TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 118

Ovarian sparing surgery in pediatric ovarian masses: Between oncologic safety and fertility concerns

Ayten Ceren Bakır 1, İlayda Başar Aksu 1, Damat Baghishov 2, Nurşah Eker 2, Gürsu Kıyan 1, Kıvılcım Karadeniz Cerit 1
1 Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery,
2 Marmara University School of Medicine, Division of Pediatric Hematology and Oncology

Aim: In contrast to adults, most ovarian neoplasms in children are benign, with only 10-20% malignancy. As a result, ovarian sparing surgery (OSS) has become an increasingly favored approach to preserve fertility in children. This study presents our institutional experience with OSS between 2011 and 2025, focusing on its feasibility, safety and oncologic outcomes.

Methods: We retrospectively reviewed the medical records of 139 pediatric patients who underwent surgical intervention for ovarian masses. Eight patients with missing data were excluded, leaving 131 patients for analysis. Clinical data including demographics, clinical presentation, imaging modalities, tumor markers (AFP, β-HCG, CA-125), surgical approach (laparoscopic vs open), type of procedure (OSS, oophorectomy, salpingo-oophorectomy), and histopathological diagnoses were analyzed.

Results: Among the 131 patients, 119 (91%) had benign lesions and 12 (9%) were diagnosed with malignant tumors. The most common benign lesion was mature cystic teratoma (n=36). Malignant tumors comprised dysgerminoma (n=7, one combined with gonadoblastoma), immature teratoma (n=3), juvenile granulosa cell tumor (n=1), and isolated gonadoblastoma (n=1). OSS was performed in 102 patients, with benign pathology confirmed in 99% of these cases; the single malignant lesion managed with OSS was a gonadoblastoma. Among benign cases treated without OSS (n=18), roughly one-third were associated with torsion-related infarction. While OSS was initially performed concurrently with detorsion of the ovaries, recent practice has shifted toward a delayed, two-step approach following preoperative risk stratification based on imaging and tumor markers.

Conclusions: Given the reported 10-23% risk of metachronous neoplasms in the contralateral ovary, as well as the risk of accidental castration, long-term surveillance remains essential in pediatric patients with ovarian masses. OSS represents a safe and effective fertility-preserving strategy in appropriately selected patients. Nonetheless, the potential risk of upstaging a misdiagnosed malignant tumor and under-treatment necessitates careful preoperative evaluation.

Pediatrik over kitlelerinde over koruyucu cerrahi: Onkolojik güvenlik-fertilite ikilemi

Ayten Ceren Bakır 1, İlayda Başar Aksu 1, Damat Baghishov 2, Nurşah Eker 2, Gürsu Kıyan 1, Kıvılcım Karadeniz Cerit 1
1 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji ve Hematoloji Bilim Dalı

Amaç: Erişkinlerin aksine, çocuklarda over neoplazmlarının büyük çoğunluğu benign olup malignite oranı yalnızca %10-20'dir. Bu nedenle over koruyucu cerrahi (OKC), çocuklarda fertilitenin korunmasında giderek daha fazla tercih edilen bir yaklaşım haline gelmiştir. Bu çalışmada, 2011-2025 yılları arasındaki OKC deneyimimiz, uygulanabilirlik, güvenilirlik ve onkolojik sonuçlar açısından sunulmaktadır.

Yöntem: Over kitlesi nedeniyle cerrahi girişim uygulanan 139 pediatrik hastanın tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelendi. Verisi eksik olan 8 hasta çalışma dışı bırakıldı, 131 hasta analiz edildi. Demografik veriler, klinik prezentasyon, görüntüleme yöntemleri, tümör belirteçleri (AFP, β-HCG, CA-125), cerrahi yaklaşım (laparoskopik vs açık), uygulanan işlem türü (OKC, ooforektomi, salpingo-ooforektomi) ve histopatolojik tanılar analiz edildi.

Bulgular: 131 hastanın 119'unda (%91) benign lezyon, 12'sinde (%9) malign tümör saptandı. En sık görülen benign lezyon matür kistik teratomdu (n=36). Malignite grubunda disgerminom (n=7, biri gonadoblastomla birlikte), immatür teratom (n=3), jüvenil granüloza hücreli tümör (n=1) ve izole gonadoblastom (n=1) yer almaktaydı. OKC 102 hastada uygulandı; bu olguların %99'unda benign patoloji doğrulandı. OKC uygulanan tek malign olgu gonadoblastomdu. OKC uygulanmayan benign olguların (n=18) yaklaşık üçte birinde torsiyona bağlı infarkt saptandı. OKC başlangıçta over detorsiyonu ile eş zamanlı uygulanırken, güncel pratiğimizde görüntüleme ve tümör belirteçlerine dayalı preoperatif risk sınıflandırmasını takiben gecikmeli, iki aşamalı bir yaklaşıma geçilmiştir.

Sonuç: Kontralateral overde metakron neoplazm gelişme riskinin (%10-23) bildirilmiş olması ve kazara kastrasyon riski nedeniyle, pediatrik over kitlesi olan hastalarda uzun dönem takip esastır. OKC, uygun şekilde seçilmiş hastalarda güvenli ve etkili bir fertilite koruyucu stratejidir. Bununla birlikte, yanlış tanı almış bir malign tümörün evresinin yükselmesi ve yetersiz tedavi riski, dikkatli bir preoperatif değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

Close