TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Oral Presentation - 57

Beyond imaging: The role of Collins-based size assessment and clinical management in adolescent large primary spontaneous pneumothorax

Nurbek Nurmamatovich Nurmamatov 1, Mehmet Mert 1, Pelin Koca 2, Cemal Bilir 1, Mehmet Surhan Arda 1
1 Bakırcay University Çiğli Training and Education Hospital, Dept. of Pediatric Surgery, İzmir
2 Bakircay University, Faculty of Medicine, Department of Medical Pharmacology

Aim

Primary spontaneous pneumothorax (PSP) is uncommon in children. Evidence for managing large PSP (LPSP) is limited, and current recommendations are largely based on adult studies. This study evaluated the effects of pneumothorax size measured by the Collins method (Collins pneumothorax assessment, CPA), clinical course, and treatment strategies on outcomes and recurrence in adolescents with LPSP.

Methods
Patients aged 10–18 years treated for PSP at a single center between January 2019 and March 2026 were retrospectively reviewed. Cases with CPA ≥24 were classified as LPSP. Demographic data, clinical findings, CPA, treatment approach, chest tube characteristics, analgesic strategies, treatment duration, and outcomes were analyzed. The primary outcome was late recurrence.

Results
Thirty-two patients were included (mean age 15.9±1.0 years); 29 (90.6%) were male. Median symptom duration before admission was 105 minutes (60–150), and median follow-up was 23 months (15–35.3). Recurrence occurred in 12 patients (37.5%). Age, sex, symptom duration, and pneumothorax side were similar between groups. Median CPA was 53.1% (34.7–81.0), with no correlation between symptom duration and CPA. Initial CPA was higher in patients with recurrence (p=0.013). Treatment duration (p=0.006) and chest tube duration (p=0.001) were also longer in this group. Chest tube size, intraoperative local anesthetic use, and opioid administration were not associated with recurrence. Multivariable logistic regression identified treatment duration as an independent predictor of recurrence (OR 1.431, 95% CI 1.018–2.013; p=0.039), whereas CPA was not.

Conclusions
Although initial CPA was higher in patients with recurrence, it was not an independent predictor. Treatment duration independently predicted recurrence, suggesting that recurrence risk cannot be explained by radiological findings alone. Clinical factors should be considered alongside initial imaging when assessing recurrence risk in adolescents with LPSP.

Görüntülemenin ötesinde: Adölesan geniş primer spontan pnömotoraksta Collins methodu ile pnömotoraks boyut değerlendirmesi ve klinik yönetimin rolü

Nurbek Nurmamatovich Nurmamatov 1, Mehmet Mert 1, Pelin Koca 2, Cemal Bilir 1, Mehmet Surhan Arda 1
1 Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, İzmir
2 Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı

Amaç

Primer spontan pnömotoraks(PSP), çocuklarda nadir görülen bir klinik tablodur. Çocuklarda geniş PSP (GPSP)’nin yönetimine ilişkin kanıtlar sınırlı olup, mevcut algoritmalarının çoğu erişkin çalışmalarına dayanmaktadır. Bu çalışmada adölesan GPSP’li hastalarda Collins yöntemi ile hesaplanan pnömotoraks boyutunun (CPA), klinik seyir, tedavi yaklaşımlarının; tedavi sonuçları ve nüks üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem

Ocak 2019-Mart 2026 arasında tek merkezde tedavi edilen 10-18 yaş arasındaki PSP olguları retrospektif olarak değerlendirildi. CPA≥24 olan olgular GPSP olarak kabul edildi. Demografik özellikler, klinik bulgular, CPA, tedavi yaklaşımı, toraks tüpü özellikleri, analjezi stratejileri, tedavi süresi, klinik sonuçlar değerlendirildi. Primer sonlanım noktası geç dönem nüks olarak belirlendi.

Bulgular

Çalışmaya 32 hasta dahil edildi. Yaş ortalaması 15.9±1 olup, erkek olgular çoğunluktaydı (29,%90.6). Hastaneye başvuru süresi medyan 105dk (60–150), takip süresi ise medyan 23aydı (15–35,3). 12 (%37,5) hastada nüks gelişti. Nüks gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında yaş, cinsiyet, semptom süresi ve pnömotoraks tarafı açısından anlamlı fark saptanmadı. CPA %53,1 (34,7–81,0) olup, semptom süresi ile CPA arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Nüks gelişen hastalarda başlangıç CPA anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,013). Nüks gelişen hastalarda tedavi süresi (p=0,006) ve toraks tüpü kalış süresi (p=0,001) daha uzundu. Toraks tüpü çapı, intraoperatif lokal anestezik ve opioid kullanımı ile nüks arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde tedavi süresi nüks için risk faktörü olarak saptandı (OR=1,431; %95 GA: 1,018–2,013; p=0,039), ancak CPA anlamlı bulunmadı (OR=1,017; %95 GA: 0,992–1,044; p=0,188).

Sonuç

Adölesan GPSP'de nüks gelişenlerde başlangıç CPA daha yüksektir. Tedavi süresinin bağımsız risk faktörü olarak saptanması, nüks riskinin yalnızca başlangıç radyolojik değerlendirmesi ile açıklanamayacağını düşündürmektedir. Bu bulgular, GPSP'nin yönetiminde başlangıç radyolojik bulguların yanı sıra, tedavi süresinin de nüks riskinin değerlendirilmesinde önemli bir klinik gösterge olarak dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir.

Close