Poster - 167
Isolated Giant Renal Hydatid Cyst in the Pediatric Age Group: A Report of Two Cases
Mehmet Metin 1, Hande Afşarlar 2, Nurcan Çoşkun 3, Çağatay Evrim Afşarlar 1
1 Hitit University Medical School Department of Pediatric Surgery
2 Hitit University Faculty of Medicine, Department of Clinical Microbiology
3 Hitit University Çorum Training and Research Hospital, Department of Pediatric Surgery
Introduction:
Renal hydatid disease is a rare manifestation of echinococcosis, accounting for only 2–4% of all hydatid cyst cases, and is even less common in the pediatric population. Its rarity poses significant diagnostic and therapeutic challenges. We present two pediatric patients with isolated giant renal hydatid cysts, highlighting the diagnostic approach and our experience with laparoscopic nephron-sparing surgery.
Cases:
A 9-year-old girl and an 11-year-old boy presented with left flank pain. In the first patient, computed tomography (CT) revealed a 76 × 78 × 110 mm cystic lesion in the upper pole of the left kidney containing detached membranes suggestive of hydatid disease. The indirect hemagglutination assay (IHA) was positive at a titer of 1:5120. In the second patient, CT demonstrated a 65 × 75 mm exophytic cortical cystic lesion arising from the mid-portion of the left kidney with mild compression of the lower pole, while the IHA test was negative. Both patients underwent laparoscopic exploration. In the first case, cyst aspiration, instillation of a scolicidal agent, unroofing, and partial pericystectomy of the non-adherent cyst wall were performed. In the second case, aspirated cyst fluid was sent for intraoperative microbiological and microscopic examination. Identification of viable protoscoleces confirmed the diagnosis of hydatid disease, and the same nephron-sparing laparoscopic procedure was successfully completed. Both patients received postoperative albendazole therapy, and no recurrence was observed during follow-up.
Conclusion:
Although isolated renal hydatid disease is rare in children, it should be considered in the differential diagnosis of large renal cystic lesions in endemic regions. Negative serological findings do not exclude the diagnosis. In diagnostically challenging cases, microscopic examination of intraoperatively aspirated cyst fluid may provide definitive confirmation. When feasible, laparoscopic organ-preserving surgery represents a safe and effective treatment option.
Pediatrik Yaş Grubunda Nadir Görülen İzole Renal Dev Kist Hidatik: İki Olgu Sunumu
Mehmet Metin 1, Hande Afşarlar 2, Nurcan Çoşkun 3, Çağatay Evrim Afşarlar 1
1 Hitit Üniversitesi,Tıp Fakültesi,Çocuk Cerrahi,Anabilim Dalı
2 Hitit Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
3 Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği
Giriş:
Renal kist hidatik, tüm hidatik kist olgularının yalnızca %2–4’ünü oluşturan nadir bir tutulum şeklidir ve çocukluk çağında daha da seyrek görülmektedir. Nadir görülmesi nedeniyle tanı ve tedavi sürecinde güçlükler yaşanabilmektedir. Bu çalışmada, sol böbrekte izole dev kist hidatik saptanan iki pediatrik olgu sunularak tanısal yaklaşım ve laparoskopik organ koruyucu cerrahi deneyimimiz paylaşılmıştır.
Olgular:
Dokuz yaşındaki kız hasta ve 11 yaşındaki erkek hasta sol flank ağrısı nedeniyle değerlendirildi. İlk olguda bilgisayarlı tomografide sol böbrek üst polünde 76×78×110 mm boyutunda, ayrılmış membranlarla uyumlu görünüm içeren kistik lezyon saptandı ve indirekt hemaglütinasyon (İHA) testi 1/5120 titrede pozitif bulundu. İkinci olguda ise sol böbrek orta kesimden ekzofitik uzanım gösteren, alt polde bası oluşturan 65×75 mm boyutunda kortikal kistik lezyon izlendi; İHA testi negatifti. Her iki olgu laparoskopik olarak eksplore edildi. İlk olguda kist aspirasyonu, skolosidal ajan enjeksiyonu, unroofing ve renal parankimden uzak alanlarda parsiyel perikistektomi uygulandı. İkinci olguda aspirasyon sırasında elde edilen kist sıvısı intraoperatif olarak mikrobiyolojik ve mikroskobik incelemeye gönderildi. Mikroskobik değerlendirmede canlı protoskolekslerin gösterilmesiyle hidatik kist tanısı doğrulandı ve aynı seansta organ koruyucu laparoskopik cerrahi başarıyla tamamlandı. Her iki hasta postoperatif albendazol tedavisi aldı ve takiplerinde nüks izlenmedi.
Sonuç:
İzole renal kist hidatik, çocukluk çağında nadir görülmekle birlikte endemik bölgelerde büyük renal kistik lezyonların ayırıcı tanısında mutlaka akılda tutulmalıdır. Negatif serolojik testler tanıyı dışlamaz. Özellikle tanının belirsiz olduğu olgularda ameliyat sırasında aspire edilen kist içeriğinin mikroskobik olarak değerlendirilmesi tanının doğrulanmasına önemli katkı sağlayabilir. Uygun olgularda laparoskopik organ koruyucu cerrahi, açık cerrahiye gerek kalmadan güvenle uygulanabilen etkili bir tedavi seçeneğidir.

