Oral Presentation - 30
Anatomical Location and Histopathological Spectrum of Non-Palpable Testis: A 15-Year Single-Center Analysis in a Pure Pediatric Cohort
Arzu Canmemiş 1, Eda Soydan Sarıhan 2, Çiğdem Ulukaya Durakbaşa 2
1 Department of Pediatric Urology, Istanbul Medeniyet University, Faculty of Medicine, Goztepe Prof Dr Suleyman Yalcin City Hospital, İstanbul, Türkiye
2 Department of Pediatric Surgery, Istanbul Medeniyet University, Faculty of Medicine, Goztepe Prof Dr Suleyman Yalcin City Hospital, Istanbul, Türkiye
Background:
The biological relevance of routine excision of non-palpable testicular remnants remains controversial, particularly in inguinal cases. Histopathological data stratified by anatomical location may help clarify this issue.
Objective:
To evaluate the histopathological spectrum of non-palpable testes (NPT) in a homogeneous pediatric cohort and to analyze differences according to anatomical location and laterality.
Methods:
A retrospective study was conducted including children undergoing surgical exploration for non-palpable testis over a 15-year period. Syndromic patients, disorders of sex development, and malignant cases were excluded. Histopathological findings were categorized as viable testicular tissue or biologically non-viable remnants. Specimens lacking seminiferous tubules and germ cells but containing cord structures were considered non-viable. Age, localization, laterality, operative procedure, and histopathology were analyzed. Fisher’s exact test and Mann–Whitney U test were used where appropriate.
Results:
A total of 149 non-syndromic, non-malignant patients were included. Mean age at surgery was 4.16 ± 4.18 years (median 2.07 years). No significant age difference was observed between inguinal and intraabdominal cases (p = 0.259). Histopathology was available in 82 cases. After reclassification, 71 specimens (86.6%) represented non-viable remnants, while viable tissue was identified in 11 cases (13.4%). Viable tissue was more frequent in intraabdominal cases (33.3%) compared to inguinal cases (13.2%), without reaching statistical significance (p = 0.216). Bilateral cases demonstrated a higher rate of viable tissue than unilateral cases (42.8% vs 13.3%, p = 0.076). Orchiectomy was significantly more common in inguinal cases than intraabdominal cases (79% vs 10%, p < 0.001).
Conclusion:
Most inguinal non-palpable testes consisted of biologically non-viable remnants. Viable tissue was more frequently observed in intraabdominal and bilateral cases. Anatomical location and laterality should be considered when evaluating the biological justification for remnant excision.
Nonpalpabl Testislerde Anatomik Lokalizasyon ve Histopatolojik Spektrum: Saf Pediatrik Bir Kohortta 15 Yıllık Tek Merkez Deneyimi
Arzu Canmemiş 1, Eda Soydan Sarıhan 2, Çiğdem Ulukaya Durakbaşa 2
1 Department of Pediatric Urology, Istanbul Medeniyet University, Faculty of Medicine, Goztepe Prof Dr Suleyman Yalcin City Hospital, İstanbul, Türkiye
2 Department of Pediatric Surgery, Istanbul Medeniyet University, Faculty of Medicine, Goztepe Prof Dr Suleyman Yalcin City Hospital, Istanbul, Türkiye
Amaç:
Nonpalpabl testis kalıntılarının rutin olarak çıkarılmasının biyolojik gerekliliği, özellikle inguinal olgularda, halen tartışmalıdır. Anatomik lokalizasyona göre sınıflandırılmış histopatolojik veriler bu konunun netleştirilmesine katkı sağlayabilir.
Yöntem:
On beş yıllık dönemde nonpalpabl testis nedeniyle cerrahi eksplorasyon uygulanan çocuk hastalar retrospektif olarak incelendi. Sendromik hastalar, cinsiyet gelişim bozukluğu olanlar ve malign olgular çalışma dışı bırakıldı. Histopatolojik bulgular, canlı testiküler doku ve biyolojik olarak non-viable kalıntı şeklinde sınıflandırıldı. Seminifer tübül ve germ hücresi içermeyen ancak kord yapıları içeren örnekler non-viable olarak kabul edildi. Yaş, lokalizasyon, lateralite, uygulanan cerrahi yöntem ve histopatolojik sonuçlar analiz edildi. Uygun durumlarda Fisher exact testi ve Mann–Whitney U testi kullanıldı.
Bulgular:
Toplam 149 non-sendromik ve non-malign hasta çalışmaya dahil edildi. Cerrahi sırasındaki ortalama yaş 4.16 ± 4.18 yıl (medyan 2.07 yıl) idi. İnguinal ve intraabdominal olgular arasında yaş açısından anlamlı fark saptanmadı (p = 0.259). Histopatolojik inceleme 82 hastada mevcuttu. Yeniden sınıflandırma sonrasında örneklerin 71’inde (%86.6) biyolojik olarak non-viable kalıntı saptanırken, 11 olguda (%13.4) canlı testiküler doku tespit edildi. Canlı doku intraabdominal olgularda (%33.3) inguinal olgulara (%13.2) kıyasla daha sık görülmekle birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p = 0.216). Bilateral olgularda canlı doku oranı unilateral olgulara göre daha yüksekti (%42.8’e karşı %13.3, p = 0.076). Orşiektomi oranı inguinal olgularda intraabdominal olgulara göre anlamlı derecede daha yüksekti (%79’a karşı %10, p < 0.001).
Sonuç:
Nonpalpabl testislerin büyük çoğunluğu biyolojik olarak non-viable kalıntılardan oluşmaktadır. Canlı testiküler doku intraabdominal ve bilateral olgularda daha sık gözlenmiştir. Kalıntı eksizyonunun biyolojik gerekliliği değerlendirilirken anatomik lokalizasyon ve lateralite göz önünde bulundurulmalıdır.

