Poster - 186
Persistent cloaca from childhood to adulthood: Evaluation of surgical course, long-term continence, and quality of life in 28 patients
Hikmetullah Sıddıkyar 1, Can İhsan Öztorun 2, Elif Emel Erten 1, Ahmet Ertürk 2, Vildan Selin Çayhan 1, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Gözde Şakul Babaev 1, Aslı Nur Abay 1, Süleyman Arif Bostancı 2, Sabri Demir 3, Müjdem Nur Azılı 2, Emrah Şenel 2
1 Ankara Bilkent City Hospital Department of Pediatric Surgery, Ankara
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Unıversıty Medical Faculty Department of Pediatric Surgery
3 Health Science University Ankara Bilkent City Hospital Department of Pediatric Surgery
Aim: Persistent cloaca is a complex anomaly involving the anorectal, urinary, and genital systems and requiring staged surgery and lifelong follow-up. This study evaluated surgical course, associated anomalies, long-term fecal and urinary function, and quality of life.
Methods: Data from 28 patients operated on and followed for persistent cloaca were retrospectively reviewed. Age, timing of fecal diversion and definitive reconstruction, complications, redo surgery, and associated anomalies were recorded. In toilet-trained patients with a closed stoma, fecal function was assessed by social continence, soiling, constipation, and bowel management requirements. Urinary function was classified as dryness with spontaneous voiding, dryness with clean intermittent catheterization, or persistent incontinence. Quality of life was assessed using age-appropriate standardized instruments.
Results: Four patients (14.3%) were younger than 1 year, 12 (42.9%) were aged 1–7 years, four (14.3%) were aged 8–17 years, and eight (28.6%) were adults. Fecal diversion was performed at a median age of 4 (1–7) days and definitive reconstruction at 10 (6–24) months. Complications occurred in eight patients (28.6%), and 12 (42.9%) required redo surgery. Of 22 patients eligible for fecal assessment, 12 (54.5%) achieved social continence with bowel management. Soiling occurred in eight (36.4%), constipation in 11 (50.0%), and 10 (45.5%) required regular bowel management. Of 24 patients with assessable urinary function, 13 (54.2%) were dry with spontaneous voiding, six (25.0%) with clean intermittent catheterization, and five (20.8%) remained incontinent. Renal-urological, spinal-sacral, cardiac, and gastrointestinal anomalies were detected in 20 (71.4%), 12 (42.9%), eight (28.6%), and seven (25.0%) patients, respectively. Quality-of-life scores were higher in patients with both fecal and urinary continence (median 72; p=0.002).
Conclusions: Long-term success is not determined solely by anatomical reconstruction. Continence, associated anomalies, and redo surgery are major determinants of quality of life. Standardized multidisciplinary follow-up from childhood into adulthood is essential.
Çocukluktan erişkinliğe persistan kloaka: Cerrahi süreç, uzun dönem kontinans ve yaşam kalitesinin 28 hastada değerlendirilmesi
Hikmetullah Sıddıkyar 1, Can İhsan Öztorun 2, Elif Emel Erten 1, Ahmet Ertürk 2, Vildan Selin Çayhan 1, Atike Gülşah Kiriş Uzun 1, Gözde Şakul Babaev 1, Aslı Nur Abay 1, Süleyman Arif Bostancı 2, Sabri Demir 3, Müjdem Nur Azılı 2, Emrah Şenel 2
1 Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği, Ankara
2 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
3 Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahi Kliniği
Amaç: Persistan kloaka; anorektal, üriner ve genital sistemleri birlikte etkileyen, çok aşamalı cerrahi ve yaşam boyu izlem gerektiren kompleks bir anomalidir. Bu çalışmada persistan kloakalı hastaların cerrahi süreçleri, eşlik eden anomalileri, uzun dönem fekal ve üriner fonksiyonları ile yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amaçlandı.
Yöntem: Persistan kloaka nedeniyle ameliyat edilen ve izlenen 28 hastanın verileri geriye dönük olarak incelendi. Yaş, ilk fekal diversiyon ve definitif rekonstrüksiyon zamanı, postoperatif komplikasyonlar, yeniden cerrahi gereksinimi ve eşlik eden anomaliler kaydedildi. Tuvalet eğitimi tamamlanmış ve stoması kapatılmış hastalarda fekal fonksiyon; sosyal kontinans, soiling, konstipasyon ve bağırsak yönetim programı gereksinimine göre değerlendirildi. Üriner fonksiyon; spontan miksiyonla kuruluk, temiz aralıklı kateterizasyonla kuruluk ve devam eden inkontinans olarak sınıflandırıldı. Yaşam kalitesi yaşa uygun standart ölçeklerle değerlendirildi.
Bulgular: Hastaların dördü (%14,3) bir yaşından küçük, 12’si (%42,9) 1–7 yaş, dördü (%14,3) 8–17 yaş ve sekizi (%28,6) 18 yaş ve üzerindeydi. İlk fekal diversiyon ortanca 4 (1–7) günlükken, definitif rekonstrüksiyon 10 (6–24) aylıkken gerçekleştirildi. Sekiz hastada (%28,6) postoperatif komplikasyon gelişti; 12 hastada (%42,9) yeniden cerrahi gerekti. Fekal fonksiyonu değerlendirilebilen 22 hastanın 12’sinde (%54,5) bağırsak yönetimiyle sosyal kontinans sağlandı. Sekiz hastada (%36,4) soiling, 11’inde (%50,0) konstipasyon vardı; 10 hasta (%45,5) düzenli bağırsak yönetimi uyguluyordu. Üriner fonksiyonu değerlendirilebilen 24 hastanın 13’ü (%54,2) spontan miksiyonla, altısı (%25,0) temiz aralıklı kateterizasyonla kuruydu; beşinde (%20,8) inkontinans sürüyordu. Renal-ürolojik, spinal-sakral, kardiyak ve gastrointestinal anomaliler sırasıyla 20 (%71,4), 12 (%42,9), sekiz (%28,6) ve yedi (%25,0) hastada saptandı. Fekal ve üriner kontinansı bulunan hastalarda yaşam kalitesi daha yüksekti (ortanca 72; p=0,002).
Sonuç: Persistan kloakada uzun dönem başarı yalnızca anatomik rekonstrüksiyonla belirlenmemektedir. Fekal ve üriner kontinans, eşlik eden anomaliler ve yeniden cerrahi gereksinimi yaşam kalitesini etkileyen temel faktörlerdir. Çocukluktan erişkinliğe uzanan standartlaştırılmış multidisipliner izlem gereklidir.

