Poster - 114
Clinical and Ultrasonographic Predictors of Malignancy in Childhood Thyroid Nodules
Muhammet Necmi Gürel 1, Vildan Selin Çayhan 1, Büşra Çetinkaya 1, Süleyman Arif Bostancı 1, Elif Emel Erten 1, Ahmet Ertürk 1, Can İhsan Öztorun 1, Sabri Demir 1, Emrah Şenel 1, Çağrı Damar 2, Nedim Gülaldı 3, Neriman Sarı 4, Fatih Gürbüz 5, Müjdem Nur Azılı 1
1 Ankara Bilkent City Hospital Department of Pediatric Surgery
2 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Pediatric Radiology
3 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Nuclear Medicine, Ankara
4 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Pediatric Oncology
5 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Pediatric Endocrinology
Objective: The rate of malignancy in childhood thyroid nodules is higher than in adults, yet the predictors used to guide the decision for surgical treatment remain considerably limited. This study aimed to identify the clinical and ultrasonographic (US) variables predicting malignancy in children operated on for thyroid nodules.
Methods: The records of 71 patients under 18 years of age who underwent thyroidectomy for a thyroid nodule were reviewed retrospectively. Age, history of neck irradiation (RT), presence of microcalcification on US, presence of metastatic cervical lymphadenopathy (LAP), anteroposterior (AP) diameter of the nodule, AP/transverse diameter ratio and thyroglobulin wash-out results were compared with histopathological findings. Continuous variables were analysed with the Mann-Whitney U test and categorical variables with Fisher's exact test.
Results: Malignancy was detected in 50 patients (70.4%). The malignancy rate was 82% in patients with microcalcification and 58% in those without calcification (OR 3.21; p=0.040); both of the two patients with macrocalcification had malignant disease. Malignancy was found in 89% of patients with metastatic LAP and in 64% of those without (OR 4.47; p=0.072), (n=1, Cowden Send.). The malignancy rate was 92% in wash-out–positive patients and 66% in wash-out–negative patients (OR 5.64; p=0.094). Six of seven patients with a history of RT were malignant (86%; p=0.665). No difference was observed between the groups with respect to age (median 15 vs 16 years; p=0.120). The AP diameter of malignant nodules was smaller than that of benign nodules (median 16 mm vs 22 mm; p=0.050). The AP/transverse diameter ratio did not predict malignancy (median 1.25 vs 1.52; p=0.503).
Conclusion: Microcalcification was the only marker significantly associated with malignancy. Although malignancy rates were markedly higher in the presence of metastatic LAP and thyroglobulin wash-out positivity, these associations did not reach statistical significance, which may be related to the limited sample size. An increased AP/transverse diameter ratio, considered suspicious in adults, did not predict malignancy in this study.
Çocukluk Çağı Tiroid Nodüllerinde Maligniteyi Öngören Klinik ve Ultrasonografik Belirteçler
Muhammet Necmi Gürel 1, Vildan Selin Çayhan 1, Büşra Çetinkaya 1, Süleyman Arif Bostancı 1, Elif Emel Erten 1, Ahmet Ertürk 1, Can İhsan Öztorun 1, Sabri Demir 1, Emrah Şenel 1, Çağrı Damar 2, Nedim Gülaldı 3, Neriman Sarı 4, Fatih Gürbüz 5, Müjdem Nur Azılı 1
1 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Çocuk Radyoloji Kliniği
3 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Nükleer Tıp Kliniği, Ankara
4 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Çocuk Onkoloji Kliniği
5 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Çocuk Endokrinoloji Kliniği
Amaç: Çocukluk çağı tiroid nodüllerinde malignite oranı erişkinlere göre yüksektir ancak cerrahi tedavi kararı verebilmek için kullanılan maligniteyi öngören belirteçler oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada, tiroid nodülü nedeniyle opere edilen çocuklarda maligniteyi öngören klinik ve ultrasonografik (USG) değişkenlerin belirlenmesi amaçlandı.
Yöntem: Tiroid nodülü nedeniyle tiroidektomi uygulanan 18 yaş altı 71 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi. Yaş, boyuna radyoterapi (RT) öyküsü, USG'de mikrokalsifikasyon varlığı, metastatik servikal lenfadenopati (LAP) varlığı, nodülün ön-arka çapı, ön-arka/transvers çap oranı ve tiroglobulin wash-out sonuçları histopatoloji sonuçları ile karşılaştırıldı. Sürekli değişkenler Mann-Whitney U, kategorik değişkenler Fisher kesin testi ile değerlendirildi.
Bulgular: 50 hastada (%70,4) malignite saptandı. Mikrokalsifikasyon bulunanlarda malignite oranı %82 , kalsifikasyon bulunmayanlarda %58 idi (OR 3,21; p=0,040); makrokalsifikasyonlu iki hastanın ikisi de malign idi. Metastatik LAP varlığında malignite oranı %89 , yokluğunda %64 olarak saptandı. (OR 4,47; p=0,072), (n=1, Cowden Send.). Wash-out pozitifliğinde malignite oranı %92 , negatifliğinde %66 idi (OR 5,64; p=0,094). RT öyküsü olan yedi hastanın 6’sı malign idi (%86; p=0,665). Yaş açısından gruplar arasında fark saptanmadı. (medyan 15'e karşı 16 yıl; p=0,120). Malign nodüllerin ön-arka çapı benign nodüllerden daha küçüktü (medyan 16 mm'ye karşı 22 mm; p=0,050). Ön-arka/transvers çap oranı maligniteyi öngörmedi (medyan 1,25'e karşı 1,52; p=0,503).
Sonuç: Mikrokalsifikasyon, maligniteyle anlamlı ilişki gösteren tek belirteç oldu; metastatik LAP varlığı ve tiroglobulin wash-out pozitifliğinde malignite oranları belirgin yüksek olmakla birlikte istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı; bu durum örneklem büyüklüğünün sınırlı olmasıyla ilişkili olabilir. Erişkinlerde şüpheli kabul edilen ön-arka/transvers çap oranı yüksekliği bu çalışmada maligniteyi öngörmedi.

