Poster - 115
Discordance Between Macroscopic Complete Resection and Microscopic Margin Status in Pediatric Adrenal Neurogenic Tumors
Dilara Kısıklı 1, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Bilge Başaran 1, Ahmet Ertürk 2, Aslı Nur Abay 1, Nadide Başak Gülleroğlu 3, Süleyman Arif Bostancı 2, Neriman Sarı 4, Can İhsan Öztorun 2, Emrah Şenel 2, Müjdem Nur Azılı 2
1 Ankara Bilkent City Hospital Department of Pediatric Surgery
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Unıversıty Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
3 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Pediatric Radiology
4 Ankara Bilkent City Hospital, Department of Pediatric Oncology
Objective: Macroscopic complete resection is an important surgical objective in pediatric neuroblastic tumors; however, its relationship with microscopic margin status remains uncertain. This study evaluated the concordance between surgeon-assessed complete resection and histopathological margin status and explored associations with neuroblastic subtype, neoadjuvant therapy, and post-treatment tumor viability.
Methods: Children undergoing resection of adrenal or suprarenal neuroblastic tumors were retrospectively reviewed. Tumors were classified as neuroblastoma, ganglioneuroblastoma, or ganglioneuroma. Macroscopic completeness of resection, microscopic margin status, neoadjuvant therapy, and presence of viable tumor after treatment were analyzed. Categorical variables were compared using exact tests.
Results: Thirty-six patients were included: 22 with neuroblastoma, seven with ganglioneuroblastoma, and seven with ganglioneuroma. Macroscopic complete resection was achieved in 32 patients (88.9%). Despite no documented macroscopic residual mass, 15 of these 32 patients (46.9%) had positive microscopic margins. Positive-margin rates after complete resection were 47.4% (9/19) for neuroblastoma, 57.1% (4/7) for ganglioneuroblastoma, and 33.3% (2/6) for ganglioneuroma, without a significant intergroup difference (p=0.792). Among completely resected tumors, margin positivity was lower following neoadjuvant therapy than after upfront surgery, although the difference was not statistically significant (35.0% vs. 66.7%, p=0.144). Eight neuroblastomas showed no viable tumor after treatment.
Conclusion: Macroscopic complete resection did not reliably predict negative microscopic margins in pediatric neuroblastic tumors. Margin positivity was not associated with neuroblastic subtype. Microscopic margin status should be evaluated separately from macroscopic residual disease, and its prognostic significance should be investigated using local-recurrence and survival outcomes.
Pediatrik Adrenal Nörojenik Tümörlerde Makroskopik Tam Rezeksiyon ile Cerrahi Sınır Arasındaki Uyumsuzluk
Dilara Kısıklı 1, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Bilge Başaran 1, Ahmet Ertürk 2, Aslı Nur Abay 1, Nadide Başak Gülleroğlu 3, Süleyman Arif Bostancı 2, Neriman Sarı 4, Can İhsan Öztorun 2, Emrah Şenel 2, Müjdem Nur Azılı 2
1 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
3 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Çocuk Radyoloji Kliniği
4 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Çocuk Onkoloji Kliniği
Amaç: Makroskopik tam rezeksiyon, pediatrik nöroblastik tümörlerde önemli bir cerrahi hedeftir; ancak bunun mikroskopik marj durumu ile ilişkisi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmada, cerrah tarafından değerlendirilen tam rezeksiyon ile histopatolojik marj durumu arasındaki uyum değerlendirilmiş ve nöroblastik alt tip, neoadjuvan tedavi ve tedavi sonrası tümör canlılığı ile olan ilişkiler araştırılmıştır.
Yöntemler: Adrenal veya suprarenal nöroblastik tümörlerin rezeksiyonu yapılan çocuklar retrospektif olarak incelenmiştir. Tümörler nöroblastom, ganglioneuroblastom veya ganglioneurom olarak sınıflandırılmıştır. Makroskopik tam rezeksiyon, mikroskopik marj durumu, neoadjuvan tedavi ve tedavi sonrası canlı tümör varlığı analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler, kesin testler kullanılarak karşılaştırılmıştır.
Sonuçlar: Çalışmaya 36 hasta dahil edildi: 22’si nöroblastom, yedisi ganglioneuroblastom ve yedisi ganglioneurom hastasıydı. 32 hastada (%88,9) makroskopik tam rezeksiyon sağlandı. Belgelenmiş makroskopik rezidüel kitle olmamasına rağmen, bu 32 hastanın 15’inde (%46,9) mikroskobik cerrahi sınır pozitifliği saptandı. Tam rezeksiyon sonrası pozitif cerrahi sınır oranları nöroblastomda %47,4 (9/19), ganglioneuroblastomda %57,1 (4/7) ve ganglioneuromda %33,3 (2/6) olarak saptanmış olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p=0,792). Tamamen rezeke edilen tümörler arasında, neoadjuvan tedavi sonrası marj pozitifliği, upfront cerrahiye kıyasla daha düşüktü; ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (%35,0’a karşı %66,7, p=0,144). Sekiz nöroblastomda neoadjuvant tedavi sonrasında canlı tümör saptanmadı.
Sonuç: Makroskopik tam rezeksiyon, pediatrik nöroblastik tümörlerde mikroskopik cerrahi sınırın negatif olacağını güvenilir bir şekilde öngörememiştir. Cerrahi sınır pozitifliği, nöroblastik alt tip ile ilişkili bulunmamıştır. Mikroskopik cerrahi sınır durumu, makroskopik rezidüel hastalıktan ayrı olarak değerlendirilmeli ve prognostik önemi, lokal nüks ve sağkalım sonuçları kullanılarak araştırılmalıdır.

