Oral Presentation - 32
Epidemiology and clinical features of perineal and genital burns in children: A single-center retrospective study
Aziz Serhat Baykara 1, Çiğdem Arslan Alıcı 2
1 University of Health Sciences, Eskisehir City Hospital, Department of Pediatric Surgery, Eskisehir
2 University of Health Sciences, Eskisehir City Hospital, Department of Pediatric Urology, Eskisehir
Aim: Perineal and genital burns in children can lead to serious clinical outcomes, including infection, functional impairment, and long-term sequelae. This study aimed to analyze the clinical and demographic characteristics of patients who were followed and treated for perineal and genital burns.
Method: Patient data from a tertiary burn center between October 2019 and February 2026 were retrospectively reviewed. Demographic and clinical characteristics, treatment modalities, and follow-up outcomes of the patients were evaluated.
Results: Among 561 patients treated at our burn center, 129 (22.9%) had perineal and genital burns, of whom 57.4% were male. The most common burn etiology was scald injuries (87.6%), followed by contact burns (9.3%) and flame burns (3.1%). The most frequently affected age group was 12–24 months, comprising 44 patients (34.1%). Perineal and genital burns were most often accompanied by trunk and thigh burns, while 16 patients had isolated burns limited to these regions. The mean total body surface area (TBSA) burned was 12.06 ± 2.12%, and the mean hospital stay was 7.4 ± 1.2 days. Twenty-two patients (17%) required intensive care monitoring, with third-degree burns observed in seven of these cases. Wound debridement was performed in 107 patients (82.9%), while tangential excision and skin grafting were applied in 27 patients (20.9%). An increase in TBSA was associated with higher surgical requirements. Early bacterial colonization was observed in 13 patients and Candida colonization in 2 patients; all were managed with appropriate treatment. No mortality was recorded. During follow-up, no urethral or meatal stenosis developed. In the late period, 17 patients (13.1%) who developed contractures or hypertrophic scars underwent appropriate reconstructive surgery.
Conclusion: Pediatric perineal and genital burns carry a high risk of complications due to the thin, moist nature of the skin and its susceptibility to contamination. Effective and comprehensive management can significantly reduce morbidity and the negative impact of perineal burns on quality of life.
Çocuklarda perineal ve genital bölge yanıklarının epidemiyolojisi ve klinik özellikleri: Tek merkezli retrospektif çalışma
Aziz Serhat Baykara 1, Çiğdem Arslan Alıcı 2
1 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Eskişehir Şehir Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, Eskişehir
2 Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Eskişehir Şehir Hastanesi, Pediatrik Üroloji Kliniği, Eskişehir
Amaç: Çocuklarda perineal ve genital bölge yanıkları, enfeksiyon, fonksiyonel bozukluklar ve uzun dönem sekeller açısından ciddi klinik sonuçlara yol açabilmektedir. Bu çalışmada, perineal ve genital bölge yanığı nedeniyle takip ve tedavi edilen hastaların klinik ve demografik verilerinin analiz edilmesi amaçlandı.
Yöntem: Ekim 2019–Şubat 2026 tarihleri arasında üçüncü basamak yanık merkezinde tedavi edilen hasta verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri ile uygulanan tedavi yöntemleri ve takip sonuçları değerlendirildi.
Bulgular: Yanık merkezimizde tedavi edilen 561 hastadan 129’unda (%22,9) perineal ve genital yanık gözlendi; bu hastaların %57,4’ü erkekti. En sık görülen yanık etiyolojisi haşlanma tipi yanıklar (%87,6) olup, bunu temas yanıkları (%9,3) ve alev yanıklarının (%3,1) izlediği tespit edildi..Yaş dağılımında, en sık görülen grup 12–24 ay arası çocuklar olup, bu yaş grubunda 44 hasta (%34,1) bulunmaktaydı. Perineal ve genital bölge yanıklarına çoğunlukla gövde ve uyluk yanıkları eşlik ederken, 16 hastada yalnızca bu bölgeleri tutan izole yanık gözlendi. Ortalama total yanık yüzey alanı %12,06±2,12, ortalama hastanede kalış süresi 7,4±1,2 gün olarak bulundu.Hastaların %17’si yoğun bakımda takip edildi; bunlardan yedisinde üçüncü derece yanık saptandı. Tedavide 107 hastaya (%82,9) yara debridmanı uygulanırken, 27 hastada (%20,9) debridmana ek olarak tanjansiyel eksizyon ve deri grefti işlemleri gerçekleştirildi. Total yanık yüzey alanı arttıkça cerrahi gereksinimin de arttığı gözlemlendi. Erken dönemde 13 hastada bakteriyel, 2 hastada Candida kolonizasyonu saptanmış ve tüm hastalar uygun tedavi ile yönetilmiştir. Hastaların hiçbirinde mortalite görülmemiştir. Takipler sırasında üretral veya meatal stenoz gelişmediği gözlenmiştir. Geç dönemde kontraktür veya hipertrofik skar gelişen 17 hastaya (%13,1) uygun rekonstrüktif cerrahi uygulanmıştır.
Sonuç: Çocuklarda perineal ve genital bölge yanıkları, derinin ince ve nemli olması ve kontaminasyona açık olması nedeniyle yüksek komplikasyon riski taşır. Bu nedenle, tedavi sürecinin etkin ve bütüncül bir şekilde yürütülmesi sonucu perineal yanıklara bağlı morbidite ve yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkiler önemli ölçüde azaltılabilir.

