6. National Pediatric Urology Congress

View Abstract

Oral Presentation - 19

CONGENITAL MIDURETERIC OBSTRUCTIONS: RARE ANOMALİES OF URETER RATHER THAN URETROPELVIC JUNCTION AND URETROVESICAL JUNCTION

INTRODUCTION: Congenital midureteral obstructions - secondary to valves or strictures, can be misdiagnosed as ureteropelvic junction (UPJ) or ureterovescical junction (UVJ) obstructions. In this study we evaluate the clinical findings, diagnostic modalities and treatment outcomes in patients with midureteral obstruction.

PATIENTS and METHOD: Medical records of patients with a diagnosis of midureteral obstruction presenting to our clinic between January 2011 and January 2015 were retrospectively reviewed. Patients’ gender, cause for presentation, age at diagnosis, radiological findings, treatment modality and followup criteria were noted. All patients underwent urinary ultrasonography (USG), voiding cystourethrography (VCUG), renal scintigraphy with diuretic and retrograde pyelography.

RESULTS: Seven patients (6 male, 1 female) were diagnosed with midureteral obstruction during the study period. Five patients had a previous diagnosis of antenatal hydronephrosis on the effected side. Vesicoureteral reflux was seen in one patient. Ureteral obstruction was on the left in 5, right in one and bilateral in one patient. Five of seven patients underwent surgical treatment (conservative followup for right side of patient with bilateral obstruction) while two were followed conservatively. Followup for surgical and conservative approaches were 3-24m and 24m respectfully.

CONCLUSION: Congenital midureteral obstructions are rarely seen and can be definatively diagnosed and differentially diagnosed using retrograde pyelography. The descision making process for surgical versus conservative treatment is the same as other obstructions.

KONJENİTAL MİDÜRETER OBSTRUKSİYONLAR: ÜRETEROPELVİK VE ÜRETEROVEZİKAL BİLEŞKE DIŞINDA NADİR BİR DURUM

GİRİŞ: Konjenital midüreter obstrüksiyonları, genellikle üreteropelvik bileşke (ÜPB) ve üreterovezikal bileşke (ÜVB) obstruksiyonu gibi yanlış tanılar alabilen, valvler ve striktürden kaynaklanan nadir bir durumdur. Bu çalışmamızda, midüreter obstrüksiyonu tanısı koyduğumuz  7  hastamızın klinik bulgularını, tanı yöntemleri ve tedavi sonuçlarını retrospektif olarak irdelemeyi amaçladık.  

HASTALAR ve METHOD: Kliniğimizde, Ocak 2011 – Ocak 2015 tarihleri arasında  konjenital midüreteral obstrüksiyon tanısı alan 7 hastamızın medikal kayıtları ve görüntüleme çalışmaları gözden geçirildi. Hastaların cinsiyetleri, kliniğe geliş nedenleri, tanı yaşları, radyolojik tanı çalışmaları, tedavi yöntemleri ve takip kriterleri not edildi. Görüntüleme çalışmaları olarak hastalara üriner ultrasonografi (USG) , işeme sistoüretrografisi (İSUG) , diüretikli renal sintigrafi ve retrograd pyelografi yapıldı.

BULGULAR: Hastalarımızın altısı erkek, biri kız idi. 5 hasta antenatal hidronefroz tanısı almıştı. Tüm hastalarda etkilenen tarafta anlamlı hidronefroz mevcuttu. Vezikoüreteral reflü 1 hastada vardı. Retrograd pyelografi öncesi obstrüksiyonun 5 hastada ÜVB’de, 1 hastada UPB de olduğu düşünülürken sadece 1 hasta da midüreter darlıktan şüphelenildi. 5 hastada üreteral obstrüksiyon solda, 1 hastada sağda 1 hastada ise bilateraldi.  7 hastanın 5’inde cerrahi tedavi uygulanırken (bilateral olan hastanın sağ tarafı izlemde) 2 hasta klinik izlem altındadır. Hastalarımızın postoperatif izlem süresi 3 ay -24 ay arası, nonoperatif izlem süresi 24 aydır.

TARTIŞMA: Konjenital midüreterik obstrüksiyonlar nadir bir patoloji olmakla beraber, diğer ÜPB ve ÜVB obstrüksiyonlardan ayırıcı tanısı, kesin lokalizasyonu retrograd pyelografi ile mümkün olmaktadır. Klinik izlem veya cerrahi kriterleri diğer obstrüktif patolojilerle aynıdır.

Close