Oral Presentation - 33
Can Epididymo-orchitis, Often Considered a Simple Condition, Lead to Organ Loss?
İsmail Demiryorgan 1, Sadık Abidoğlu 2, Ahsen Karagözlü Akgül 2
1 T. C. Ministry of Health Marmara University Pendik Education Research Hospital Pediatric Surgery
2 T. C. Ministry of Health Marmara University Pendik Education Research Hospital Department of Pediatric Surgery, Division of Pediatric Urology
Introduction: Epididymo-orchitis is one of the most commonly encountered genital pathologies in pediatric urology practice. The most important aspect of the diagnostic approach is distinguishing it from testicular torsion, which carries a risk of organ loss. Once testicular torsion is excluded, antibiotic therapy is usually initiated. However, there is no clear protocol regarding further management. It is generally assumed that the condition responds well to treatment and rarely results in serious complications. In this study, we present patients with epididymo-orchitis who were successfully treated with primary therapy as well as those who were resistant to treatment and their outcomes.
Methods: Data from 68 patients treated for epididymo-orchitis in our clinic between 2020 and 2025 were retrospectively reviewed. Patients’ age at presentation, treatment modality, and duration of therapy were recorded. Patients who achieved recovery with initial treatment were classified as Group 1, while those requiring hospitalization and intravenous (IV) therapy due to resistance to initial treatment were classified as Group 2 (resistant group). The two groups were compared.
Results: The mean age of the patients was 9.63 years (median: 10.50). Forty-four patients were in Group 1 and 24 in Group 2. There was no significant difference in age distribution between the groups (p=0.371). The most commonly prescribed oral antibiotic was cefixime (42/68), while ceftriaxone was used for IV treatment. In resistant cases, combination therapies and treatment modifications were applied.
Despite treatment changes, testicular loss occurred in three patients in the resistant group. Two patients were referred from external centers and underwent surgical exploration due to absence of blood flow on Doppler ultrasonography. The third patient had a history of bilateral orchiopexy; therefore, torsion was initially not suspected. However, due to absent Doppler flow and lack of clinical improvement, surgical exploration was performed. Torsion was not detected intraoperatively, but the testis was necrotic, and orchiectomy was performed.
Conclusion: Epididymo-orchitis may occasionally be resistant to oral therapy and require hospitalization with intravenous treatment. In severe cases, absence of testicular blood flow on Doppler ultrasonography may be observed. Resistant cases may result in organ loss; therefore, close clinical follow-up is essential.
Basit Zannedilen Epididimoorşit Hastalığı Organ Kaybına Sebep Olabilir Mi?
İsmail Demiryorgan 1, Sadık Abidoğlu 2, Ahsen Karagözlü Akgül 2
1 T.C. Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı
2 T.C. Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi AD, Çocuk Ürolojisi BD
Giriş: Epididimoorşit çocuk ürolojisi pratiğinde sıkça karşılaşılan genital bölge patolojilerinden biridir. Yaklaşımda en önemli konu, organ kaybı riski taşıyan testis torsiyonundan ayrımının yapılmasıdır. Testis torsiyonu tanısı dışlandıktan sonra çoğunlukla antibiyotik tedavisi başlanır. Bu aşamadan sonrası için net bir protokol bulunmamaktadır. Bu hastalığın tedaviye dirençli olabileceği veya organ kaybı ile sonuçlanabileceği ise pek düşünülmez. Bu çalışmamızda, primer tedavi ile başarılı tedavi sağlanan ve verilen tedaviye dirençli olan epididimoorşit hastaları ve sonuçları sunulmaktadır.
Yöntem: 2020-2025 yılları arasında epididimoorşit tanısıyla kliniğimizce tedavi uygulanan 68 hasta verileri retrospektif olarak tarandı. Hastaların başvuru yaşı, tedavi şekli ve tedavi süresi kaydedildi. Başlangıç tedavisi ile kür sağlanan hastalar Grup 1, ilk tedaviye direnç nedeniyle yatrarak IV tedavi verilen hastalar Grup 2 (dirençli grup) olarak ayrıldı. Bu iki grup karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastalarımızın genel olarak yaş ortalaması mean 9.63, median 10.50 yıl idi. Grup 1’de 44 hasta ve Grup 2’de 24 tane hasta vardı. Bu gruplar arasındaki yaş dağılımı arasında yapılan analiz sonucunda istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görüldü (p=0.371). Hastaların çoğuna (42/68) verilen oral tedavi sefiksim idi. IV tedavi olarak seftriakson kullanıldı. Dirençli hastaların tedavisinde kombine tedavilerin denendiği ve tedavi değişikliklerinin yapıldığı görüldü. Dirençli hastaların 3'ünde yapılan tedavi değişikliğine rağmen testis kaybı olduğu görüldü. Bunların ikisi dış merkezden gelen ve Doppler USG’de kanlanma olmadığı için eksplorasyona alınan hastalardı. Üçüncü hasta ise bilateral orşiopeksi yapılmış olan, bu nedenle torsiyon düşünülmeyen bir hastaydı. Doppler USG’de kanlanma olmaması ve tedavi ile klinik düzelme olmaması üzerine yapılan eksplorasyonda torsiyon olmadığı ve testisin nekrotik olduğu görüldü ve orşiektomi yapıldı.
Sonuç: Epididimoorşit bazen oral tedaviye dirençli olup yatarak tedavi verilmesi gereken ciddi bir hastalık haline gelebilir. Bu tip ağır vakalarda bizim serimizde Doppler USG’de kanlanma olmadığı görülmüştür. Dirençli vakalarda organ kaybı görülebilir. Bu nedenle tedavinin gidişatı hasta kontrole çağırılarak takip edilmelidir.

