PEDURO 2026 16. National Pediatric Urology Congress

View Abstract

Video Presentation - 5

Minimally Invasive Cystolithotripsy in a Patient with Operated Bladder Exstrophy

Ümmühan Büşra Acun 1, Hilmican Ulman 2, Sümeyye Sözduyar 2, Sibel Tiryaki 2, İbrahim Ulman 2, Ali Tekin 2
1 Ege University, Faculty of Medicine, Department of Pediatric Surgery, İzmir
2 Ege University, Department of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology

Aim:
To present the effectiveness of a minimally invasive percutaneous approach in the management of recurrent giant bladder stones following ileocystoplasty and bladder neck surgery in cases where conventional open surgery and standard endoscopic techniques are insufficient.

Case:
A 24-year-old male patient with bladder exstrophy, who had been followed in our clinic since birth, had previously undergone ileocystoplasty, Mitrofanoff appendicovesicostomy, and bladder neck closure. Because of prolonged urinary leakage from the anterior abdominal wall after previous cystolithotomy procedures, open surgery was avoided when the patient presented again with multiple giant bladder stones. Initially, cystolithotripsy using a Thulium laser via the Mitrofanoff channel (60 Hz frequency, 1 Joule energy) was attempted. However, despite two sessions lasting 180 minutes each, only one-third of the total stone burden could be removed.

Therefore, a percutaneous intervention was planned. Under cystoscopic guidance, the bladder was accessed with a 3-mm trocar inserted from the left lower abdominal quadrant, medial to the inguinal canal, avoiding the scarred midline incision. A combined lithotripter integrating ultrasonic and pneumatic energy was used. Pneumatic energy was applied for larger stones, while the ultrasonic mode with simultaneous aspiration was activated as the fragments became smaller. Irrigation was provided through the cystoscope inserted via the Mitrofanoff channel, while aspiration was performed through the lithotripter, creating continuous irrigation–aspiration flow and allowing immediate removal of fragments during fragmentation. Complete stone clearance was achieved through a single 3-mm trocar within approximately 150 minutes.

The patient was discharged the following morning with a Foley catheter, which was removed on postoperative day three without complications.

Conclusion:
Percutaneous lithotripsy can serve as an effective bridge between endoscopic and open surgery in patients with complex lower urinary tract reconstruction, providing low complication rates and high stone-free outcomes in selected cases.

Opere Mesane Ekstrofili Hastada Minimal İnvaziv Sistolitotripsi

Ümmühan Büşra Acun 1, Hilmican Ulman 2, Sümeyye Sözduyar 2, Sibel Tiryaki 2, İbrahim Ulman 2, Ali Tekin 2
1 Ege Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 Ege Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Amaç: İleosistoplasti ve mesane boynu cerrahisi sonrası gelişen rekürren dev mesane taşlarında, geleneksel açık cerrahi ve standart endoskopik yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda minimal invaziv perkütan yaklaşımın etkinliğini sunmaktır.

Olgu: Opere mesane ekstrofisi tanılı, doğumundan beri kliniğimizde takip edilen 24 yaşında erkek hastaya daha önce ileosistoplasti, Mitrofanoff prosedürü ve mesane boynu kapatılması uygulanmıştı. Geçmişteki sistolitotomi operasyonları sonrası gelişen batın ön duvardan uzamış idrar kaçağı komplikasyonları nedeniyle, hastada saptanan dev mesane taşları için açık cerrahiden kaçınılmıştır. İlk etapta denenen Mitrofanoff’tan girişimle yapılan Thulium lazer sistolitotripsi (60 Hz frekans, 1 Joule güç), her biri 180 dakika süren iki seansa rağmen taş yükünün ancak üçte birini temizleyebilmiştir.

Bu noktada, daha efektif bir çözüm için perkütan girişim planlanmıştır. Sistoskopik görüş altında, batın orta hattaki skarlı insizyon hattından değil, batın sol alt kadrandan inguinal kanalın medialinden 3 mm’lik trokar ile mesaneye girilmiştir. İşlemde, tek bir şaft üzerinden çalışan, ultrasonik ve pnömatik enerjiyi birleştiren kombine kırıcı kullanılmıştır. Ayak pedallarıyla kontrol edilen bu sistemde; taşlar büyükken yüksek enerjili pnömatik güç, taşlar küçüldükçe eş zamanlı aspirasyon desteği sağlayan ultrasonik kırıcı aktive edilmiştir. Mitrofanoff’tan girilen sistoskoptan irrigasyon, kombine kırıcının lümeninden aspirasyon yapılarak tek yönlü devamlı su akışı sağlanmış ve taş fragmanlarının daha kırılma esnasında doğrudan aspirasyonu mümkün olmuştur. Tüm süreç Mitrofanoff’tan yapılan sistoskopi görüşü altında, 3 mm’lik tek bir trokardan yapılan litotripsi ile tamamlanmış, yaklaşık 150 dakikada tam taşsızlık sağlanmıştır. Hasta ertesi sabah Foley sonda ile taburcu edilmiş, post-operatif 3. günde Foley sonda çekilmiştir. İyileşme sürecinde kaçak veya başka komplikasyon gelişmemiş olup hastaya TAK sonrası düzenli mesane irrigasyonunun önemi tekrar anlatılmıştır.

Sonuç: Özellikle kompleks rekonstrüksiyon öyküsü olan hastalarda, endoskopik litotripsi ile açık litotomi arasında bir köprü yöntem olan perkütan litotripsi; düşük komplikasyon riski, yüksek taşsızlık oranı ve eş zamanlı irrigasyon-aspirasyon avantajıyla seçilmiş vakalarda güvenle uygulanabilir.

Close