Oral Presentation - 99
Is there a limit for minimal invasive surgery in pediatric thoracic neurogenic tumor?
Ülgen Çeltik 1, Ülküm Zafer Dökümcü 1, Tülay Öztürk 2, Merve Karayazılı 1, Cengiz Şahutoğlu 3, Eda Ataseven 4, Yeşim Ertan 5, Mehmet Kantar 4, Serap Aksoylar 4, Coşkun Özcan 1
1 Ege University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery, Izmir, TURKEY
2 Ege University Faculty of Medicine Department of Radiology, Division of Pediatric Radiology
3 Ege University Faculty of Medicine, Department Of Anesthesiology, İzmir, TURKEY
4 Ege University Faculty of Medicine Department of Pediatrics, Division of Pediatric Oncology
5 Ege University Faculty of Medicine Department of Pathology
Aim: Following the introduction of image-defined risk factors (IDRFs), radiological staging became the cornerstone of neuroblastoma treatment planning, and neoadjuvant chemotherapy (nCHT) became standard for IDRF+ tumors. However, complete IDRF resolution isn't always achieved, and surgical resection may still be required despite persistent IDRFpositivity. Although persistent IDRFpositivity is often considered a limitation to minimally invasive surgery (MIS), its true anatomical boundaries remain unclear. This study evaluated the feasibility, safety, and limitations of MIS in thoracic neurogenic tumors (TNTs).
Methods: We retrospectively reviewed children undergoing surgical resection for TNTs between 2005 and 2026. Demographic, radiological, pathological, operative, and postoperative data were analyzed. Surgical approaches were compared according to tumor characteristics and IDRF status. Primary outcomes were near-complete (>95%) tumor resection and intraoperative morbidity; secondary outcomes included chest tube duration, hospital stay, and early postoperative complications.
Results: Fifty-eight patients underwent resection for TNTs. Surgical approaches included thoracotomy (n=15), thoracoscopy (n=26), and robotic surgery (n=17). Age, tumor size, and IDRF positivity were comparable among groups. At diagnosis, 44 patients were IDRF+; despite nCHT, 37 underwent resection with persistent IDRFpositivity (Figure 1). Four intraoperative vascular injuries occurred, all in IDRF+ tumors; three involved vascular encasement at or above the aortic arch. Near-complete (>95%) resection was achieved in all patients, with minimal intentional residual disease in two to avoid major vascular morbidity. Chest tube duration did not differ among groups (p=0.18); however, robotic surgery resulted in a significantly shorter hospital stay than thoracotomy (p=0.024). No local recurrence occurred during follow-up.
Conclusion: MIS is effective and safe for managing TNTs in children. IDRFpositivity alone should not be considered a contraindication to MIS; however, intraoperative vascular injury remains a major concern in tumors with vascular encasement at or above the aortic arch.
Çocukluk çağı torasik nörojenik tümörlerinde minimal invaziv cerrahi için bir limit var mıdır?
Ülgen Çeltik 1, Ülküm Zafer Dökümcü 1, Tülay Öztürk 2, Merve Karayazılı 1, Cengiz Şahutoğlu 3, Eda Ataseven 4, Yeşim Ertan 5, Mehmet Kantar 4, Serap Aksoylar 4, Coşkun Özcan 1
1 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir
2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, Çocuk Radyolojisi BD
3 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, İzmir
4 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Çocuk Onkoloji BD
5 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı
Amaç: Görüntüleme ile tanımlanan risk faktörlerinin (Image-Defined Risk Factors, IDRF) tanımlanmasıyla birlikte radyolojik evreleme, nöroblastom tedavi planlamasının temelini oluşturmuş ve IDRF+ tümörlerde neoadjuvan kemoterapi (nKT) standart yaklaşım haline gelmiştir. Ancak IDRF'lerde tam gerileme her zaman sağlanamamakta ve persistan radyolojik risk faktörlerine rağmen cerrahi rezeksiyon gerekebilmektedir. Persistan IDRF+, MIS için sıklıkla sınırlayıcı kabul edilse de, MIS'in gerçek anatomik sınırları net değildir. Bu çalışmada torasik nörojenik tümörlerde (TNT) MIS'in uygulanabilirliği, güvenliği ve sınırları değerlendirildi.
Yöntem: 2005–2026 yılları arasında TNT nedeniyle cerrahi rezeksiyon uygulanan hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografi, radyolojik, patolojik, cerrahi ve postoperatif veriler analiz edildi. Cerrahi yaklaşımlar tümör özellikleri ve IDRF durumu açısından karşılaştırıldı. Birincil sonuç ölçütleri %95'in üzerinde rezeksiyon başarısı ve intraoperatif morbidite, ikincil sonuç ölçütleriyse toraks tüpü kalış süresi, hastanede yatış süresi ve erken postoperatif komplikasyonlardı.
Bulgular: 58 hasta opere edildi. Cerrahi yaklaşımlar torakotomi (n=15), torakoskopi (n=26) ve robotik cerrahiydi (n=17). Hasta yaşı, tümör boyutu ve IDRF+ cerrahi gruplar arasında benzerdi. Tanı anında 44 hasta IDRF+; nKT rağmen 37 hastada persistan IDRF+ varlığında cerrahi rezeksiyon gerçekleştirildi (Şekil1). Dört hastada intraoperatif vasküler yaralanma gelişti ve bunların tamamı IDRF+ grubundaydı. Bu yaralanmaların üçü, aortik ark seviyesinde/üzerinde damar sarılması bulunan olgularda meydana geldi. Tüm hastalarda %95'in üzerinde rezeksiyon sağlandı; iki hastada ise vasküler morbiditeden kaçınmak amacıyla bilinçli olarak minimal rezidü bırakıldı. Toraks tüpü kalış süresi gruplar arasında farklılık göstermedi (p=0,18). Fakat robotik cerrahi uygulanan hastalarda torakotomi grubuna göre hastanede yatış süresi anlamlı olarak kısaydı (p=0,024). Takip süresince hiçbir hastada lokal nüks
Sonuç: MIS, TNT tedavisinde etkili ve güvenli bir yöntemdir. Tek başına IDRF+ MIS için kontrendikasyon olarak değerlendirilmemelidir. Ancak özellikle aortik ark seviyesinde/üzerinde damar sarılımı bulunan olgularda vasküler yaralanma riski yüksek olduğundan, bu hastalarda hasta seçimi ve cerrahi planlama önemlidir.

