PEDURO 2026 16. National Pediatric Urology Congress

View Abstract

Case Report - 12

Renal Hydatid Cyst Causing a Nonfunctioning Kidney with Ureteral Involvement: A Case Report

Gizem Beril Özdemir 1, Onur Çelik 1, Avni Merter Keçeli 2, Mustafa Gök 3, Ali Onur Erdem 1, Sezen Karaca Özkısacık 1, Mesut Yazıcı 4
1 Adnan Menderes Üniversity School of Medicine Department of Pediatric Surgery
2 Adnan Menderes Üniversity School of Medicine Department of Radiology, Division of Pediatric Radiology, Aydin
3 Adnan Menderes Üniversity School of Medicine Department of Radiology
4 Adnan Menderes University, Department of Pediatric Surgery,Division of Pediatric Urology

Aim: Cystic echinococcosis most commonly involves the liver and lungs in childhood, whereas urinary system involvement is rare. Renal hydatid disease, especially with ureteral extension, may cause significant diagnostic and therapeutic challenges. We aimed to present a pediatric case with advanced hydatid disease involving the left kidney and extending along the ureter, resulting in loss of renal function, and to discuss the clinical, radiological, and surgical management of this rare localization.

Case: A 12-year-old girl presented with intermittent left flank pain for one year. Ultrasonography performed at an outside center revealed grade 4 hydronephrosis and a cystic lesion in the left kidney, and she was referred to our clinic. Physical examination showed left costovertebral angle tenderness without dysuria. Ultrasonography in our institution demonstrated 75×63 mm cystic lesion containing internal vesicle-like structures in the left kidney. Computed tomography revealed a lesion in the lower pole of the left kidney compatible with hydatid cyst, classified as stage 3b according to the World Health Organization (WHO) classification and stage 3 according to the Gharbi classification. Multiple cystic semisolid lesions within the left ureter lumen and diffuse ureteral dilatation suggested ureteral extension of the disease. ELISA IgG for hydatid cyst was positive (1/640), and albendazole therapy was started. Due to elevated C-reactive protein and leukocyte levels, ceftriaxone was added. Urinalysis showed leukocyturia without scolices. MAG-3 scintigraphy demonstrated no functional uptake in the left kidney, and nephroureterectomy was planned.

Conclusion: Urinary system hydatid disease is rare, but advanced cases may cause severe hydronephrosis and irreversible loss of renal function due to ureteral involvement. Radical surgery may be required in patients with a nonfunctioning kidney and extensive ureteral spread. Nephroureterectomy can be a safe and effective treatment option in selected cases. Early diagnosis and appropriate surgical planning are essential to reduce morbidity.

Üreter Tutulumu ile Birlikte Nonfonksiyone Böbreğe Neden Olan Renal Kist Hidatik: Olgu Sunumu

Gizem Beril Özdemir 1, Onur Çelik 1, Avni Merter Keçeli 2, Mustafa Gök 3, Ali Onur Erdem 1, Sezen Karaca Özkısacık 1, Mesut Yazıcı 4
1 Adnan Menderes Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Aydın
3 Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Aydın
4 Adnan Menderes Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Amaç: Kistik ekinokokkozis çocukluk çağında en sık karaciğer ve akciğerde görülmekle birlikte üriner sistem tutulumu oldukça nadirdir. Böbrek ve özellikle üreter tutulumu ile seyreden olgular tanı ve tedavi açısından önemli güçlükler oluşturur. Bu çalışmada, sol böbrek ve üreter boyunca yayılım gösteren, ileri evre kist hidatik nedeniyle fonksiyon kaybı gelişen pediatrik bir olgunun sunulması ve nadir görülen bu yerleşimin klinik, radyolojik ve cerrahi yönetiminin tartışılması amaçlandı.

Olgu: On iki yaşında kız hasta, bir yıldır aralıklı olarak devam eden sol yan ağrısı nedeniyle acil servise başvurdu. Dış merkezde yapılan ultrasonografide (USG) grade 4 hidronefroz ve sol böbrekte kistik görünüm saptanması üzerine kliniğimize yönlendirildi. Fizik muayenede sol kostovertebral açı hassasiyeti mevcuttu, dizüri tariflenmedi. Hastanemizde yapılan USG’de sol böbrekte yaklaşık 75×63 mm boyutlarında, içinde vezikül düşündüren kistik alanlar içeren lezyon izlendi. Bunun üzerine yapılan bilgisayarlı tomografide sol böbrek alt pol düzeyinde, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre Evre 3b ve Gharbi sınıflamasına göre Evre 3 ile uyumlu kist hidatik görünümü saptandı. Ayrıca sol üreter lümeninde multipl kistik semisolid lezyonlar ve sol üreter trasesi boyunca belirgin dilatasyon izlenmesi, kist hidatiğin üretere yayılımı olarak değerlendirildi. Serolojik incelemede kist hidatik ELISA IgG titresi 1/640 pozitif bulundu. Hastaya albendazol tedavisi başlandı. C-reaktif protein ve lökosit değerlerinin yüksek saptanması üzerine seftriakson tedavisi eklendi. İdrar incelemesinde skoleks saptanmadı, ancak lökositüri mevcuttu. Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılan MAG-3 sintigrafide sol böbrekte aktivite tutulumu izlenmedi. Bu bulgular doğrultusunda hastaya nefroüreterektomi planlandı.

Sonuç: Üriner sistem yerleşimli kist hidatik nadir görülmekle birlikte, ileri evre olgularda üreteral yayılım ve ciddi hidronefroz gelişebilir, buna bağlı böbrek fonksiyonları geri dönüşümsüz kaybolabilir. Bu nedenle, özellikle nonfonksiyone böbrek saptanan ve yaygın üreter tutulumu bulunan hastalarda radikal cerrahi yaklaşım gerekebilir. Nefroüreterektomi, seçilmiş olgularda enfeksiyon, obstrüksiyon ve rekürrens riskini ortadan kaldırarak etkili ve güvenli bir tedavi seçeneği olabilir. Erken tanı ve uygun cerrahi planlama, morbiditenin azaltılması açısından önemlidir.

Close