TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 82

More than meets the eyes: Traumatic abdominal wall hernia following handlebar injury with intact skin in a child

Nurbek Nurmamatovich Nurmamatov, Mehmet Mert, Aslıhan Nallı, Mehmet Surhan Arda
Bakırcay University Çiğli Training and Education Hospital, Dept. of Pediatric Surgery, İzmir

Introduction
Traumatic abdominal wall hernia (TAWH) is a rare consequence of blunt abdominal trauma, particularly following bicycle handlebar injury (BHI), characterized by disruption of the abdominal musculofascial layers despite intact skin. Although contrast-enhanced computed tomography (CT) is considered the diagnostic modality of choice, its reported false-negative rate is approximately 6–7%. We present a pediatric case of TAWH after BHI in which the initial CT scan was negative, but omental herniation and a subcutaneous abscess developed secondary to musculofascial disruption without penetrating injury, together with its surgical management.

Case presentation

An 8-year-old boy presented after falling from a bicycle. Physical examination revealed a prominent handlebar mark with localized tenderness, erythema, and swelling in the left upper quadrant, approximately 2 cm below the costal margin along the midclavicular line. He was admitted for observation. During follow-up, he developed increasing pain at the injury site and one episode of non-bilious vomiting. Although radiological evaluation was reported as normal, persistent clinical suspicion prompted diagnostic laparoscopy. Under anesthesia, the abdominal skin was intact. Laparoscopy demonstrated omental herniation through a left upper quadrant abdominal wall defect, which was partially sealed by the gastric antrum and the left hepatic lobe. After reduction, a gastric serosal tear was repaired intracorporeally with primary suturing, and a partial omentectomy was performed. Through a separate skin incision, a subcutaneous abscess was drained, necrotic tissue was debrided, and an approximately 4-cm musculofascial defect was repaired primarily. Oral feeding was resumed on postoperative day 2, and the patient was discharged uneventfully on postoperative day 5.

Conclusion
Apparently minor bicycle handlebar injuries in children may conceal significant abdominal wall and intra-abdominal injuries. Even when CT findings are negative, persistent clinical suspicion should prompt diagnostic laparoscopy, which provides a safe and effective approach for both definitive diagnosis and treatment.

Görünenden fazlası: Cilt bütünlüğünün korunduğu gidon yaralanmasına bağlı travmatik karın duvarı hernisi

Nurbek Nurmamatovich Nurmamatov, Mehmet Mert, Aslıhan Nallı, Mehmet Surhan Arda
Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, İzmir

Giriş

Travmatik karın duvarı hernisi (TKDH), künt ve bisiklet gidon travması (BGT) sonrası cilt bütünlüğü korunmasına rağmen kas ve fasya katlarının yırtılmasıyla gelişen nadir bir yaralanmadır. Tanıda iv kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) güvenilir yöntem olarak bilinse de %6-7 oranında hata payı vardır. Bu çalışmada, BT sonucunda patoloji tespit edilmeyen, penetran yaralanma olmaksızın, kas ve fasya yırtığına bağlı omental herniasyon ve ciltaltı absesi gelişen BGT’na bağlı TKDH olgusu ve tedavi yaklaşımı sunulmuştur.

Olgu Sunumu

Sekiz yaşında erkek olgu bisikletten düşme sonrası çocuk acil servise başvurmuş. Fizik muayenede batın sol üst kadranda midklaviküler hatta kot kavsinin yaklaşık 2cm inferiorunda belirgin gidon izi, hassasiyet, kızarıklık ve şişlik dışında bulgu saptanmadı. Hasta yatırılarak izleme alındı. İzleminde lezyon lokalizasyonunda ağrı ve bir kez de safrasız kusma gözlendi. Görüntüleme raporları olağan olarak yorumlansa da diagnostik laparoskopi yapılmasına karar verildi. Anestezi altında yapılan muayenede karın cildi intakt görünümdeydi. Laparoskopik olarak yapılan karın içi gözlemde sol üst kadrandaki defektten omentumun herniye olduğu ve mide antrumu ile karaciğerin sol lobu tarafından defektin kapandığı gözlendi. Karaciğer karın içine redükte edildi. Mide ön yüzündeki serozal defekt intrakorporal olarak primer sütür ile onarıldı. Parsiyel omentektomi yapıldı. Batın cildinden yapılan ayrı bir insizyon ile cilt altında birikmiş pürülan materyal drene edilerek nekrotik dokular debride edildi ve yaklaşık 4 cm’lik kas ve fasya yırtığı primer olarak onarıldı. Postop ikinci gün ağızdan beslenen olgu beşinci günde sorunsuz olarak taburcu edildi.

Sonuç

Çocuklarda gidon yaralanması dışarıda önemsenmeyecek yaralanmalara yol açsa da derin dokularda hasar olabileceği unutulmamalıdır. Görüntülemede her ne kadar patoloji tespit edilmese de klinik şüphenin devam ettiği durumlarda diagnostik laparoskopi hem tanı ve hem tedavi açısından güvenli olacağı kanısındayız.

Close