TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Case Report - 1

Delayed Diagnosis of Gallbladder Perforation and Bile Peritonitis Following Blunt Abdominal Trauma: A Rare Case Report

Gizem Beril Özdemir, Ayça Töre Başer Tüfekçi, Arda Kaya, Zehra Kaya İlhan, Mesut Yazıcı, Sezen Karaca Özkısacık, Ali Onur Erdem
Adnan Menderes Üniversity School of Medicine Department of Pediatric Surgery

Introduction: Gallbladder injury is a rare complication of blunt abdominal trauma and may be overlooked, particularly in pediatric patients with multiple associated injuries. Delayed clinical presentation can complicate diagnosis and increase morbidity. We report the diagnostic and therapeutic course of a pediatric patient who developed delayed gallbladder perforation after initially successful nonoperative management following high-energy blunt abdominal trauma.

Case Presentation: A 16-year-old boy was admitted after a motorcycle accident. Evaluation revealed right pneumothorax, bilateral pulmonary contusions, multiple rib fractures, AAST grade III liver laceration, AAST grade III right renal injury due to renal artery occlusion, splenic contusion, and a displaced humeral fracture. As he was hemodynamically stable, nonoperative management was initiated in the intensive care unit. Hemodialysis was required because of acute kidney injury. On post-trauma day 10, increasing bilious nasogastric drainage and elevated inflammatory markers raised suspicion of biliary tract injury. Computed tomography demonstrated persistent liver injury, inflammatory changes around the gallbladder, and dense intraperitoneal fluid. The collection, initially considered a hematoma or abscess, was drained percutaneously under ultrasound guidance. Bilious drainage prompted exploratory laparotomy, which revealed bile peritonitis secondary to perforation at the cystic duct level. Cholecystectomy, peritoneal lavage, and drainage were performed. Persistent postoperative bile leakage was successfully managed with endoscopic retrograde cholangiopancreatography and biliary stenting. A subsequent subhepatic abscess was treated with percutaneous and surgical drainagerespectively. The patient was discharged in good condition on post-trauma day 78 following multidisciplinary management.

Conclusion: Gallbladder injury should be considered in patients with multiple injuries after blunt abdominal trauma, particularly in the presence of persistent bilious nasogastric drainage or unexplained intra-abdominal infection. Early clinical suspicion, appropriate imaging, and timely surgical intervention are essential for reducing morbidity and achieving favorable outcomes.

Künt Karın Travması Sonrası Gecikmiş Tanı Alan Safra Kesesi Perforasyonu ve Safra Peritoniti: Nadir Bir Olgu Sunumu

Gizem Beril Özdemir, Ayça Töre Başer Tüfekçi, Arda Kaya, Zehra Kaya İlhan, Mesut Yazıcı, Sezen Karaca Özkısacık, Ali Onur Erdem
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Aydın

Giriş: Safra kesesi yaralanmaları, künt karın travmasının oldukça nadir komplikasyonlarından biridir, özellikle çocukluk çağında eşlik eden çoklu organ yaralanmaları nedeniyle kolaylıkla gözden kaçabilmektedir. Klinik bulguların gecikmeli ortaya çıkması tanıyı güçleştirmekte ve morbiditeyi artırabilmektedir. Bu olgu sunumunda, yüksek enerjili künt karın travması sonrası başlangıçta nonoperatif izlenen, ancak gecikmiş safra kesesi perforasyonu gelişen bir olgunun tanı ve tedavi süreci sunulmuştur.

Olgu Sunumu: Motosiklet kazası sonrası hastanemize dış merkezden sevk edilen 16 yaşında erkek hastada sağ pnömotoraks, bilateral pulmoner kontüzyon, çoklu kot kırıkları, AAST evre III karaciğer laserasyonu, sağ renal arter oklüzyonuna bağlı AAST evre III böbrek yaralanması, dalak kontüzyonu ve deplase humerus kırığı saptandı. Hemodinamik olarak stabil olan hasta Yoğun Bakım Ünitesi'nde nonoperatif olarak izlendi. İzlem sırasında gelişen akut böbrek hasarı nedeniyle olguya hemodiyaliz uygulandı. Travmanın 10. gününde nazogastrik sondadan artan safralı drenaj ve enfeksiyon belirteçlerinde yükselme üzerine yapılan bilgisayarlı tomografide karaciğer laserasyonu, safra kesesi çevresinde inflamatuar değişiklikler ve yoğun içerikli serbest sıvı izlendi. Ön tanıda hematom veya apse düşünülen koleksiyon, ultrasonografi eşliğinde perkütan kateter ile drene edildi. Drenaj içeriğinin safralı olması üzerine yapılan eksplorasyonda safra kaçağının sistik kanal düzeyindeki perforasyondan kaynaklandığı görülerek kolesistektomi, peritoneal irrigasyon ve drenaj uygulandı. Postoperatif dönemde devam eden safra kaçağı nedeniyle endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi eşliğinde biliyer stent yerleştirildi. Takipte gelişen subhepatik apse perkütan ve ardından cerrahi drenaj ile başarılı şekilde tedavi edildi. Uzun süreli ve multidisipliner tedavi sonrasında hasta travmanın 78. gününde şifayla taburcu edildi.

Sonuç: Künt karın travmasına bağlı çoklu organ yaralanması bulunan hastalarda, özellikle persistan safralı nazogastrik drenaj ve açıklanamayan intraabdominal enfeksiyon varlığında safra kesesi yaralanması ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir. Çoklu organ yaralanmalarının klinik tabloyu maskelemesi nedeniyle tanı gecikebilmektedir. Klinik şüphe, uygun görüntüleme yöntemlerinin kullanılması ve zamanında cerrahi müdahaleyle başarılı sonuçlar elde edilebilir. Bu olgu, çocukluk çağında künt karın travmasına bağlı gecikmiş safra kesesi perforasyonunun nadir ancak akılda tutulması gereken bir komplikasyon olduğunu göstermektedir.

Close