PEDURO 2026 16. National Pediatric Urology Congress

View Abstract

Oral Presentation - 41

Clinical Outcomes After Endoscopic Injection in Selected Children with Primary Vesicoureteral Reflux and Radiological Recurrence in the Imaged Subgroup

Derya Yayla
Izmir City Hospital Pediatric Urology

Objective:
This study aimed to evaluate factors associated with clinical success after endoscopic injection therapy in selected children with primary vesicoureteral reflux (VUR) and to assess characteristics associated with radiographic recurrence in the subgroup of patients who underwent postoperative voiding cystourethrography (VCUG).

Materials and Methods:
This retrospective observational study included 80 children aged 2–15 years who underwent endoscopic subureteric injection for primary VUR at a single center and who had follow-up data available. Patients with neurogenic bladder, evident bladder dysfunction, or postvoid residual urine volume >20 mL were excluded. Age, sex, reflux grade, laterality, presence of a duplex collecting system, DMSA differential renal function, injection material, injection technique, and cystoscopic ureteral orifice morphology were recorded. The primary outcome was clinical success, defined as the absence of febrile urinary tract infection within the first 12 months after surgery. The secondary outcome was radiological recurrence, evaluated only in patients who underwent postoperative VCUG. The total number of injections was analyzed as an exploratory indicator reflecting the treatment course.

Results:
A total of 107 refluxing ureters in 80 patients (59 girls, 21 boys; mean age 7.25 ± 3.17 years; mean follow-up duration 19.31 ± 8.66 months; 53 unilateral and 27 bilateral cases) were treated endoscopically. Clinical success after the first injection was 65.4% (70/107) and increased to 69.2% (74/107) after additional injections. Cystoscopic ureteral orifice morphology was significantly associated with clinical success; the clinical success rate was 90.9% (30/33) in horseshoe-type orifices and 60.3% (38/63) in golf-hole–type orifices (p = 0.0038). Radiological recurrence was detected in 19 of 33 ureters (57.6%) that underwent postoperative VCUG, and preoperative VUR grade was the only variable significantly associated with radiological recurrence (p = 0.022).

Conclusion:
Endoscopic injection therapy may provide clinically meaningful infection-free follow-up in selected children with primary VUR. Cystoscopic ureteral orifice morphology appears to be strongly associated with clinical outcomes, whereas higher reflux grade may increase the risk of radiological recurrence. The need for multiple injections may reflect a more complex disease phenotype.

Seçilmiş Primer Vezikoüreteral Reflülü Çocuklarda Endoskopik Enjeksiyon Sonrası Klinik Sonuçlar ve Görüntüleme Yapılan Alt Grupta Radyolojik Nüks

Derya Yayla
İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Ürolojisi

Amaç:
Bu çalışmada, primer vezikoüreteral reflü (VUR) nedeniyle endoskopik enjeksiyon tedavisi uygulanan seçilmiş çocuklarda klinik başarı ile ilişkili faktörlerin ve postoperatif işeme sistoüretrografisi (VCUG) bulunan alt grupta radyolojik nüks ile ilişkili özelliklerin değerlendirilmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem:
Primer VUR nedeniyle tek merkezde endoskopik subüreterik enjeksiyon uygulanan ve izlem verilerine ulaşılabilen 2–15 yaş arasındaki 80 çocuk bu retrospektif gözlemsel çalışmaya dahil edildi. Nörojen mesanesi olan, belirgin mesane disfonksiyonu saptanan veya postvoid rezidü idrar hacmi >20 mL olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Yaş, cinsiyet, reflü derecesi, lateralite, çift toplayıcı sistem varlığı, DMSA diferansiyel böbrek fonksiyonları, enjeksiyon materyali, enjeksiyon tekniği ve sistoskopik üreter orifis morfolojisi kaydedildi. Birincil sonlanım, ameliyat sonrası ilk 12 ay içinde febril idrar yolu enfeksiyonu gelişmemesi olarak tanımlanan klinik başarıydı. İkincil sonlanım, yalnızca postoperatif VCUG yapılan hastalarda değerlendirilen radyolojik nükstü. Toplam enjeksiyon sayısı ise tedavi sürecini yansıtan keşifsel bir gösterge olarak incelendi.

Bulgular:
Çalışmaya dahil edilen 80 hastada (59 kız, 21 erkek; ortalama yaş 7.25 ± 3.17 yıl; ortalama izlem süresi 19.31 ± 8.66 ay; 53’ü unilateral, 27’si bilateral) 107 reflülü üretere endoskopik tedavi uygulandı. İlk endoskopik enjeksiyon sonrası klinik başarı oranı %65.4 (70/107) olup ek enjeksiyonlarla bu oran %69.2’ye (74/107) ulaştı. Sistoskopik üreter orifis morfolojisi klinik başarı ile anlamlı ilişkiliydi; at nalı tipinde klinik başarı %90.9 (30/33) iken golf deliği görünümünde %60.3 (38/63) olarak bulundu (p = 0.0038). Postoperatif VCUG yapılan 33 üreterin 19’unda (%57.6) radyolojik nüks saptandı ve incelenen değişkenler arasında preoperatif VUR derecesi ile radyolojik nüks arasında anlamlı ilişki bulundu (p = 0.022).

Sonuç:
Seçilmiş primer VUR’lu çocuklarda endoskopik enjeksiyon tedavisi klinik olarak anlamlı enfeksiyonsuz izlem sağlayabilmektedir. Sistoskopik üreter orifis morfolojisi klinik sonuçlarla belirgin şekilde ilişkili görünürken, yüksek reflü derecesi radyolojik nüks açısından daha riskli olabilir. Çoklu enjeksiyon gereksinimi ise daha kompleks hastalık fenotipini yansıtan bir süreç göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Close