Poster - 80
Can Computed Tomography Be Reduced in Children With Blunt Thoracic Trauma?
Büşra Arıkan Köse, Tuğba Acer Demir, Yasemin Dere Günal, Özgür Çağlar, Fırat Serttürk, İbrahim Karaman, İsmet Faruk Özgüner, Ahmet Kazez
Ankara Etlik City Hospital, Department of Pediatric Surgery
Background: Although computed tomography (CT) is widely used in pediatric blunt thoracic trauma, concerns regarding ionizing radiation have highlighted the need for selective imaging strategies.This study evaluated the association of clinical findings, physical examination, laboratory parameters and chest radiography with thoracic CT findings to identify predictors that may support selective CT utilization.
Methods: We retrospectively reviewed 1,505 children with blunt trauma referred to pediatric surgery among 7,407 trauma admissions to our emergency department between September 2022 and September 2025.
Results: The mean age was 9.7±5.3 years and 999 patients (66.4%) were male.Respiratory distress, abnormal thoracic physical examination, a decrease between initial and followup hemoglobin levels, and abnormal chest radiography were all significantly associated with thoracic injuries detected on CT (all p<0.001). Chest radiography demonstrated 100% specificity and 98% positive predictive value for thoracic injury.Fifty-eight patients underwent thoracic surgical intervention, and 53 of them had abnormal chest radiographs at presentation.The remaining five patients required intervention during follow-up, with the indication for intervention arising on or after the third day following trauma.In the clinical decision pathway, the rate of thoracic intervention was only 0.1% in patients with a Glasgow Coma Scale score ≥9 who had no respiratory distress, normal thoracic physical examination findings, and normal chest radiographs.The patients comprising this 0.1% developed delayed symptoms during follow-up, and thoracic intervention was performed based on subsequent chest radiographic findings.Mortality was significantly higher in patients with thoracic injuries identified on CT than those without injury (6.4% vs. 0.1%, p<0.001).
Conclusions: Combined assessment of physical examination, basic laboratory findings, and chest radiography supports a selective CT utilization in pediatric blunt thoracic trauma.Considering the long-term risks of ionizing radiation associated with CT, particularly the potential risk of radiation-induced malignancy in children, together with the extremely low rate of thoracic intervention observed in clinically stable patients without significant abnormalities on physical examination or chest radiography, suggests that close clinical observation may be preferred over routine chest CT in this population.Such an approach may reduce unnecessary CT utilization and radiation exposure while maintaining the safe management of clinically significant thoracic injuries.
Künt Toraks Travmalı Çocuklarda Tomografi Çekimi Azaltılabilir Mi?
Büşra Arıkan Köse, Tuğba Acer Demir, Yasemin Dere Günal, Özgür Çağlar, Fırat Serttürk, İbrahim Karaman, İsmet Faruk Özgüner, Ahmet Kazez
Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
Amaç: Pediatrik künt toraks travmalarında bilgisayarlı tomografi (BT) yaygın olarak kullanılmasına rağmen, iyonizan radyasyona bağlı riskler nedeniyle seçici kullanım önem taşımaktadır. Bu çalışmada klinik öykü, fizik muayene (FM), laboratuvar ve posteroanterior akciğer grafisi (PAAG) bulgularının toraks BT ile ilişkisi değerlendirilerek seçici BT kullanımını destekleyebilecek kriterlerin belirlenmesi amaçlandı.
Gereç ve Yöntem: Eylül 2022–Eylül 2025 tarihleri arasında hastanemiz acil servisine travma nedeniyle başvuran 7407 çocuk hasta arasından çocuk cerrahisine konsülte edilen 1505 künt travma olgusu retrospektif olarak incelendi.
Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 9,7±5,3 yıl olup 999'u (%66,4) erkekti. Solunum sıkıntısı, toraks FM bulgusu, başvuru ve takip hemoglobin değerleri arasındaki düşüş ile PAAG'de patolojik bulgu varlığı toraks BT'de yaralanma saptanması ile anlamlı ilişkili bulundu (tüm analizlerde p<0,001). PAAG, toraks yaralanmasını öngörmede %100 özgüllük ve %98 pozitif prediktif değere sahipti. Toplam 58 hastaya cerrahi girişim uygulandı ve bunların 53'ünde başvuruda PAAG'de patolojik bulgu mevcuttu. Diğer beş hastaya müdahale ihtiyacı izlemde travma sonrası üçüncü gün ve sonrasında ortaya çıkmıştır. Klinik karar akışında GKS≥9 olan, solunum sıkıntısı, toraks FM bulgusu ve PAAG patolojisi bulunmayan hastalarda toraks girişimi oranı %0,1 olarak bulundu; girişim yapılanlar geç semptomatik olduğunda PAAG ile girişim kararı alınan hastalardı. Mortalite, toraks BT'de yaralanma saptanan hastalarda yaralanma olmayanlara göre daha yüksekti (%6,4'e karşı %0,1; p<0,001).
Sonuç: Pediatrik künt toraks travmalarında fizik muayene, temel laboratuvar değerlendirmesi ve PAAG'nin birlikte kullanılması seçici toraks BT yaklaşımını desteklemektedir. İyonizan radyasyon nedeniyle BT'nin çocuklarda özellikle kanser gibi uzun dönem riskleri göz önünde bulundurulduğunda, fizik muayene ve PAAG'de belirgin patoloji saptanmayan, klinik olarak stabil hastalarda toraks girişimi gereksiniminin son derece düşük olması, bu hasta grubunda rutin BT yerine yakın klinik izlem yaklaşımının tercih edilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Bu yaklaşım gereksiz BT kullanımını ve radyasyon maruziyetini azaltırken, klinik olarak anlamlı yaralanmaların güvenli şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir.

