TÇCD 2026 43rd National Congress of Pediatric Surgery - Joint Congress of the Egyptian Society of Pediatric Surgery

View Abstract

Oral Presentation - 64

Radical Soft Tissue Mobilisation (Kelly Principle) for Exstrophy–Epispadias Complex: Fifteen-Year Experience.

Haluk Emir 1, Ali Ekber Hakalmaz 2, Elçin Gülbal Kırcı 2, Mehmet Eliçevik 1, Yunus Söylet 1, Sabri Nafiz Cenk Büyükünal 1
1 Istanbul University-Cerrahpasa, Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology
2 Istanbul University-Cerrahpasa, Cerrahpasa Medical Faculty, Department of Pediatric Surgery

Aim:

To evaluate the safety, perioperative outcomes, and long-term continence data of the Kelly radical soft tissue mobilisation (RSTM) technique in the exstrophy–epispadias complex.

Patients & Methods:
A retrospective review was performed for patients undergoing RSTM between January 2010 and January 2025. Data collected included demographics, prior procedures, perioperative findings, complications, adjunctive interventions, and continence outcomes. In bladder exstrophy cases, continence was defined as dryness—with or without timed voiding, clean intermittent catheterization (CIC), or anticholinergic therapy—in patients older than 5 years.

Results:
Ninety-seven patients (69 males, 28 females; median age 53 months, range 3–336 months) underwent RSTM. The cohort included 8 primary epispadias, 74 bladder exstrophy, and 15 cloacal exstrophy cases.
Early postoperative complications included catheter-related problems (n=7), urosepsis (n=2), bladder-neck fistula (n=3), urethrocutaneous fistula (n=2), urethral stenosis (n=3), nephrostomy requirement (n=3), reflex anuria (n=2), and orchio-epididymitis (n=1). Importantly, no ischemia, necrosis, or neurovascular bundle injury was observed, underscoring the procedural safety.

Continence assessment was conducted for 32 patients with bladder exstrophy. Case categories included late primary repair (n=3), successful neonatal closure (n=5), failed neonatal closure (n=9), and fully reconstructed cases—either primary or staged (n=15). Ten patients were continent with timed voiding and medication. The remaining 22 required CIC. Among these, 12 underwent augmentation with a catheterizable channel (11 ileal, 1 ureterocystoplasty); 8 maintained dryness for ≥2 hours, whereas 4 remained incontinent. Among 10 patients with native bladders, 3 achieved dryness with CIC, while 7 were incontinent due to low bladder capacity and/or low leak point pressure.
Median follow-up time was 8.1 years (2.5 months–14.7 years).

Conclusion:
RSTM enables effective, tension-free reconstruction with low complication rates and favorable continence outcomes, supporting its role as a valuable alternative technique in the management of EEC.

Ekstrofi–Epispadias Kompleksinde Radikal Yumuşak Doku Mobilizasyonu (Kelly Prensibi): On Beş Yıllık Deneyim

Haluk Emir 1, Ali Ekber Hakalmaz 2, Elçin Gülbal Kırcı 2, Mehmet Eliçevik 1, Yunus Söylet 1, Sabri Nafiz Cenk Büyükünal 1
1 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı
2 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Amaç: Ekstrofi-epispadias kompleksinde Kelly radikal yumuşak doku mobilizasyonu (RYDM) tekniğinin güvenilirliğini, perioperatif sonuçlarını ve uzun dönem kontinans verilerini değerlendirmek.

Hastalar ve Yöntem: 2010-2025 arasında RYDM tekniği uygulanan hastalar geriye dönük olarak incelendi. Demografik özellikler, önceki cerrahi girişimler, perioperatif bulgular, komplikasyonlar, ek girişimler ve kontinans sonuçları değerlendirildi. Mesane ekstrofisi olgularında kontinans; 5 yaşından büyük hastalarda, saatli işeme, temiz aralıklı kateterizasyon (TAK) veya antikolinerjik tedaviyle veya bunlar olmaksızın kuruluğun sağlanması olarak tanımlandı.

Bulgular: Toplam 97 hastaya RYDM uygulandı (E:69 K:28;) medyan yaş 4,5’ti (3ay–29yıl). Olguların 8’inde primer epispadias, 74’ünde mesane ekstrofisi ve 15’inde kloaka ekstrofisi mevcuttu. Erken postoperatif komplikasyonlar; kateter ilişkili sorunlar (n=7), ürosepsis (n=2), mesane boynu fistülü (n=3), üretrokutanöz fistül (n=2), üretral darlık (n=3), nefrostomi gereksinimi (n=3), refleks anüri (n=2) ve orşio-epididimitti (n=1). Hiçbir olguda penil iskemi, nekroz veya nörovasküler demet yaralanması gözlenmedi.

Kontinans değerlendirmesi, mesane ekstrofisi 32 hastada gerçekleştirildi. Olgular geç primer onarım (n=3), başarılı neonatal kapatma (n=5), başarısız neonatal kapatma (n=9) ve primer veya aşamalı olarak tam rekonstrüksiyon (n=15) başlıkları altında incelendi. On hasta, zamanlanmış işeme ve medikal tedavi ile kontinandı. Geri kalan 22 hastada TAK ihtiyacı oldu. 12 olguya kontinan kateterize edilebilir kanal ve augmentasyon işlemi uygulandı (11 ileal, 1 üreterosistoplasti). Bu olguların 8’i ≥2 saat kuruluğu sağlarken, 4’ü inkontinan kaldı. Native mesaneli 10 hastanın 3’ünde TAK ile kuruluk sağlanırken, 7’si düşük mesane kapasitesi ve/veya düşük kaçrma basıncı nedeniyle inkontinandı. Medyan izlem süresi 8,1 yıldı (2,5 ay–14,7 yıl).

Sonuç: RYDM, düşük komplikasyon oranları ve olumlu kontinans sonuçlarıyla etkili ve gerilimsiz bir rekonstrüksiyon olanağı sağlamakta olup, EEK yönetiminde değerli bir alternatif teknik olarak yerini desteklemektedir.

Close