TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Poster - 188

Determination of Predisposing Factors for Predicting the Likelihood of Recurrence in Childhood Intussusception Cases: Analysis of Long-Term Single-Center Outcomes

Mahammad Jafarov 1, Kıvılcım Karadeniz Cerit 1, Ayten Ceren Bakır 1, Özge Kılıç Bayar 1, Sadık Abidoğlu 2, Gürsu Kıyan 1
1 Marmara University School of Medicine, Departmant of Pediatric Surgery,
2 Marmara University Faculty of Medicine Department of Pediatric Surgery, Department of Pediatric Urology

Aim: Intussusception is one of the leading causes of acute abdomen and intestinal obstruction in infants and young children. This study aimed to identify factors predicting recurrence in childhood intussusception and to determine the clinical and radiological parameters associated with hydrostatic reduction (HR) failure and surgical requirement.

Methods: Patients treated for intussusception between January 2022 and May 2024 were retrospectively reviewed. Demographic characteristics, presenting symptoms, upright abdominal radiography (UAR) and ultrasonography (USG) findings, intussusception length, laboratory parameters, HR outcomes, and recurrence status were recorded. Factors associated with recurrence and predictors of surgical requirement were analyzed using logistic regression, and discriminative performance was assessed by receiver operating characteristic (ROC) curve analysis.

Results: Of 111 patients, 60.36% were male and 39.64% female; median age was 30 months (3–187). At presentation, abdominal pain, vomiting, bloody stool, and ileus on UAR were observed in 86.49%, 72.38%, 33.64%, and 22.11%, respectively. HR success was 77.17%, and the overall recurrence rate was 16.22% (18/111); 33.33% of recurrences occurred within 24 hours and 66.67% later. No significant differences in clinical, demographic, or radiological variables were found between patients with and without recurrence, and multivariable analysis identified no independent predictor of recurrence. However, multivariable logistic regression showed that ileus on UAR (OR: 28.67; p<0.001) and intussusception length (OR: 2.04/cm; p<0.001) independently predicted surgical requirement. A model including both variables showed excellent discrimination (AUC: 0.905). Intussusception length alone (>3.15 cm) also predicted surgery (AUC: 0.760; sensitivity 80%, specificity 61.63%).

Conclusion: No independent clinical or radiological predictor of recurrence was identified, suggesting recurrence is a multifactorial and difficult-to-predict process. In contrast, ileus on UAR and intussusception length accurately identified patients likely to experience HR failure and require surgery, supporting patient selection before HR and treatment planning.

Çocukluk Çağında İnvajinasyon Vakalarında Tekrarlama Olasılığını Öngörmede Predispozan Faktörlerin Belirlenmesi: Tek Merkez Uzun Dönem Sonuçlarının Analizi

Mahammad Jafarov 1, Kıvılcım Karadeniz Cerit 1, Ayten Ceren Bakır 1, Özge Kılıç Bayar 1, Sadık Abidoğlu 2, Gürsu Kıyan 1
1 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi AD
2 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi ABD, Çocuk Ürolojisi BD

Amaç: İnvajinasyon, süt çocukluğu ve erken çocukluk döneminde akut karın ve barsak obstrüksiyonunun en sık nedenlerinden biridir. Bu çalışmada, çocukluk çağı invajinasyonunda rekürrens gelişimini öngörebilecek faktörlerin belirlenmesi; ayrıca hidrostatik redüksiyon (HR) başarısızlığını ve cerrahi gereksinimini öngören klinik-radyolojik parametrelerin ortaya konması amaçlanmıştır.

Yöntem: Ocak 2022-Mayıs 2024 tarihleri arasında invajinasyon tanısıyla tedavi edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, başvuru semptomları, ayakta direkt batın grafisi (ADBG) ve ultrasonografi (USG) bulguları, invajinasyon uzunluğu, laboratuvar parametreleri, HR sonuçları ve rekürrens durumu kaydedildi. Rekürrens ile ilişkili faktörler ve cerrahi gereksinimi öngören faktörler lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi; ayırt edici güç ROC eğrisi analizi ile test edildi.

Bulgular: Hastaların %60,36'sı erkek, %39,64'ü kızdı; ortanca yaş 30 ay (3-187 ay) idi. Başvuruda karın ağrısı %86,49, kusma %72,38, kanlı gaita %33,64 oranında saptandı; ADBG'de ileus %22,11 oranındaydı. HR başarı oranı %77,17, toplam rekürrens oranı %16,22 (18/111) idi; rekürrenslerin %33,33'ü erken (<24 saat), %66,67'si geç dönemde gelişti. Rekürrens gelişen ve gelişmeyen olgular arasında klinik, demografik ve radyolojik değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı ve çok değişkenli analizde rekürrens için bağımsız bir prediktör belirlenemedi. Buna karşın, cerrahi gereksinimi ile ilişkili çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ADBG'de ileus varlığı (OR: 28,67; p<0,001) ve invajinasyon uzunluğu (OR: 2,04/cm; p<0,001) bağımsız prediktörler olarak belirlendi. Bu iki değişkenden oluşan modelin cerrahi gereksinimi öngörmedeki ayırt edici gücü yüksek bulundu (AUC: 0,905). Tek başına invajinasyon uzunluğu da (eşik: >3,15 cm) anlamlı bir öngörücüydü (AUC: 0,760; duyarlılık %80, özgüllük %61,63).

Sonuç: Çalışmamızda rekürrens gelişimini öngören bağımsız bir klinik-radyolojik faktör saptanamamıştır; bu durum rekürrensin çok faktörlü ve öngörülmesi güç bir süreç olabileceğini düşündürmektedir. Buna karşılık, ADBG'de ileus varlığı ve invajinasyon uzunluğu, HR başarısızlığı gelişecek ve cerrahiye yönlendirilecek hastaların yüksek doğrulukla öngörülmesini sağlamaktadır. Bu bulgular, HR öncesi hasta seçiminde ve tedavi planlamasında klinisyene yol gösterici olabilir.

Close