (%50,0) minimal invaziv tedavi gerekti. Bu hastaların 9’una (%15,5) yalnızca fenol, 49’una (%84,5) EPSiT ile birlikte fenol uygulandı. Hastaya ait özelliklerle tedavi gereksinimi arasında anlamlı ilişki bulunmadı.

Minimal invaziv tedavi gereken hastalarda pit (p=0,006) ve granülom sayıları (p=0,023) daha yüksekti. Çoklu pit (%84,5’e karşı %63,8; p=0,019) ve granülom varlığı (%41,4’e karşı %22,4; p=0,046) bu grupta daha sıktı. Çok değişkenli analizde yalnızca çoklu pit varlığı minimal invaziv tedavi gereksiniminin bağımsız belirleyicisiydi (düzeltilmiş OR=2,81; %95 GA: 1,14–6,93; p=0,025). Granülom varlığı istatistiksel anlamlı bulunmadı (p=0,063).

Sonuç

Pediatrik PSH hastalarının yarısı yalnızca konservatif tedaviyle başarılı şekilde yönetildi. Çoklu pit varlığı minimal invaziv tedavi gereksinimini bağımsız olarak öngördü. Bulgular, tedavi planlamasında hasta özelliklerinden çok lokal hastalık yükünün belirleyici olabileceğini göstermektedir.

Close