Poster - 65
Multidisciplinary Aerodigestive Reconstruction Following Extensive Caustic Injuries Involving the Oropharynx and Esophagus
Ülgen Çeltik 1, Kerem Öztürk 2, Büşra Acun 1, Cengiz Şahutoğlu 3, Coşkun Özcan 1, Ülküm Zafer Dökümcü 1
1 Ege University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery, Izmir, TURKEY
2 Ege University Faculty of Medicine, Department of Otorhinolaryng logy, Izmir, TURKEY
3 Ege University Faculty of Medicine, Department Of Anesthesiology, İzmir, TURKEY
Aim:
Extensive caustic injuries may involve not only the esophagus but also the tongue base and hypopharynx. Successful treatment requires restoration of both gastrointestinal continuity and upper aerodigestive function. We present two complex cases managed through a multidisciplinary collaboration between Otolaryngology (ENT) and Pediatric Surgery.
Case Presentation:
Case 1: 3-year-old boy presented three months after caustic ingestion with dysphagia and respiratory distress. A tracheostomy was performed at another center, and he was referred with a nasogastric tube. Upper gastrointestinal endoscopy demonstrated complete oropharyngeal obliteration with no visible epiglottis or vocal cords; only a narrow tract allowing passage of a 12-Fr nasogastric tube was identified. Endoscopic laser excision of the severely deformed epiglottis and dense supraglottic scar tissue was performed by the Head and Neck Surgeon. Esophagography demonstrated a long-segment esophageal stricture. Following failed endoscopic treatment, the Pediatric Surgery team performed laparoscopic gastric transposition. At 6-month follow-up, the tracheostomy had been closed and the patient was tolerating a full oral diet.
Case 2: 3-year-old girl was referred from Kazakhstan one year after caustic ingestion with a tracheostomy and gastrostomy because the esophageal inlet could not be identified for endoscopic dilatation. Endoscopy revealed complete oropharyngeal obliteration. A 3-mm Fogarty catheter was advanced through a pinpoint opening and used as a guide for endoscopic laser recanalization, exposing the esophageal inlet. A long-segment proximal esophageal stricture was identified. Endoscopic laser release of hypopharyngeal stricture and supraglottic scar tissue was followed by laparoscopic gastric transposition. The patient was discharged on a full oral diet two weeks after surgery.
Conclusion:
Extensive caustic injuries extending from the oropharynx to esophagus require advanced reconstructive surgery, close collaboration between ENT and Pediatric Surgery. An experienced aerodigestive team is essential for restoring airway patency, re-establishing upper digestive tract continuity, and achieving favorable functional outcomes.
Orofarenks ve Özofagusu Tutan Yaygın Korozif Yaralanmalarda Multidisipliner Aerodigestif Rekonstrüksiyon
Ülgen Çeltik 1, Kerem Öztürk 2, Büşra Acun 1, Cengiz Şahutoğlu 3, Coşkun Özcan 1, Ülküm Zafer Dökümcü 1
1 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir
2 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz AD, İzmir, Türkiye
3 Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, İzmir
Amaç:
Yaygın korozif yaralanmalarda hasar yalnızca özofagusla sınırlı kalmayıp dil kökü ve hipofarinksi de içerebilir. Bu hastalarda başarılı tedavi yalnızca gastrointestinal devamlılığın sağlanmasını değil, üst aerodigestif sistemin fonksiyonel olarak yeniden yapılandırılmasını gerektirir. Kulak Burun Boğaz ve Çocuk Cerrahisi ekiplerinin birlikte yönettiği iki kompleks olgu sunulması amaçlanmaktadır.
Olgu sunumu:
Olgu 1: Üç yaşında erkek, üç ay önce koroziv madde alımı sonrası giderek artan beslenme ve solunum güçlüğü nedeniyle başka bir merkezde trakeostomi açılmış, nazogastrik sonda ile tarafımıza başvurdu. Üst gastrointestinal endoskopide orofarenksin tamamen oblitere olduğu, epiglot ve vokal kordların seçilemediği, yalnızca 12 Fr nazogastrik sondanın geçtiği ince bir açıklığın bulunduğu görüldü. Baş-boyun cerrahisi tarafından hava yolu açıklığını yeniden sağlamak amacıyla ileri derecede deforme epiglot ile supraglottik bölgedeki yoğun fibrotik dokular lazer yardımıyla eksize edildi. Ardından yapılan özofagus pasaj grafisinde uzun segment düzensiz özofagus darlığı saptandı. Endoskopik tedavi girişimlerinden sonuç alınamaması üzerine Çocuk Cerrahisi ekibi tarafından laparoskopik gastrik transpozisyon uygulandı. Postoperatif 6. ayda trakeostomisi kapatılan hasta tam oral beslenmeye ulaşmıştır.
Olgu 2: Üç yaşında kız, koroziv madde alımından bir yıl sonra Kazakistan'da uygulanmış trakeostomi ve gastrostomi ile, özofagus girişinin dahi bulunamaması nedeniyle ileri tedavi amacıyla merkezimize refere edildi. Üst gastrointestinal endoskopide orofarenksin tamamen oblitere olduğu, epiglot ve vokal kordların seçilemediği görüldü. Fibrotik dokudaki iğne ucu büyüklüğündeki açıklıktan ilerletilen 3 mm Fogarty kateter kılavuzluğunda çevresindeki fibrotik doku lazer ile eksize edilerek özofagus girişi ortaya konuldu. Özofagusun proksimalinden itibaren uzun segment ileri darlık saptanması üzerine, Baş-boyun Cerrahisi tarafından önce supraglottik skar dokusu eksize edilerek hipofaringeal darlıklar serbestleştirildi. Ardından Çocuk Cerrahisi ekibi tarafından laparoskopik gastrik transpozisyon uygulandı. Hasta postoperatif ikinci haftada tam oral beslenerek taburcu edildi.
Sonuç:
Orofarenks ve özofagusa uzanan korozif yaralanmalar, ileri rekonstrüktif cerrahi ve multidisipliner iş birliği gerektirir. Deneyimli bir aerodigestif ekip yaklaşımı, hava yolu güvenliğinin sağlanması, üst sindirim yolu devamlılığının yeniden oluşturulması ve başarılı fonksiyonel sonuçların elde edilmesinde temel rol oynamaktadır.

